Tülay Hatimoğulları’ndan ‘istismarcı baba’ hakkında soru önergesi

İki çocuğunu istismar ettiği iddiasıyla yargılanan M.A.K. delillere rağmen tutuksuz yargılanmasıyla ilgili HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un cevaplaması istemiyle bir soru önergesi verdi.

Tülay Hatimoğulları’ndan ‘istismarcı baba’ hakkında soru önergesi

 

SiyasiHaber

Soru önergesinde, yaşları 5 ve 6 olan çocukların Aile Mahkemesinin sosyal inceleme raporuna göre baba tarafından cinsel istismara uğradığı ortaya çıkmıştır. Çocuklarla görüşen sosyal hizmet uzamanın hazırladığı raporda çocukların cinsel istismara uğradığını ve kimseye anlatmamaları için sürekli korkuttuğu belirtilmişiti. Bunun üzerine  Aile Mahkemesi çocukların babayla ilişki kurması kararını kaldırmışsa da anne B.K., savcılığa suç duyurusunda bulunmuş; savcı tüm delillere ve ifadelere rağmen, “Taraflar arasında boşanma davası olması, bu sebeple taraflar arasında husumet olması” gerekçesiyle ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararını vermiş, bu karar nedeniyle çocukların istismar faili babayla görüşmesine izin çıkmıştır. Anne B.K.’nın durumu CİMER’e şikayeti üzerine annenin itirazı kabul edilerek Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştır.

18 Şubat 2020 tarihinde Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşma 10 Nisan tarihine ertelenmiş, sanığın tutuklanma talebi ise reddedilmiştir.

Olayla ilgili Halkların Demokratik Partisi Adana Milletvekili Tülayhatimoğulları, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk cevaplaması istemiyle bir soru önergesi verdi.

Soru önergesinin tamamı:

Adana’da yaşayan B.K. evli olduğu M.A.K.’ye Ocak 2019’da boşanma davası açmıştır. İki çocuklarının velayetinin kime verileceği konusunda Aile Mahkemesinin sosyal inceleme raporu düzenlenmesini istemesiyle, yaşları 5 ve 6 olan iki çocuğun babaları tarafından cinsel istismara uğradığı ortaya çıkmıştır. Çocuklarla görüşen sosyal hizmet uzmanının hazırladığı raporda, babanın çocuklarına cinsel istismarda bulunduğu ve kimseye anlatmamaları için sürekli korkuttuğu belirlenmiştir. Bunun üzerine  Aile Mahkemesi çocukların babayla ilişki kurması kararını kaldırmışsa da anne B.K., savcılığa suç duyurusunda bulunmuş; savcı tüm delillere ve ifadelere rağmen, “Taraflar arasında boşanma davası olması, bu sebeple taraflar arasında husumet olması” gerekçesiyle ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararını vermiş, bu karar nedeniyle çocukların istismar faili babayla görüşmesine izin çıkmıştır. Anne B.K.’nın durumu CİMER’e şikayeti üzerine annenin itirazı kabul edilerek Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştır.

18 Şubat 2020 tarihinde Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşma 10 Nisan tarihine ertelenmiş, sanığın tutuklanma talebi ise reddedilmiştir. Duruşma öncesinde Adana Kadın Platformu adına açıklama yapılmış, “dosyanın kapatılıp istismar mağduru çocukların sesinin kısılmasına izin vermeyecekleri” vurgulanmıştır.

 

Bu bağlamda;

1. Savcı tüm delillere rağmen, “boşanma aşamasında olan taraflar arasında husumet olduğu” gerekçesi ile ‘takipsizlik’ kararı almıştır. Çocuk istismarını yok sayan bu yaklaşımla çocukların mağduriyeti katlanmış, failleri olan babaları ile görüşmelerinin önü açılmıştır. Mahkeme ise tüm gerekçeli taleplere rağmen sanığı tutuklamamakta ısrar etmektedir. Savcının ve mahkeme heyetinin Bakanlığınızca denetlenmesine dair çalışmalarınız olacak mıdır?

2. Sağlık Bakanlığına  bağlı  bir çocuk hastanenesinde aktif olarak çalışmakta olan istismar zanlısının, benzer suçlar işleme potansiyeli göz önünde bulundurularak yargılama süreci boyunca açığa alınması gerekmektedir. Bu konuda ilgili Bakanlığa girişimleriniz olacak mıdır?

3. İstismar mağduru çocuklara yargı süreçlerinde, uzman psikologların eşlik etmesi için Bakanlığınızca çalışmalar var mıdır?

4. Aile içindeki bireyler tarafından cinsel istismara uğrayan çocukların/kadınların yaşadıkları travmaları en aza indirebilmek ve yaşadıkları zorlu süreçleri tekrar tekrar onlara yaşatmamak üzere Bakanlığınızın Adalet Bakanlığı ile eşgüdümlü, kapsamlı çalışmaları var mıdır?

5. Hakimlere ve savcılara, İstanbul Sözleşmesi uyarınca toplumsal cinsiyet eğitimleri verilmesi gerekmekte midir? Verilmekte ise bu eğitimden şimdiye kadar kaç hakim ve savcı yararlanmıştır? Eğitimin kapsamı nedir?

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler