• 12 Eylül ve toplumsal hafızanın silinmesi

    “Yan yana, upuzun Boylu boyunca Tepeden tırnağa kan Yiğitler ki; Her biri bir parça vatan Gözlerinde Bir küfür kasırgası Ana - avrat Ah - ulan… ’’ Ahmet Arif   1908 yani II. Meşrutiyet, resmi tarih tarafından olumlanıp hatırlanmaz fazla. Kitlelerin, toplumun bu süreci unutması istenir, işin esasına dair konuşması istenilmez. Resmi ideoloji ve resmi tarih 1908’i, Abdülhamit’in, hanedanın...

    Yazının devamını oku
  • 12 Eylül’de gözaltı notları - Firari Defter

      SiyasiHaber Bugün nasıl ki herkes pandemi ile zorlu sıkıntı yaşıyorsa, bundan 40 yıl önce de sadece siyasetle ilgilenenler değil yaşlı genç, kadın erkek ayırmaksızın bütün insanlar, kentte köyde, evde, işte, okulda devletin karanlık ve ceberut yüzünü gördü. 12 Eylül’ün darbeyle başlayan baskı ve korku rejimi zaman zaman rahatlasa da genel anlamıyla 40 yıldır aralıksız sürüyor. O sabah evinden ap...

    Yazının devamını oku
  • Yorgun Ülke KKTC halkının bitmeyen sınavları ve seçime doğru

    Mart ayında başlayan Covid-19 kapanma süreciyle yaklaşık üç ay sokağa çıkma yasakları, uçuş ve gemi seferlerinin durdurulması sürecini yaşayan ve ardından yaşadığı hiç yeni vakanın görülmediği dönemi özlemle arayan KKTC toplumu, son günlerde zor bir süreçten geçiyor. Türkiye’nin devrimci sol, sosyalist ve çağdaş insanlarının duyarlılığına ve desteğine daima ihtiyaç duyan KKTC sivil top...

    Yazının devamını oku
  • Askeri darbeler kimlere karşı yapılıyor?

      Başlık biraz tuhaf gelebilir. Bir çok insan “elbette siyasi iktidara karşı yapılıyor” diyecektir. Ve bunda da büyük ölçüde haklı olacaklardır. Çünkü sahiden de her darbe olduğunda partiler kapatılır, meclis feshedilir, iktidar veya muhalefet partilerine mensup insanlar tutuklanır, kimi az kimi çok cezalar alır. Bunlar vakıadır. Ama her darbe döneminde görülen bir şey daha var. Darbeyle hiç ilgis...

    Yazının devamını oku
  • Yaşama yakışan en güçlü ses: Özgürlüğün Sesi

    “Kalkın kardeşler ışıklar görünmeye başladı Eski duvarlar değil bu duvarlar Bir ak kuş gelip kondu kara çatıya Dünyayı böylesine sardı mı kollar  Ne etsin kelepçe neylesin zincir  Kaç kez gösterdi tarih aldatmayacak bizi  (…) Ekmek de özgürlük de barışın gülleridir  Yumuk elli bebekler pencerelerde bekliyor  Dünyayı çepeçevre kuşatan barış kervanlarını  &Ccedi...

    Yazının devamını oku
  • ‘Babıali Baskını’ - 1913 Darbesi

      Osmanlı tarihinde askerler tarafından çok sayıda padişah hal’i yani tahtan indirilmesi olayı vardır. Bunlar da bir tür darbe sayılabilir ama modern anlamda ilk darbe tarihe “Babıali Baskını” olarak geçen 1913 Darbesi’dir. 1913 Darbesi’nin öncekilerden en önemli farkı padişaha karşı değil mevcut hükümete karşı yapılmış olmasıdır. Darbe sonucunda padişah değişmemiş ama hükümet değiştirilmiştir. Darbeye gide...

    Yazının devamını oku
  • AKP rejimine karşı sivil direniş ve dayanışma

      Seçimli demokrasi tüm Dünya’da geriliyor ve yerini seçimli diktatörlüklere bırakıyor. Harvard Üniversitesi’nden Steven Levitsky ve Daniel Ziblatt’ın Demokrasiler Nasıl Ölüyor: Tarihin Geleceğimizle İlgili Gösterdikleri başlıklı kitabı bu süreci inceliyor. Otokrat rejimlerin ABD, Doğu Avrupa, Türkiye ve diğer ülkelerde ortaya çıkışını ve konsolidasyonunu anlatan kitap, konumuz açısından ...

    Yazının devamını oku
  • İki kadın bir sendika: Tek yol kadın dayanışması

    Kadınların ezilme deneyimi gerçekten de ortak. Bazen olayın sıcaklığında kendinize göre değerlendirme yapıp, bir kenara attığınız ve hatırlamak istemediğiniz bir yaşanmışlık, başka bir kadının deneyimi olarak aniden karşınıza çıkabiliyor. Araya zaman girdiğinde ve deneyimin öznesi değiştiğinde oluşan mesafe size daha ayrıntılı bir tahlil yapma imkanı verdiği gibi gerçek anlamda bir kadın dayanışmasının ne kadar elzem olduğunu da gösteriyor.  Tez- Koop ...

    Yazının devamını oku
  • “Kesekli Tarla” - Farklı kuşaklar kimden yana?

      Hepimizin yaşamı, üç aşağı beş yukarı aynı: Gergin, sıkıntılı, baskıcı ve giderek daha da zulme dönüşen… Bir çözüm bulunmalı, birileri bir yerlerde kendince çabalıyor, ama yetmiyor olsa gerek ki, değişen pek bir şey yok. Sinemacılığından kaynaklı olsa gerek, dili alabildiğine görsel Figen Şakacı, yalın anlatımıyla okurun “şunu mu demek istedi” gibi kaygılara düşmesine izin vermeden açıkça sö...

    Yazının devamını oku
  • Egemen paradigmanın içindeki ‘Muhalefet’

    Ferdinand de Saussure paradigmayı, benzer özellikteki öğelerin bir sınıfı anlamında kullandı. Yani birbiriyle antagonist ilişkide olmayan, özdeş ögelerin birliği anlamında. Bir model ya da kuramsal çerçeve anlamında olduğu gibi, genel olarak dünya görüşü anlamında da kullanılır. Kavramı asıl popülerleştiren Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı eseri ile Thomas Khun’dur. Kuhn’a göre paradigma, bir bilim alanını belli bir...

    Yazının devamını oku
  • Almanya'da parlamento binasını işgal etmek isteyenler kim?

      Almanya’da pandemi sebebiyle önlemlerin alınmaya başlandığı Şubat ayından itibaren komplo teorilerinde ve bunlara inananlarda ciddi bir artış oldu. Koronavirüsünün bir yalan olduğuna, ABD'de ve Wuhan'da bulunan laboratuvarlarda yapıldığına, dahası pandemi sürecinin esas amacının zorunlu aşı ve Bill Gates tarafından üretilen bir çipin insanlara yerleştirilecek olması gibi iddialar ortaya atıldı. Bugüne kadar sınıfsal, sosyal temell...

    Yazının devamını oku
  • Güney Kafkasya’nın geleceği…

      Azerbaycan-Ermenistan arasında 12-16 Temmuz tarihlerinde yaşanan çatışmanın yankıları sürüyor. Her iki ülke ve sürecin bir biçimde içinde olan başta TC, Rusya ve ABD olmak üzere bölgede etkili ve belirleyici güç olmak isteyen çeşitli ülkelerin de bu süreçte bir biri ardına gelen hamlelerine şahit olduk/olacağız.   TC’nin Azerbaycan’ı işgal siyaseti Önce Azerbaycan cephe...

    Yazının devamını oku
  • Pelin Özer’den ‘Latife Tekin Kitabı’ - Bizim hikâyemiz roman!

      İnsanın kendini anlatması zordur, hele birileri sorduğu zaman. Ne diyeceksiniz? İyiyim deseniz olmaz, kötüyüm demezsiniz zaten… Döner dolaşır aynı sözcüklere sığışır anlatımınız. Yani gerçekten kolay değildir. Yazarlar öyle mi ya; onlar kendilerini anlatırlarken yarattıkları kahramanlara sığınıyorlar. Kendilerine yakıştırmakta zorluk çektiklerini oluşturdukları karakter üzerinden aktarıyorlar. Kimi zaman da o karakterlere ...

    Yazının devamını oku
  • Felaket kapitalizmi ve Türkiye’yle ilgili kriz okumaları

      Bir önceki yazıda, devletin savaş, pandemi, ekolojik kriz, ekonomik kriz vb. felaketlerin büyük şirket gücü ve karı üzerindeki olumsuz etkilerini vatandaşların vergileriyle sigorta ettiği bir birikim modeli olarak felaket kapitalizmini ele almıştım. Bu modelin sonuçlarından birisi, hukukun üstünlüğü, demokratik hesap verebilirlik, yolsuzluk kontrolü gibi normların ekonomik büyüme için daha az gerekli olması ...

    Yazının devamını oku
  • İsrail-BAE barışı 100 Yıl Projesi’ne açılan kapıdır!

    1971’de bağımsızlaşan, Suudi Arabistan’la Umman arasında, Basra Körfezi kıyısında petrol zengini olan Birleşik Arap Emirliği (BAE), 85 bin metrekare alanı ve 10 milyona yakın nüfusuyla, yedi emirlikten oluşan monarşiyle yönetilen federatif bir devlettir. Azınlığını Arapların oluşturduğu BAE, nüfusunun %75 Müslüman, %10 Hristiyan, Hindu ve diğer inançlara mensup, Hint, Pakistan, Bangladeş, Sri Lanka, Filipin ve Avrupa ülke kökenli vatanda...

    Yazının devamını oku
  • Felaket kapitalizmi ve sonuçları

      * Mehmet Uğur - Ekonomi ve Kurumlar Profesörü / Greenwich Üniversitesi / Greenwich Ekonomi-Politik Araştırmaları Merkezi Felaket kapitalizmi kavramı Noemi Klein’a ait. Şok Doktrini: Felaket Kapitalizminin yükselişi başlıklı kitabında, Klein kavramı kapitalist dünya ekonomisinde öne çıkan iki eğilimi açıklamak için kullanıyor. Birinci eğilim, hükümetlerin doğal veya sosyo-ekonomik bir felaketi fırsat olarak kullanıp n...

    Yazının devamını oku
  • Sığınmacı Devrimi

      SiyasiHaber Eşini, dostunu, akrabasını, malını, mülkünü, işini, kültürünü, geleneğini ardında bırakan ve umulanın ötesinde sadece küçük bir çoğunluğu Avrupa’ya sığınan 65 milyondan fazla insan var dünyada. İnsanlar ağırlıklı olarak savaştan kaçıyor, şiddet, doğal afet, eşitsizlik, takibata uğrama, çocuklarının geleceği için duydukları kaygı da belirleyici kaçış nedenlerinden. Daha ...

    Yazının devamını oku
  • Denize düşen Tayyip “İnce” yılana da sarılır!

    RTE’nin umut olarak sarıldığı başkanlık sistemi iki yılını doldurmadan tam bir pespayeliğe dönüştü. RTE’nin başkanlık sisteminden umudu küçük partilerin tasfiye olması ve meydanın AKP ile CHP’ye kalması idi. CHP gibi iktidarsız bir muhalefet karşısında da her girdiği seçimi kazanacağından hiç kuşkusu yoktu. Ama sosyal olayların ilerlemesi mekanik mühendislik hesaplarına benzemez. Hiç kaale alınmayan faktörlerden bir...

    Yazının devamını oku
  • Endüstriyel tarım ve tabiatın tahribi (2)

      Endüstriyel tarımda hayatın ve tabiatın her alanına onarılması zor veya imkânsız olabilecek ağır darbeler ile giren kapitalizmin; karasal coğrafya üzerinde devasa hayvan çiftlikleri üzerinden nasıl azami kar elde ettiğini bu yazının birinci bölümünde birkaç örnekle görebilmiştik.(1) İstilacı bir saldırıyı andıran bu sisteme ait üretim ve yeni pazarlar oluşturma uygulamaları, sadece karasal coğrafyalarda değil; aynı zam...

    Yazının devamını oku
  • Beyrut, yeniden…

      Bu coğrafyanın insanlarının birçoğu, Beyrut’u görmemiş olsa bile, Beyrut hakkında övgüler, güzellemeler, hikayeler duymuş ve ziyaret etmeyi tahayyül etmiştir mutlaka. Lübnan’ın başkenti olmasına rağmen Beyrut, Lübnan’la eşleştirilmez genellikle. Sanki bağımsız bir devlet olarak tasavvur edilir. Bu algının da gerçek yanı vardır şüphesiz. Zira Beyrut doğal, tarihi güzellikleriyle, çağdaş yüzü ve...

    Yazının devamını oku
Popüler Haberler