Türk-İslamcı ideolojinin temsilcisi Kahraman: Üniversitelerde ideolojiye yer yok

TBMM eski Başkanı AKP'li İsmail Kahraman üniversitelerin ideoloji alanı olmadığını savunarak "öğrencilere bir şey dayatılamaz" dedi.

Türk-İslamcı ideolojinin temsilcisi Kahraman: Üniversitelerde ideolojiye yer yok

1969'da polis gözetiminde MTTB (Milli Türk Talebe Birliği) ve faşist çeteler işbirliğinde 2 devrimcinin öldürüldüğü dönem MTTB başkanlığı yapan, Meclis eski Başkanlık görevinde bulunan AKP'li İsmail Kahraman'a Batman Üniversitesi'nde 'Fahri Doktora' unvanı verildi. 

İsmail Kahraman unvan takdiminde yaptığı konuşmada, “Üniversiteler ideoloji yeri değildir. Bilgi üretme ve işleme yerleridir. Öğrencilere bir şeyler dayatılmaz” dedi. 

MTTB Eski Başkanı İsmail Kahraman: Üniversiteler ideoloji yeri değil

Meclis Başkanı olduğu dönem Kahraman'ın “Laiklik bir kere yeni anayasada olmamalıdır” sözleriyle epey tartışılan Kahraman'In devrimcilere düşman söylemlerine de tanık olunmuştu. 

Kahraman devrimci gençleri hedef alarak "Devlis var. Yani Liseli Devrimciler. Che Guevara'nın gömleklerini giymişler. Che 39 yaşında öldürülen, bizzat kendisinin infazlar yaptığı bir katil kişilik. Bir gerilla. Bolivya'da, Küba'da, Güney Amerika'da faaliyette bulunan bir eşkıya benim liseli gencimin yakasında, göğsünde olamaz. Olmamalı. Bağı yok benimle. Köküm bir değil. Tarihim bir değil. Benim kendi tarihim ve insanlarım var. Onlarla övüneceğim. Garip. Fatih'i Dünya tanıyacak ama Türkiye tanımayacak" diye konuşmuştu.

2 genç devrimci MTTB tarafından öldürüldüğünde Başkandı

Türkiye siyasi tarihine ‘Kanlı Pazar’ olarak geçen olayda, 16 Şubat 1969 Pazar günü Amerikan 6. Filo’yu protesto edenlere saldıran, aralarında MTTB’lilerin de olduğu faşistler, polisin de teşvikiyle Ali Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan'ı öldürmüş, 200’den fazla insan yaralamıştı.

"Gençlere bir şey dayatılmaması gerektiğini" savunan Kahraman’ın iki genç devrimcinin katledildiği ‘Kanlı Pazar’ın yaşandığı sırada Türk-İslamcı MTTB'nin Başkanı olduğu ortaya çıkmıştı. AKP'li Kahraman, durumu inkar etmesine rağmen kendisinin de başkanlığını yaptığı Meclis'in o günkü tutanakları kanıt olmuştu. 

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler