Bir 12 Eylül etabı: Öğretmenlerden avukatlara, Özal'dan Erdoğan'a

SEÇTİKLERİMİZ - Hakkı ÖZDAL Gazete Duvar için yazdı: "Bugünkü rejimin başta avukatlar, doktorlar ve mimar-mühendisler olmak üzere, meslek birliklerine yönelik kapsamlı saldırısı, 12 Eylül ve ANAP rejiminin işçilere ve kamu sektörü emekçilerine yönelik saldırısının organik bir devamıdır."

Bir 12 Eylül etabı: Öğretmenlerden avukatlara, Özal'dan Erdoğan'a

 

Bugünkü rejimin başta avukatlar, doktorlar ve mimar-mühendisler olmak üzere, meslek birliklerine yönelik kapsamlı saldırısı, 12 Eylül ve ANAP rejiminin işçilere ve kamu sektörü emekçilerine yönelik saldırısının organik bir devamıdır. Türkiye kapitalizmi, kendi profesyonel departmanları için devşirdiklerinden başka, halk ve toplum çıkarları için davranan mühendis, doktor ve avukat istememekte, böyle davranma konusunda ısrar edenleri, siyasal gerilimin değirmen taşları arasında öğütmek istemektedir.

80’li yılların, özellikle de ortası ve ikinci yarısının çok sevilen bazı filmlerinde ortak bir izlek vardır: Başta kamu sektöründe çalışanlar olmak üzere, ‘orta sınıf’ın bazı kesim ve mesleklerinde yaşanan fiziki (ekonomik) ve moral çöküş… Kemal Sunal’ın başrol oynadığı Ortadirek Şaban (1984), Kiracı (1987), Öğretmen (1988) gibi filmler, Şener Şen’in başrolde olduğu Namuslu (1984), Çıplak Vatandaş (1985), Milyarder (1986) hatta Muhsin Bey (1987) filmleri, söz konusu kesimlerden çeşitli simaları ve yaşadıkları dramatik çelişkileri öne çıkarıyordu örneğin: Öğretmenler, veznedarlar, demiryolu memurları, postacılar, fabrika ve devlet dairesi mutemetleri, banka gişecileri vs… Bu kesimlerin ortak özelliği, 12 Eylül sonrası kurulmaya başlanan yeni iktisadi düzenin işçi sınıfıyla birlikte en çok etkilediği, küçük memurlar olmalarıdır. Dönemin, toplum sorunları halen önemseyen sinemacıları, ortaya çıkan bu sınıfsal çöküntüyü sezmiş, görmüş ve hikâyesini anlatmıştır. Başta bu çöküntüyü bizzat yaşayan kesimlerden aileler olmak üzere, toplumun önemli bir kesimi de bu filmlere büyük bir ilgi göstermiştir. Çünkü bu filmlerde, genellikle mizahın güçlü silahları kullanılarak, sahici, kalıcı ve sonuçları o an itibariyle yaşanmaya başlanmış bir ‘yıkıcı dönüşüm’ eleştirilmektedir.

...Hakkı ÖZDAL'ın Gazete Duvar'daki yazısının tamamı için TIKLAYIN

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler