Selahattin Demirtaş: AKP iktidarı Kürt halkını sandığa küstürmeye çalışıyor

Önceki dönem'de HDP Eş Genel Başkanı olan Selahattin Demirtaş, tutuklu yargılanma sürecinin 2. yılında yerel seçimlere ilişkin Erdoğan'ın 'kayyım atarız' açıklamalarını değerlendirdi.

Selahattin Demirtaş: AKP iktidarı Kürt halkını sandığa küstürmeye çalışıyor

Yarın HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’la birlikte 12 HDP milletvekilinin gözaltına alınıp 9’unun tutuklanmasının ikinci yıl dönümü.

Tutukluluğunun ikinci yıl dönümü dolayısıyla konuşan Demirtaş, 2019 yerel seçimlerine giderken AKP kanadından yapılan “Yine kayyım atarız” açıklamalarına ilişkin konuştu. Demirtaş “Nasıl olsa biz oy versek bile boşa gidecek, kayyım atanacak nasılsa” deyip, boykot tavrına zorlamak istiyorlar. Ne DBP ne HDP ne de halkımız bu tuzağa düşmeyecek kadar her şeyin farkındadır” dedi.

106 Belediye'den 96'sına kayyum atandı

4 Kasım 2016 tarihinde gözaltına alınan 12 HDP’li vekilden 9’u tutuklandı. Dönemin HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ile Selahattin Demirtaş, Grup Başkanvekili İdris Baluken, milletvekilleri Abdullah Zeydan, Ferhat Encu, Gülser Yıldırım, Leyla Birlik, Nursel Aydoğan ve Selma Irmak cezaevine konuldu. Devam eden süreçte DBP’nin kazandığı 106 belediyeden 96’sına kayyum atandı. O günden bugüne HDP üzerinde baskı, gözaltı ve tutuklamalar hiç eksik olmadı. 24 Haziran’da yapılan seçimlerde HDP’nin Cumhurbaşkanı Adayı olan Selahattin Demirtaş, demirparmaklıklar ardında seçim kampanyası yürüttü. Türkiye Mart 2019’da yapılacak seçimlere kilitlenmişken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin yerel seçim stratejisinin tartışıldığı Kızılcahamam kampında, HDP’li belediyelere yönelik “Bu seçimlerde, teröre bulaşmış olanlar sandıktan çıkarsa, kayyım tayinleriyle yolumuza devam edeceğiz” sözleri ile yeni bir tartışma başlattı.

Demirtaş: Listeyi biliyorduk, cezaevini göze aldık

Tutukluluğunun 2. yıldönümünde Edirne F Tipi Cezaevi’nden Mezopotamya Ajansının sorularını yanıtlayan Selahattin Demirtaş, 4 Kasım’da tutuklanacakların listesini bildiklerinin altını çizerek, “Tasfiyeyi ve dağılmayı engellemek için cezaevine girmeyi göze aldık. Başka seçenek yoktu; ya teslimiyet ya direniş” dedi.

Demirtaş, 4 Kasım operasyonlarının “Siyasi darbesine giden sürecin başlangıcı Dolmabahçe Mutabakatı’nın AKP tarafından reddi ve inkarıdır” diye niteledi.

Demirtaş, “Bizim dokunulmazlıklarımız da Mayıs 2016’da böyle bir atmosferde ve linç ortamında kaldırılmıştır. Esasında bizi tutuklamayı hiçbir şekilde göze alamıyorlardı, ortaya çıkacak tepkilerden çekiniyorlardı. Fakat dokunulmazlıklarımızın kaldırılmasında iki ay sonra gerçekleşen darbe girişimi sonrasında ortaya çıkan şok ve dehşet atmosferi AKP’ye bütün muhalefeti tasfiye etme girişimi imkanı vermiştir” diye konuştu.

Hiçbir dosyada tek bir ciddiye alınır delil olmadığının altını çizen Demirtaş, bu nedenle tutukluların ‘siyasi rehine’ olduğunu söyledi. Demirtaş, “Benim teknik olarak tutukluluğuma karar veren de bir gün serbest kalmama karar verecek olan da yargı değildir. Bunu siyasi koşullar belirledi, yine öyle olacak; bundan kuşku yok. 80 yaşında yaşlı annemizden 6 aylık bebeğe kadar zindanlarda on bin yoldaşım varken ben tahliye falan talep etmeyi zül sayarım kendime. Ben o zindandaki analara bin defa kurban ederim kendimi yine de mahkemeye ağız eğmem” dedi.

Halkımızı sandığa küstürmeye çalışıyorlar

2019 yerel seçimlerine giderken AKP kanadından yapılan “Yine kayyım atarız” açıklamalarını da değerlendiren Demirtaş “Nasıl olsa biz oy versek bile boşa gidecek, kayyım atanacak nasılsa” deyip, boykot tavrına zorlamak istiyorlar. Ne DBP ne HDP ne de halkımız bu tuzağa düşmeyecek kadar her şeyin farkındadır” ifadelerini kullandı.

“AKP’nin derdi merkezde elde ettiği gücü yerelle de pekiştirerek, en küçük bir muhalefet odağının bile yaşayıp gelişmesini engellemektir” diyen Demirtaş devamında şu tespitleri yaptı: “Bir de 24 Haziran’da adaletsiz, eşit bir yarışta hileyle elde ettikleri sahte sonuçların yerel seçimlerde tuzla buz olmasından ve erken genel seçimleri gündeme taşıyacak bir meşruiyet tartışmasından korkuyorlar. HDP tabanını AKP’ye oy vermeye ikna edemeyeceklerinden emin oldukları için bizim tabanımızı sandığa küstürmeye çalışıyorlar. Yerel seçimlerde halkın belirlediği adayların etrafında tek vücut olup kenetleneceğiz ve en yüksek oylarla mutlaka her yerde seçimi kazanacağız.”

AKP ve MHP’nin yerel seçimlere ayrı ayrı girmesini de yorumlayan Demirtaş, iki parti arasında yaşanan gerginliğin ciddi bir siyasi çatışmanın yaşanacağının işareti olarak yorumladı. Demirtaş “15 Temmuz’da darbe girişiminden yer almayan güçler bunun diyetini istiyor, Erdoğan da artık bundan kurtulmaya çalışıyor sanki. Zor araçlarını daha fazla devreye sokarak, yeniden Ergenekon davalarına da başlanırsa şaşırmam doğrusu” dedi.

(Evrensel)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler