Tülay Hatimoğulları'ndan 'Çağımızın vebası' için soru önergesi

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, 'Çağımızın vebası' olarak adlandırılan plastiğin, Adana ve Mersin'de kurulacak olan polipropilen üretim tesislerinin ekosisteme etkilerinin araştırılması için Melise Araştırma Önergesi verdi.

Tülay Hatimoğulları'ndan 'Çağımızın vebası' için soru önergesi

 

SiyasiHaber

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, 'Çağımızın vebası' olarak adlandırılan plastiğin, Adana ve Mersin'de kurulacak olan polipropilen üretim tesislerinin ekosisteme etkilerinin araştırılması için Melise Araştırma Önergesi verdi.

 

Önergede şu ifadeler kullanıldı: 

"Ceyhan Mega Petrokimya Endüstri Bölgesi’nde polipropilen üretim tesisi kurulacaktır. Eylül 2019’da imzaları atılmış olan, 1.2 Milyar Dolar yatırımla 67 hektar alan üzerine kurulacak ve yıllık 450 bin ton polipropilen üretim kapasitesine sahip olacak tesisin 2023 yılında tamamlanması hedeflenmiştir. Polipropilen Üretim Tesisi ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığına 16 Aralık 2019 tarihinde ÇED başvurusu yapılmış olup, ÇED Raporu hazırlanma süreci devam etmektedir.

Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Çalışması (ÇSED) kapsamında Adana'da bulunan çeşitli kurum ve kuruluşlara tesise dair bilgilendirme dökümanı gönderilmiş, projeye dair düşünceleri alınmıştır. İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi Ekoloji Komisyonu konu ile ilgili hazırladığı raporu şirkete iletmiştir. Raporda; tesisin hangi işlemlerle, nasıl bir üretim yapacağına dair yeterli bilginin yer almadığı, tüm dünya denizleriyle birlikte Türkiye denizlerinin de makro ve mikroplastik kirlilikten oldukça fazla etkilenmekte olduğu, her yıl insanların ihtiyacından milyonlarca ton fazla plastik üretildiği ve bilim insanlarınca plastiğin  “çağımızın vebası” olarak adlandırıldığı, Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın verilerine göre denizlerde kilometrekare başına 13 bin ton plastik çöp bulunduğu, bu durumun ekosistem ve doğal yaşam için büyük bir tehlike oluşturmakta olduğu ve Akdeniz’in çok yakında ‘plastik denizi’ olarak anılacağı uyarısında bulunulmuştur.

WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) tarafından hazırlanan rapora göre Akdeniz’e bırakılan plastik atıkların en önemli kısmı (günde 144 ton) Türkiye kaynaklıdır. Yapılan hesaplara göre bu hızla gidilirse, 2050 yılında tüm denizlerde yaşayan canlıların toplamından daha fazla plastik bulunur hale gelecektir.

Kalıcı organik kirleticiler ve pestisitler, önemli kirleticiler olarak İskenderun körfezindeki canlıların dokularında tespit edilmiştir. Kurulacak tesisle birlikte artacak olan pelet kirliliği, canlıların sağlığını tehdit edecektir. Ayrıca Projenin planlanan uygulama alanının yakın çevresinde ağır endüstriyel formda faaliyetlerin olması, ilgili alanın çevresindeki su kaynaklarının aşırı kullanımı problemini arttıracaktır. Tesiste soğutma suyu olarak hangi kaynağın kullanılacağı belirsizken, kullanılan suyun deşarj edilmesi ile de doğaya telafisiz zararlar verilecektir.    

7 Mayıs 2020’de Hindistan‘ın Andhra Pradesh kentinde bulunan, Güney Kore şirketi LG Polymers’e ait plastik polimer üretim tesisinden, çevre sakinleri uyurken “Stiren” adlı öldürücü gazın sızıntısı gerçekleşmiştir. 3 km’lik bir yarıçapa yayılmış olan bu gaz kaçağının ardından en az 11 kişi ölmüş ve yüzlerce kişi de hastaneye kaldırılmıştır. Adana Ceyhan’da olduğu gibi Mersin liman bölgesinde de polipropilen üretecek petrokimya tesislerinin kurulacağı duyurulmuştur. Her iki tesiste de aşırı derece patlayıcı özelliği olan propan gazı kullanılacaktır ve henüz günler öncesinde Hindistan’da yaşanmış olan gaz sızıntısı riski mevcuttur. Yani aynı felaketin Adana ve Mersin’de yaşanmayacağının garantisi yoktur. Bu nedenle, kirletici olduğu kadar tehlikeli de olan plastik üretimi girişimlerine kesinlikle izin verilmemelidir.

Plastiğin ekosistemimize olumsuz etkilerinin araştırılması, Akdeniz’e Türkiye’den bırakılan plastik atıklarla ilgili önleyici tedbirlerin alınması; polipropilen üretim tesisleri ile artacak olan pelet kirliliğinin, tehlikeli ve kimyasal atıkların, su kaynaklarının aşırı kullanımı sorununun önüne geçilmesi ve tesiste kullanılacak olan öldürücü gazların sızıntı riskinin ortadan kaldırılması amacıyla Anayasa’nın 98’inci, Meclis İç Tüzüğünün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve talep ederiz."

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler