Salgının veremediği zararı iktidar verdi!

Halk salgınla boğuşurken toplumsal muhalefetin güçleneceğini hesaplayan iktidar bekçileri silahlandırdı, baroları böldü. Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’ne dokundu. Sosyal medyaya sansür uygulandı.

Salgının veremediği zararı iktidar verdi!

 

Dünya geneline yayılan Covid-19 salgınının Türkiye'deki ilk tespit edilen Covid-19 vakası Sağlık Bakanlığı tarafından 10 Mart 2020'de açıklandı. Ülkedeki virüse bağlı ilk ölüm ise 15 Mart 2020'de gerçekleşti. Ancak bu tarihten önce bir eczacının Covid-19’dan öldüğü bilinmekte. Bu soru işaretleriyle rutin hayatımıza devam ederken Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 1 Nisan 2020'de yaptığı açıklamada koronavirüs vakalarının tüm Türkiye'ye yayıldığını açıkladı. Ardından okullar tatil oldu, işçiler zorla ücretsiz izne tabii tutuldu. “Evde kal Türkiye” söylemleri havada uçuşurken hafta sonları gelen karantina uygulamasıyla birlikte “bu virüs hafta içi yayılmıyor mu?” sorusunu getirdi akıllara. İşçileri bir yandan yoksulluk bir yandan Covid-19 tehdit ederken, Cumhurbaşkanı, Milli Dayanışma Kampanyası başlatarak halka İBAN attı…

Elbette bu yaşananların bir sonucu olacaktı. Halk salgınla boğuşurken toplumsal muhalefetin güçleneceğini hesaplayan iktidar bekçileri silahlandırdı, baroları böldü. Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’ne dokundu. Sosyal medyaya sansür uygulandı.

Birgün'ün haberine göre: Sosyal medyaya yeni sınırlamalar getiren kanun teklifinin yasalaşmasının ardından TBMM'nin 27'nci dönem üçüncü yasama yılı sona erdi. 1 Ekim'e kadar tatile giren TBMM'de Cumhur İttifakı, hak gasplarına, eşitsiz uygulamalara ve yandaşların yararına kanunlar hazırlamaya pandemi sürecinde de devam etti.

Koronavirüs salgını, mart ayında Türkiye'de de görülmeye başladıktan sonra sosyal ve ekonomik hayat dururken TBMM'nin zarar gören halk için yaptığı tek şey bin 177 liralık nakit desteği sağlamak oldu. Pandemi koşullarında ilk olarak nisan ayının ortasına kadar mesai yapan TBMM'de torba teklifle iktidarın "ekonomik önlemleri" hayata geçirildi.

Bu kanun teklifi ile ücretsiz izne ayrılan, kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan veya işten çıkarıldığında işsizlik ödeneğine hak kazanamayan işçilere günlük 39 TL ödenmesi hüküm altına alındı. Yurttaşlar bin 177 TL ile yaşamak zorunda bırakılırken, salgınla başa çıkmasını sağlayacak hiçbir düzenleme hayata geçirilmedi.

 

Barolar bölündü

İktidar, pandemi sürecindeki en büyük mesaisini ise yargıyı bölmek için harcadı. Türkiye Barolar Birliği'nin (TBB) yapısını ve seçim sistemini değiştiren AKP, iki bin üyenin bir araya gelmesi ile bir kentte birden fazla baro kurulmasına olanak sağladı. Baro başkanlarının Ankara'ya yürüyüşü ve oturma eylemlerine neden olan teklifin görüşmeleri sırasında hiçbir baro başkanı Meclis'e alınmadı. Teklife önce karşı çıkan ve desteklemediklerini bildiren TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, teklifin yasalaşmasının ardından bunun dünyada bir ilk olduğunu söyleyerek "Faydalı bir iş yapıldığını" iddia etti.

 

Bekçilere geniş yetkiler

Bu düzenlemelerin ardından haziran ayının ortasına kadar salgın izni yapan TBMM, tatilden sonra ise Anayasa'ya aykırı olduğu ifade edilen düzenlemelere ağırlık verdi. İlk olarak iktidarın alternatif kolluk kuvveti olan bekçilere geniş yetkiler verildi. Bekçiler, toplumsal olaylara müdahale etme, araç ve üst arama, kimlik sorma, silah taşıma yetkilerine kavuştu.

 

Sosyal medyaya yaptırımlar

TBMM'nin pandemi sürecindeki son anti demokratik düzenlemesi sosyal medyaya yönelik oldu. Hiçbir koşulda sosyal medyada umduğu desteği bulamayan, medyada sağladığı tek sesliliği buraya taşıyamayan AKP ve MHP, sosyal medya servis sağlayıcılarına yaptırımlar getirdi.

 

90 bin adli mahkuma tahliye

İktidar, salgını fırsat bilerek ortağı MHP'nin de isteğiyle adli mahkûmlara "af" getirdi. Bu düzenlemenin yasalaşmasıyla aralarında mafya liderlerinin, uyuşturucu suçlularının ve cinsel suçluların da bulunduğu yaklaşık 90 bin adli mahkum tahliye edildi. Gazeteciler, siyasi mahkûmlar ve düşünce suçluları ise salgına karşı cezaevinde tutulmaya devam edildi.

 

Güvenlik soruşturması tehdidi

AKP, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen kamuya girişte güvenlik soruşturması uygulamasını yeniden yasalaştırmak için de harekete geçti. Bu konuda bir teklif hazırlayan AKP, memuriyete girişte kişilerin anne ve babaları dahil birçok akrabasının araştırılmasının yolunu açmak istedi. Bu teklif TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilerek Genel Kurul'a sevk edildi.

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler