‘Van'da sele yol açabilecek yağış artık mevsim normali oldu’

Dün Van Erciş’te gerçekleşen sel felaketinde 100’ün üzerinde hayvan yaşamını yitirdi. Erciş’te gerçekleşen selde ekolojik tahribatın, iklim krizinin etkileri üzerine, kendisi de Erciş'li olan, HDP Ekoloji Komisyonu Eş Sözcüsü Menekşe Kızıldere’nin görüşüne başvurduk.

‘Van'da sele yol açabilecek yağış artık mevsim normali oldu’

SiyasiHaber

Dün Van Erciş’te gerçekleşen sel felaketinde 100’ün üzerinde hayvan yaşamını yitirdi. Erciş’te gerçekleşen selde ekolojik tahribatın, iklim krizinin etkilere üzerine, kendisi de Erciş'li olan, HDP Ekoloji Komisyonu Eş Sözcüsü Menekşe Kızıldere’nin görüşüne başvurduk.

“Sadece insan kaybı, can kaybı diye anılmaktadır fakat bizim için kaybedilen her can, candır.” diye konuşan Kızıldere, 30 Temmuz Pazar günü Van merkez ve ilçelerinde etkili olan yağışların İpekyolu, Tuşba, Edremit, Erciş ve Başkale'de sele dönüştüğünü, insan kaybının yaşanmadığı felakette 100’ün üzerinde hayvanın yaşamını yitirdiği söyledi.  

Birçok ev, ahır, tarım alanı, yol, su şebekesi, elektrik şebekesinin zarar gördüğünü, Erciş ve Başkale ilçelerinde sel sebebi ile selin vurduğu köylerdeki yurttaşların zor durumda bulunduğunu belirten Kızıldere, zararların derhal tespit edilip karşılanması gerektiğini söylüyor.

“Çünkü bu bir afet halidir ve afetler ne yazık ki geçici ve mevsimlik değildir. Parti olarak afet bölgelerini ziyaret edip yurttaşlarımız ile görüştük. Yurttaşlarımız acil desteklerden ziyade bu gibi afetlere karşı yaşam alanlarının direnç kazanmasını da talep etmektedir.” diyen Kızıldere son yıllarda bölgedeki hava rejimi değişikliğine dikkat çekiyor:

“Afetlere karşı kentlerin ve yaşam alanlarının direnç kazanması günümüzdeki en kritik olguların başında gelmektedir. Afetleri değerlendirirken geçmiş 10 yıldaki yöredeki hava olayları rejimine bakılmalıdır. Van'daki son 7 yıldaki hava rejimi gözlendiğinde ani sıcaklık değişikliği, sıcaklık dalgası, yaz mevsiminin yağışlı geçmesi, kış mevsiminde ağır kar yağışı gibi hava olaylarının kalıcı olarak değiştiğini görmekteyiz. Van'da özellikle yüksek alanlarda sele yol açabilecek yağış artık mevsim normali olmuştur. Bu da Van Gölü havzasında iklim değişmiştir anlamına gelmektedir. İklim krizinin hızla etkili olacağı alanlardan biri de Van Gölü Havzası ve ona bağlı ekolojik koridorlardır. Bu kelebek etkisi gibi, türler aracılığı ile başka alanlara taşınacaktır. Van Erciş Kırkpınar'da yaşanan sel iklim krizi yüzünden sadece Kırkpınar'ı değil ekolojik olarak bağlı olduğu her yeri etkileyecek demektir.”

Bölgedeki hava rejimi değişikliğine karşı önlem alınmadığını belirten Kızıldere, “Pandemi döneminde görülen ekolojik saldırılar açıkça göstermektedir ki, ülkenin enerji, inşaat, maden sektörlerinde boy gösteren çıkar grupları ekolojik yıkımları tetikleyerek iklim krizinin etkilerini hızlandırmak ve afet yaratmak için gönüllü olmuştur. Bu kadar orman, tarım alanı, su varlığı, canlı hayat katliamının başka açıklaması olamaz.” görüşünde.

Van Gölü ve çevresinin yöre halkı için önemli bir geçim kaynağı olmanın yanı sıra, geçmişte yaşanmış olan Zilan Deresi Katliamı’ndan dolayı politik bir hafıza mekanı olduğunu da belirten Menekşe Kızıldere, bu hakikatlere rağmen bölgede HES yapımlarının sürdüğünü ve yeni HES’lerin yapımının planlandığını şöyle ifade ediyor:

“Van Gölü birçok güzel dere ile beslenen balıkçılığın önemli geçim kaynağı olduğu, bölgedeki derelerde birçok endemik türün olduğu, biyolojik çeşitlilik bakımından çok özel bir coğrafyadır. Maalesef dereler üzerinde enerji ihtiyacı ile hiçbir ilgisi olmayan birçok HES planlanmıştır. HES’ler ekolojiye verdiği zararlar yüzünden artık temiz enerji olarak dahi değerlendirilmezken, böyle özel bir coğrafyada bu kadar çok HES yapımı akıl alır gibi değildir. Muradiye, Çatak ve Erciş'te yapılan küçük ölçekli HES’lerin toplam enerji talebine hiçbir faydası yoktur. Bu sebeple rant projeleri oldukları açıktır. Erciş'te Zilan Deresi üzerinde yapılan HES Danıştay tarafından durdurulmasına rağmen usulsüzce tekrar başlatılmıştır. Zilan Deresi yörenin can damarıdır ve zarar görmesi uzun vadede çok ciddi sonuçlara yol açabilir. Zilan Deresi, Zilan Katliamı sebebiyle de bir politik hafıza mekanıdır ve yöre halkı için kutsal bir alandır. Zilan'da yok edilen aileler arasında benim de ailem var. Kişisel olarak Zilan Deresi benim için de büyük bir acının sembolüdür.”

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler