Şan olsun Paramazlara!

Halit ELÇİ yazdı: “Bundan böyle Türkiye sosyalist hareketinin tarihini 1920’den başlatarak anlatmaya kalkmak, kişinin enternasyonalizm ilkesini çiğneyip “ulusçulukla kirletilmiş” bir sosyalizm, başka bir deyişle sosyal şovenizm bataklığına gömülmüş olduğunun kanıtı sayılacaktır.”

Şan olsun Paramazlara!

15-16 Haziran, Türkiye işçi sınıfı tarihindeki hâlâ aşılamamış bir zirvedir. Sendikalarının kapatılması girişimini engellemek için İstanbul’un dört bir yanındaki fabrikalardan çıkan yüzbinlerce işçinin, devletin kolluk kuvvetlerinin kurduğu barikatları aşıp, üzerlerine açılan ateşle 3 arkadaşlarının öldürülmesine rağmen İstanbul’un merkezine doğru harekete geçtiği, iki gün boyunca şehre hakim olduğu benzersiz bir eylemdir. Sosyalistler, haklı olarak bu işçi direnişine büyük değer verir, her yıl dönümünde anarak güncel mücadeleleriyle bağını kuran değerlendirmeler yaparlar.

Ama bir 15-16 Haziran daha vardır ki, bir avuç insan dışında sosyalist tarihçilerin, yazarların dahi neredeyse yüz yıldır habersiz olduğu, tarihin tozlu yaprakları arasında unutulmuş gibiyken gün yüzüne çıkıveren ve sosyalist hareketin tarihine ilişkin bilinenleri alt üst eden trajik-politik bir olaydır. 1915’te, 15 Haziran’ı 16 Haziran’a bağlayan gece, saat 03.00 sıralarında, Ermeni sosyalist Paramaz (Madteos Sarkisyan) ve 19 yoldaşı Beyazıt Meydanı’nda idam edilmiştir. Paramaz’ın son sözleri “Siz sadece bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz, fakat inandığımız fikirleri asla! Yaşasın sosyalizm!” olmuştur; dünyanın her yerinde idam edilen sosyalistler gibi… Onlardan 57 yıl sonra idam sehpasına çıkarken benzer sözleri haykıran Denizler gibi…

20'ler

Ama neredeyse kesin biçimde söyleyebiliriz ki, Denizler’in ve çatışmalarda, işkencelerde katledilen 68 devrimci kuşağının diğer önderlerinin Paramazlar hakkında hiçbir bilgisi yoktu. Bu genç devrimciler, kendilerinden önceki kuşkusuz birçok bakımdan değerli, ama devletle cepheden, kıran kırana bir mücadeleye girmeyen/giremeyen sosyalist gelenekten kopuşup şehir ve kır gerillacılığına soyunma cüretini gösterdiklerinde, muhtemelen yaptıklarının bu toprakların tarihinde bir ilk olduğunu düşünüyorlardı. Bu bakımdan ellerinde, yararlanabilecekleri hiçbir bilgi, hiçbir deneyim aktarımı yoktu.

Bir yönüyle bakıldığında bu son derece şaşırtıcıdır! Çünkü Paramazların idamının üzerinden sadece yarım yüzyıl geçmiştir. 1915’ten geriye doğru giden tarih çizgisi üzerinde büyük bir devrimci-sosyalist örgütlenme deneyimi, illegal ve legal mücadele tecrübesi, fedai ve gerilla tarzı silahlı mücadele deneyimleri, silahlı halk direnişleri yaşanmıştır. Nasıl olmuş da bütün bunlar hiçbir iz bırakmadan toplumsal hafızadan silinmiştir? Nasıl olmuş da toplumun tarihini didik didik eden sosyalist, devrimci önderler bu gerçekleri görememiştir? Bunun nedenlerinin açığa çıkarılması gerekir. Ama öte yandan bütün bu mücadele ve örgütlenme biçimlerine ilişkin devletin çıkardığı dersler ve karşı-eylemlerin bilgisinin, her an kullanıma hazır halde devletin arşivinde, yani hafızasında yatıyor olduğundan şüphemiz olmasın!

paramaz

 

Türkiye’de kurulan ilk komünist parti hangisi?

Üç beş yıl öncesine kadar bir sosyalist için bu sorunun cevabı çok netti: 1920’de Bakü’de Mustafa Suphi ve yoldaşları tarafından kurulan Türkiye Komünist Partisi (TKP). Bugün ise bu soruya aynı cevabı verirseniz, eğer bunun nedeni bilgisizlik değilse, bu sizin ulusalcı veya sosyal şoven olduğunuzu gösterir ancak. Çünkü son yıllarda Türkiye’nin yakın tarihine ilişkin demokrat ve sosyalist yazarlar tarafından yapılan yayınlar, Türkiye sosyalist hareketinin köklerinin çok daha eskiye uzandığını ayan beyan gösterdi. Bu bilgilenme/bilgilendirme sürecinde pek çok yazar, tarihçi, siyasetçinin katkısı olmakla birlikte, Kadir Akın’ın 2015’te ilk baskısı yapılan “Ermeni Devrimci Paramaz” adlı kitabının[i] özel bir payının olduğunu belirtmek hakkaniyet gereğidir.

Çünkü Akın bu kitabında, çeşitli yayınlarda dağınık halde bulunan bilgilerle kendi özgün kaynaklarından aldığı bilgileri enternasyonalist politik bir perspektif içinde sentezleyerek Türkiye Sosyalist Hareketinin tarihini değiştirecek gerçekleri ortaya koydu: Osmanlı topraklarında faaliyet gösteren ilk sosyalist partiler, 1887’de kurulan Devrimci Hınçakyan Partisi ile 1890 yılında kurulan Taşnaktsütyun - Ermeni Devrimci Federasyonu’dur. Bunlardan Hınçaklar Marksist bir programa ve pratiğe sahipken, Taşnaklar daha çok Narodnik tarzda bir sosyalist-devrimcilik yolu izlemiştir. Her iki parti de II. Enternasyonal üyesidir.

 

Sosyal Demokrat Hınçakyan Partisi

Hınçak Partisi üzerinde biraz duralım…  Parti, 1887 yılında Cenevre’de kuruldu. Partinin kurucuları, Rusya Marksizminin kurucusu Plehanov’un çevresindeki gençlerdir.[ii] Yakınlıkları öylesinedir ki, Plehanov zaman zaman II. Enternasyonal toplantılarında Hınçaklar adına konuşmalar yapar.

Kurucu Merkez Komitesi üyeleri arasında bir kadın, Maro Vardanyan da bulunuyordu. Vardanyan’ın Rus Marksisti Vera Zazuliç’le yakın ilişkilerinin olduğu biliniyor.

Devrimci Hınçak Partisi kuruluşunun ardından kısa sürede Kafkasya’da, İstanbul’da ve Anadolu’da örgütlendi. İstanbul’da yoksul taşralılar, reji (tütün) işçileri ve hizmetçiler arasında örgütlenen Parti’nin bu şehirdeki ilk kitlesel eylemi 1895 yılında özellikle taşralı Ermenilerin sorunlarını dile getiren bir dilekçeyi Babıali’ye vermek üzere 4 bin taşralı ve yoksul Ermeni’nin yaptığı yürüyüştür.  Bu, gayrimüslim bir halkın Osmanlı devletinin başkentinde yaptığı ilk kitlesel gösteriydi. Dönemin polis güçleri eyleme saldıracak, daha sonra da bir katliam başlatılacaktı. Dilekçede dile getirilen talepler arasında vergi adaletinin, can, mal ve şeref güvenliğinin sağlanması, Kürt beylerine ödenen haraçların kaldırılması ve yağmalara karşı tedbir alınması ile, yağmacılar silahsızlandırılmadığı takdirde Ermenilere de silah taşıma hakkı verilmesi gibi talepler bulunuyordu.

1894’te 24 gün süren Sasun (Muş) ve 1895-1996’da 3,5 ay süren Zeytun (Maraş) Ermeni halk direnişlerinde Hınçaklar, diğer Ermeni partileriyle birlikte önemli bir rol oynamıştır. Zeytun direnişi Abdülhamit’in Ermeni halkın taleplerini kabul etmesiyle sonuçlanmıştır. Kabul edilen talepler arasında, Osmanlı ordusunun geri çekilmesi, Zeytun’daki devlet görevlilerinin Ermeni halktan seçilmesi, kaymakamın bir Hristiyan olması da vardı.

 

Parti İstanbul’da yasal kuruluşunu gerçekleştiriyor

Abdülhamit istibdadı altında illegal faaliyet yürüten Devrimci Hınçak Partisi, 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanının ardından 1909 yılında İstanbul’da yaptığı VI. Kongre’de Osmanlı topraklarındaki faaliyetine yol gösterecek yeni bir Parti Programı benimser. Yasal olarak kurulan partinin adı, Osmanlı Sosyal Demokrat Hınçak Örgütü’dür. (O dönemin komünist partilerinin tümü “sosyal demokrat” adını kullanmaktadır. Hınçaklar bu adı alarak komünist kimliklerini vurgulamıştır.) Parti’nin adı bugüne kadar aynı kalmıştır.

Sosyal Demokrat Hınçakyan Partisi’nin (SDHP) 1910 Şubat ayında resmi makamlar tarafından onaylanan Tüzük’ünde şu talepler yer almaktadır:

•             İller, sancaklar, kazalar ve nahiyelere tam idari yetki genişliği (özerklik-yn) verilmesi,

•             Millet, kavim, mezhep ve cinsiyet ayırmaksızın her kişinin kanun önünde eşit sayılması,

•             Basın, söz ve vicdan hürriyetinin sağlanması,

•             Grevin ve uluslararası işçi birliklerine katılmanın tamamen serbest olması,

•             Dini kuruluşların harcamalarının her bir mezhebe bağlı olanlar tarafından karşılanması,

•             Eğitimin genel ve laik olarak mecburi ve ücretsiz olması,

•             Resmi dilin öğrenilmesinin zorunluluğu yanında anadilinde eğitim verilmesi,

•             Ülke halkını oluşturan çeşitli unsurların lisanlarının resim kurumlarca eşit tutulması,

•             İşçilerin günde sekiz saatten fazla çalışmaması,

•             Ondört yaşından küçük çocukların çalıştırılmaması, ondört-onyedi yaşları arasındakilerin günde en fazla altı saat çalıştırılması,

•             Kadınların doğumdan önce dört hafta ve sonrasında altı hafta ücretli izinli olması,

•             Kadınların çalıştığı işyerlerinde çocuk bakımevlerinin kurulması ve süt veren kadınların üç saatte bir yarım saat işi bırakması.

Ayrıca Hınçak Partisi, tüzüğünde, Osmanlı Devleti’nden ayrılma eğilimlerini bütünüyle reddettiğini, tüzüğe uymayı kabul eden her şahsın millet, mezhep ve cinsiyet ayırmaksızın üye olabileceğini belirtmektedir.

 

Enternasyonalist parti

Yine Parti Programında yer alan şu ifadeler, SDHP’nin sosyalizm hedefini açıkça ortaya koymaktadır: “İnsan topluluğunun çoğunluğunu oluşturan üretici işçi sınıfı, kapitalistler ve mülk sahibi olan bir azınlığın emri ve gücü altında bulunmaktadır. Gerçek özgürlüğün kazanılabilmesi; üretici güçlere, sermayenin dolaşımına, haberleşmeye hizmet eden bütün araçlara, yani toprağa, fabrikalara, bankalara, değerli mali kuruluşlara, demiryolu ve benzeri taşıma araçlarına bizzat sahip olunmasına bağlıdır. Üretici sınıfın gerçek özgürlüğe sahip olması ifadesi ile millet, kavim ve cins farkına bakmaksızın insan topluluklarının tam bir siyasi ve ekonomik özgürlüğe sahip olması anlaşılır.”

İstanbul’daki yargılamadan çok önce, 1897’de Van’da yakalanıp yargılandığı mahkemedeki savunmasında Paramaz’ın şu sözleri enternasyonalist bakış açısını yansıtıyor: “Bizim istediğimiz eşitlik, biz katı milliyetçi değiliz, bizim talebimiz Ermeni, Türk, Kürt, Alevi, Laz, Yezidi, Süryani, Arap ve Kıptilerle birlikte eşit koşullarda yaşamaktır. Bir devrimci olarak bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum.”[iii]

Bu bölümü Kadir Akın’ın sözleriyle tamamlayalım: “Hınçaklar İstanbul’da birçok grevin örgütlenmesinde, hak ve sosyal taleplerin dile getirilmesinde, ekonomik mücadelede, 1 Mayıs gösterilerinin örgütlenip kutlanmasında, Marksist yazının ve fikrin yaygınlaşıp büyümesinde rol aldılar. Milliyetçi değil, enternasyonalist idiler. Sadece Ermenileri örgütlemekle yetinmeyerek Türk sosyalistler ve diğer milliyetlerden komünistlerle de birlikte olmak için çabaladılar. Hınçak Partisi’nin azami program hedefi Ermeni halkı ve ülkesinin sosyalist örgütlenmesidir. Bu azami hedefe bağlı olarak asgari program hedefi ise, Osmanlı Ermenistanı’nda geniş tabanlı bir demokrasinin kurulması, siyasal özgürlüğün ve ulusal bağımsızlığın kazanılmasıdır.”

 

Bir Paramaz’dan diğer Paramaz’a: 1 asırlık ara sona eriyor

IŞİD’in ağır kuşatması altındaki Kobenê’yi savunurken Miştenur Tepesi’nde bir enternasyonalist savaşçı 2014 yılının 5 Ekim’inde toprağa düşer. Savaşçının adı Paramaz Kızılbaş’tır. 1915 yılının 16 Haziran sabahı idam edilen ve ölürken “Siz sadece bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz, fakat inandığımız fikirleri asla!” diye haykıran Paramaz, sanki yüz yıl sonra dirilmiş, görevini yerine getirmiş ve bir kez daha toprağa dönmüştür.

suphi

Günümüzün Paramaz’ı, Kürt, Arap, Türkmen, Süryani, Çerkes halkların katılımıyla gerçekleşmekte olan demokratik, laik, kadın özgürlükçü devrimi savunmak için Rojava’ya koşmuş Türkiyeli bir devrimcidir. Gerçek adı Suphi Nejat Ağırnaslı’dır.

Belli ki, ana-babası oğullarına, TKP’nin kurucuları olana Mustafa Suphi ve Ethem Nejat’a atfen bu ismi koymuştur. Ama tarihin ironisi bir kez daha işbaşındadır. 1920’de kurulan TKP’nin önderlerini onurlandırmak için ona verilen adıyla Suphi Nejat, Rojava’da savaşçı adı olarak, TKP’den 33 yıl önce, 1887 yılında kurulan Hınçak Partisi’nin militanı ve yöneticisi Madteos Sarkisyan’ın takma adı Paramaz’ı almıştır.

Suphi Nejat Ağırnaslı, sosyalist hareketin tarihinin kopmuş zincirini birleştiren halkadır. Kendi bedeni ve ölüm biçimiyle de bir bakıma bütün bir sosyalist hareketin cisimleşmiş özeleştirisi olmuştur.

Bundan böyle Türkiye sosyalist hareketinin tarihini 1920’den başlatarak anlatmaya kalkmak, kişinin enternasyonalizm ilkesini çiğneyip “ulusçulukla kirletilmiş” bir sosyalizm, başka bir deyişle sosyal şovenizm bataklığına gömülmüş olduğunun kanıtı sayılacaktır.

Şan olsun Paramazlara!

 

[i] Kadir Akın, Ermeni Devrimci Paramaz, Dipnot Yayınları, 4. Baskı, Ankara, 2016.

[ii] Masis Kürkçügil, Aktaran: https://www.birartibir.org/siyaset/687-kirmizi-pazartesiler (Erişim: 16.06.2020) Express, sayı 125, Ocak 2012

[iii] Aktaran: Kadir Akın, Yeniden Kuruluş ve Tarihi Yeniden Ele Almak, Yaşayan Marksizm, Yıl:3, Sayı:4, Mayıs 2019.

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler