‘Sosyal Medya Düzenlemesi’: AKP’nin suç arşivini temizleme operasyonu

Siber Haklar Uzmanı hukukçu Yaman Akdeniz ile AKP’nin ‘Sosyal Medya Düzenlemesi’ni konuştuk. Anlaşılan bu düzenlemeyle AKP, sosyal medya ağlarına dikleniyor görüntüsü altında, mevcut yasada değişiklikler yaparak, internet ve sosyal medyadaki suç arşivini temizlemek istiyor.

‘Sosyal Medya Düzenlemesi’: AKP’nin suç arşivini temizleme operasyonu

 

SiyasiHaber

AKP ve ortağı MHP, 11 maddelik ‘Sosyal Medya Düzenlemesi’ni TBMM’ye sundu. AKP’nin ‘Sosyal Medya Düzenlemesi’ni Siber Haklar Uzmanı Yaman Akdeniz ile konuştuk.

Geleneksel medyanın yerini yeni medya aldı. Dünya genelinde 4 milyar sosyal medya kullanıcısı bulunuyor. Türkiye’deki sosyal medya kullanıcılarının sayısı ise 54 milyon.  Kısa videolar, mesajlar, paylaşılmasına, gelişmeleri ve düşünceleri anlık olarak milyonlarca insana ulaştırma imkanı sağlayan sosyal medya platformları toplumsal hareketlerin yayılmasında da önemli bir rol oynuyor. Bu koşullarda AKP Meclis’e ‘Sosyal Medya Düzenlemesi’ni getirdi. AKP bu düzenleme ile sosyal medya şirketlerinin Türkiye’de temsilcilikler açmasını sağlamaya çalışıyor ve tartışmayı bu zemin üzerinden sürdürüyor.  Anlaşılıyor ki, bu düzenlemeyle AKP, sosyal medya ağlarına dikleniyor görüntüsü altında, mevcut yasada değişiklikler yaparak, internet ve sosyal medyadaki suç arşivini temizlemek istiyor.

 

Yaman Akdeniz’le gerçekleştirdiğimiz röportajdan öne çıkan başlıklar şöyle:

 

Erişimi engellenen içerikler, arşivden de kaldırılabilecek

- Sosyal medya düzenlemesi ile iki şey yapılmaya çalışılıyor. Bir yandan sosyal medya platformlarıyla ilgili bir düzenleme yapılmak istenirken, diğer yandan da mevcut 5651 sayılı kanunda da bir değişiklik yapıyor. SiyasiHaber’in de başına sıklıkla geldiği üzere, Sulh Ceza Hakimlikleri tarafından erişim engellemeleri kararı alınıyor. Mevcut düzenlemede erişimi engellenen içeriklerin kaldırılması söz konusu değil. Fakat, bu yeni yasa teklifinin içinde artık Sulh Ceza Hakimliklerinin kişilik haklarının ihlali veya hakaret iddiasıyla verdikleri erişim engelleme kararlarında artık içeriğin yayından veya arşivden çıkartılması da söz konusu olacak.

 

İktidar suç arşivini temizlemek istiyor

- Aslında ciddi bir geriye dönük olarak, arşiv temizlemesine veya hükümetin rahatsız olduğu eleştirel haberlerin, yolsuzluk haberlerinin, 17-25 Aralık haberlerinin, iktidarın çelişkili açıklamalarının hepsi erişim engelleme kararlarının ardından yayından da çıkartılacak.

- Mevcut düzende zaten fazlasıyla sansür var. İfade Özgürlüğü Derneği’nin verilere göre Türkiye’de 400 binden fazla web sitesin erişimi engellenmiş durumda. Oda Tv, Independent Türkiye gibi haber sitelerine ‘Milli Güvenlik ve Kamu Düzeninin Korunması” gerekçesiyle uygulanan erişim engelleme yaptırımları devam ediyor. SiyasiHaber’in başına geldiği gibi, siyasihaber.org ve siyasihaber1.org siteleri bundan 5 sene önce engellenmişti. Hatta Twitter hesabı da o dönemde engellenmişti.  Biz SiyasiHaber için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk ve ihlal kararı çıkarttık. Bu süreç tam 5 sene sürdü. Karar çıkalı da neredeyse 6 ay oldu. 6 aydır da Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliği’ne o tarihte verilen erişim engeli kararını kaldırtmak için uğraşıyoruz.

 

Sansür birdenbire daha da ağırlaşacak

- Zaten tek taraflı işleyen bir sansür mekanizmasıyla karşı karşıyayız. Şimdi bu daha da genişletilmeye çalışılıyor. Şimdi Almanya modeli deniyor, ‘karşısında başla ülkelerde ne var?’ diye sıklıkla bana soruluyor.  Oralarda demokratik kurumlar işliyor, yargı bağımsız, sonuç alma ihtimaliniz her zaman var. Bizde ise sistem tamamen engelleme üzerine.

- İkincisi, ‘sosyal medya ağlarını Türkiye’ye getirelim, zorunlu olarak burada ofis açsınlar, temsilcileri olsun. Bu temsilcileri aracılığıyla bugüne kadar uygulamadıkları veya seçici olarak uyguladıkları kararlarımızın hepsini uygulatalım’ diyorlar. Yani, SiyasiHaber’in Twitter hesabı erişime engelli, Sözcü Gazetesi’nin BirGün Gazetesi’nin Twitter hesaplarıyla ilgili, Can Dündar’ın, Barış Yarkadaş’ın, Barbaros Şansal’ın, Kürt gazetecilerin Twitter hesaplarıyla ilgili erişim engellemeleri kararları var. Twitter bunları kendi iç kurallarına aykırı olmadığı için uygulamıyor. Ama Türkiye’de ofis açarlarsa uygulamak zorunda kalacaklar. Dolayısıyla sansürün birdenbire daha ağırlaşmasını söz konusu olacak.

 

Sosyal medya ağları bu düzenlemeyi kategorik olarak reddetmeli

- Türkiye’ye gelmemeyi tercih ederlerse, o zaman zaten bu platformları Türkiye’den kullanamaz hale geleceğiz. Her halükarda hem Türkiye hem Türkiye’deki kullanıcılar, hem de sosyal medya platformları kaybedecek.

- Bu düzenleme karşısında sosyal medya şirketlerinin alacakları tavır verecekleri cevap önemli. Kategorik olarak reddetmeleri gereken bir yasa teklifi bu. Kabul edilebilir ya da müzakere edilebilir hiçbir tarafı yok. Zaten müzakereye de açık değil. Sosyal medya şirketleri de muhalefet gibi, kamuoyu gibi düzenlemeyi yeni öğrendiler. Şimdi Meclis’te komisyonda tartışılıyor, bayramdan önce de yasalaşacak. Ne tavır alacaklarını merakla hep beraber bekliyoruz.

 

Türkiye bir kumar oynuyor

- Burada bir kumar oynandığını düşünüyorum. Türkiye sosyal medya platformlarının Türkiye’den erişilemez olmasını siyaseten kaldırabilecek mi? bu çok tartışmalı bir soru. 5 kademeli bir yaklaşımdan bahsediyorlar. 2Önce nazikçe davet edeceğiz, ikinci aşamada 10 milyon TL idari para cezası vereceğiz, üçüncü aşamada 40 milyon TL idari para cezası vereceğiz, dördüncü aşamada bant genişliklerini yüzde 50-90 daraltacağız sonra da reklam yasağı getireceğiz’ gibi. Her aşama da hükümet ‘bir umut, acaba Türkiye’ye gelirler mi, ofis açarlar mı?’ diye yokluyorlar.

- Sosyal medya şirketleri Türkiye’ye gelmeleri halinde çok sorunlu bir yapı içinde bulacaklar kendilerini. Uluslararası itibarları bundan etkilenecek. Türkiye’ye geldiysen, o zaman Azerbaycan’a, Türkmenistan’a Kırgızistan’a, Kazakistan’a da gitmek zorunda kalacaklar. Bunun çok ciddi doğrudan ve ya dolaylı yan etkileri olacaktır.

- Türkiye’ye geldikleri anda, Türk yargı mekanizmasının, sisteminin bir parçası haline gelecekler. Yani önlerine gelen kararları uygulamak zorunda kalacaklar. Alternatifi yok. Uygulamadıkları zaman yine ciddi para cezalarıyla karşılaşacaklar. Buradaki Türk temsilcileri ise, gözaltına alınabilecek, tutuklanabilecek, başlarına her türlü hukuki sorun gelecek ve tehdit altında olacaklar. Kullanıcı bilgilerini vermek zorunda kalacaklar. Dolayıyla aslında hiç istemedikleri bir modelin parçası olacaklar. Bunun çok iyi tartılması gerektiğini düşünüyorum.

- Toplumsal muhalefet ve toplumsal mücadeleler açısından internet ve sosyal medya çok önemli. Zaten hükümette bunun farkında olduğu için sürekli sosyal medyaya ve internete müdahale ediyor. Bilgi akışını devletler geçmişe baktığımız zaman, internet öncesi dönemde özellikle hep kontrol altında tuttular. Ertesi gün çıkan gazetelerden, akşam haberlerinden gündemi takip edebildik. Ne olup bittiğini hiçbir zaman tam anlamıyla öğrenemedik. Şimdi ise vatandaş gazeteciliği, yurttaş gazeteciliğinin ortaya çıkması, sosyal medyanın yanında SiyasiHaber vb. alternatif medya oluşumları sayesinde anlık, görüntü, video ve haberlere ulaşabilmek, bunları geniş kesimlerle buluşturabilmek mümkün.

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler