Salgın yönetiminde demokrasi şart

“Korona Günlükleri”nde, salgın kontrolüne yönelik çalışmalarda hükümetin antidemokratik yaklaşımı, toplum-akademi-meslek örgütleri-meclis-siyasi partiler vb. karar süreçlerinin dışında tutması eleştiriliyor. Doğa ve kültürel varlıklara yapılan saldırıların bir yönünün de “toplumsal hafızayı yok etmenin hedeflenmesidir” görüşü ileri sürülüyor.

Salgın yönetiminde demokrasi şart

SiyasiHaber

Ata Soyer Sağlık Politika Okulu, Türkiye politik gündeminden başlıkların yanı sıra Türkiye ve dünyadaki pandemi sürecinden içeriklere de yer verdiği 7 Temmuz 2020 tarihli “Korona Günlükleri”ni yayımladı. Doğa ve kültürel varlıklara yapılan saldırılarla toplumsal hafızayı yok etmenin hedeflendiği görüşü dile getirilen “Korona Günlükleri”nde, Kurban Bayramı’nın yaklaşması nedeniyle Veteriner Hekimler Odası’nın uyarısına da yer verildi.

 

Günlükler’den pandemi sürecine yönelik içerikler;

Veteriner Hekimler Odası uyardı: ‘Kurban Bayramı’nda İstanbul’da 1 milyon kişi virüs bulaşma riski altında. ‘Herkese maske şart. Gerekirse galoş ile giriş-çıkış yapılmalı.’ İstanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Covid-19 sebebiyle bu yıl Kurban Bayramı’nda daha çok önlem alınması gerektiğini belirterek 20 gün boyunca yaşanacak insan trafiğine karşı uyardı. Resmi kayıtlara göre geçen yıl İstanbul’da yaklaşık 150 bin, Türkiye genelinde ise 3.5 milyon kurban kesildiğini belirten Prof. Dr. Arslan, “Bir bu kadar da sokak ortasında yapılan kaçak kesim var. Bunlar nasıl denetlenecek? Her kurbanın satışı, kesimi ve dağıtımı ile aile bireylerinin teması da düşünülürse yaklaşık 1 milyon kişi bulaş açısından risk altında olabilir” dedi.

vet1

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik hastalıkların arttığı, vahşi hayatı ve çevreyi korumaya yönelik önlemler alınmazsa bu hastalıkların artmaya devam edeceği uyarısında bulundu. UNEP ve Uluslararası Hayvancılık Araştırma Enstitüsü’nün (ILRI) ortak hazırladığı yeni raporunda, son yıllarda artan Ebola, SARS, Zika, HIV/AIDS, Batı Nil humması ve son olarak Coronavirus (Covid-19) gibi hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklara dikkat çekildi.

Covid-19 pandemisinde toplam vaka sayısı 12 milyona yaklaşırken can kaybı 540 bini geçti. Avrupa dışında diğer kıtalarda günlük vaka sayısı yükselmeye devam ediyor.

Ocak ayında başlayan pandemide toplam vaka sayısı 71 günde 1 milyona yükseldi. Daha sonra her bir milyon için geçen süre kısaldı. Vaka sayısının 7 milyondan 8 milyona ulaşması için 7 gün yetti. Pandeminin daha da hız kazandığı Haziran ayının sonunda bir milyon kişinin eklenmesi için geçen süre 6 güne kadar indi.

Türkiye’de son 24 saatte 1,086 yeni vaka tespit edildi, 16 kişi hayatını kaybetti. Salgının kontrol edilememesinde hükümet ve sağlık otoriteleri sorumluluğunu unutturmak, tüm yükü vatandaşa atmaya devam ediyor. Sağlık Bakanı Koca, dün de bu geleneği sürdürdü:  “Vaka sayılarımızda azalma sürüyor. Dikkatli olmalıyız: Azalmalar yavaş, artış hızlı gerçekleşiyor. 1.000’i aşan günlük yeni vakalarımızın sebebi, kurallara uyulmamasıdır” dedi.

vet2

Salgın yönetiminde demokrasi şart

Bugünkü 16 can kaybına önlenebilir sebepler yol açtı. Oysa salgın kontrolüne yönelik çalışmalarda hükümetin antidemokratik yaklaşımı, toplum-akademi-meslek örgütleri-meclis-siyasi partiler vb. karar süreçlerinin dışında tutması eleştiriliyor. Tek adam rejiminin yandaşları ile birlikte tek başına aldığı önlemlerin gevşetilmesi kararları salgının henüz kontrol altına alınamamasının ana nedenidir.

Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin, kentte artan Koronavirüs vakalarına dikkat çekerek, “Vaka sayıları artmaya devam ederse okulları açamayız” dedi. Sağlık Bakanı Koca da, 5 Temmuz’da yaptığı Koronavirüs verileri bilgilendirmesinde, son 3 günde Gaziantep’in en çok vakanın arttığı 3’üncü il olduğunu söylemişti.

Mahkemenin ‘Polis maske cezası kesemez’ kararının ardından Emniyet’ten açıklama: Tutanak düzenleme yetkisi kullanılacak. Yasalara göre polis ihlal tutanağı tutuyor cezayı valilik veya kaymakamlık kesebiliyor.

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüklerinin inşaat faaliyetlerini yürüttüğü birimlere bağlı şantiyelerde çalışan işçilere koronavirüs tanısı konmasına rağmen şantiyelerde faaliyetlerin devam etmesi ve gerekli önlemlerin alınmaması konusunda Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a soru önergesi iletti.

Kürdistan’da test sayısında yetersizlik ve taramaların plansızlığı salgın kontrolünü zorlaştırıyor. HDP Batman Milletvekili Feleknas Uca, koronavirüs vakalarının hızla arttığı Batman’da, test sayılarının az olması ve test sonuçlarının geç çıkmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Uca’nın verdiği bilgiye göre 608 bin nüfuslu Batman’da günde yalnızca 250 test yapılıyor.

vet3

İkinci dalga tartışması gündemde

Yeni tip korona virüsünün sıkı önlemlere rağmen dünya çapında yayılmasını durdurmakta zorluk yaşanırken, yüzlerce bilim insanı havadan bulaşma riski konusunda Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) hitaben bir mektup kaleme aldı. Uzmanlar, şu ana dek virüsün sadece büyük damlacıklarla yayıldığı yönünde uyarıda bulunan DSÖ’nün tavsiyelerini güncelleyerek havadan küçük damlacıklar yoluyla da bulaştığını kabul etmesini, böylelikle hükümetlerin özellikle havalandırmalı kapalı alanlarda daha fazla önlem almasını istiyor.

Önceki salgınlar dalgalar halinde gelmişti. Sağlık uzmanları Covid-19’un da benzer bir yolu takip edebileceğinden kaygılanıyor. Ancak ‘ikinci dalga’nın nasıl tanımlanacağı konusunda bilim insanları arasında bir görüş birliği sağlanabilmiş değil. Virüsün yayılımını kontrol altına aldığı düşünülen bazı ülkelerde yeni vakalar tespit edilmeye başlandı. Ancak bunun artan test kapasitesiyle bağlantılığı olduğu belirtiliyor. Salgını takip eden Avrupa Birliği kurumlarına göre kıtada ikinci dalga riski ‘orta’ ile ‘yüksek’ arasında görülüyor. Yeni vaka sayısında artış olan ülkeler ikinci dalga tehdidini konuşuyor.

Yeniden açılma, normalleşme, yeni normalleşme süreci adı verilen önlemleri gevşetilmesi sonrası salgının kontrol altına alan bazı ülkelerde ikinci dalga tehdidine yol açtı. Almanya, Avustralya, Çin, Güney Kore gibi İsrail de bu tehdit ile karşılaşan ülkelere eklendi. Korona virüsü salgınının en başında aldığı sıkı önlemlerle başarılı bir yönetim sergileyen İsrail’de normalleşme sürecinde vakaların artmasıyla kısıtlayıcı tedbirler yeniden sıkılaştırıldı. Ülkede bar ve gece kulüplerinin yanı sıra spor salonları ve etkinlik alanları yeni önlemler kapsamında kapatıldı. Yeni kısıtlamalarla beraber restoran ve kafelerde iç mekanda kişi sınırlamasının 20’ye, dış mekanda ise 30’a indirileceği ve sinagoglarda en fazla 19 kişinin ibadet edebileceği aktarıldı. Toplu taşımada ise otobüslerdeki yolcu sayısı 20 ile sınırlandırıldı.

vet4

Kuzey Kıbrıs’ta Türkiye’den gelenlere PCR testi şartı

KKTC korona virüsü vakalarının beşe yükselmesinin ardından seyahat kısıtlamalarını revize etti. Ülkeler üç kategoriye ayrılırken, B kategorisinde yer alan Türkiye’den gelenler için 25 Haziran’da açıklanan PCR testi şartı kaldırılmadı. Türkiye’nin de yer aldığı B kategorisindeki ülkelerden gelecek yolcuların hem seyahatten 72-120 saat önce, hem de adaya gelince PCR testi yaptırmaları isteniyor. Kendi ülkelerinde yaptırdıkları PCR testlerinin negatif çıktığını kanıtlayan yolculara KKTC’ye geldiklerinde de Sağlık Bakanlığı’nca PCR testi yapılacak. Turistler, sınır kapılarında yapılan PCR testleri sonuçlanıncaya kadar otel odalarında veya evde karantina koşullarına uyacak; belirtilen koşullara uymayan kişi ve işletmelere ceza verilecek. A kategorisindeki ülkeler için tüm yolcuların seyahat edecekleri vasıtaya biniş tarihinden önceki son 72 saat içinde yapılan PCR test sonuçlarının negatif olması zorunlu. C Kategorisi içinse zorunlu 14 gün karantina uygulaması bulunuyor.

Harvard Üniversitesi, gelecek akademik yılda tüm derslerin internet üzerinden yapılacağını ve yıllık eğitim ücretinin 50 bin dolar civarında olmaya devam edeceğini açıkladı.

Sri Lanka’da koronavirüsten hayatını kaybedenler, toprak ve içme sularına virüs bulaşabileceği gerekçesiyle yakılıyor. Nüfusun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturan ve ülkeye hastalığı yaymakla suçlanan Müslümanlar, ölülerinin gömülmesi mümkünken, dini inançlarına aykırı olarak yakıldığını ve bunun “yeni bir ayrımcılık türü” olduğunu söylüyor.

Madagaskar’ın başkenti Antananarivo’da yeni tip Coronavirus (Covid-19) vaka sayılarının artması nedeniyle iki buçuk ay sonra yeniden karantina uygulamasına gidileceği bildirildi.

vet5

Çevre koşulları tarafından aktif hale getirilen bir virüsle karşı karşıyayız

Dünya genelinde resmi verilere göre 535 binden fazla kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Fakat uzmanlar gerçek sayının bu rakamın çok üzerinde olduğunu belirtiyor. Avrupa Veri Gazeteciliği Ağı’nın resmi istatistikler üzerinden yaptığı bir çalışmaya göre sadece Avrupa’da koronavirüs nedeniyle ölenlerin sayısı 200 bini aşıyor. Günlük açıklanan veriler genelde hastanelerde Covid-19 tanısı konduktan sonra hayatını kaybedenleri sayarken bazı ülkeler yaşlı ve bakım evinde ölenleri de sayıya dahil ediyor. Fakat yine de herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmadan ya da Covid-19 tanısı henüz konulmadan ölen ve hesaplamalara girmeyen çok sayıda kişi bulunuyor. Bu nedenle istatistik uzmanları daha gerçekçi verilere ulaşmak için bir ülkedeki son beş yıldaki ölüm sayısı ortalamalarını alarak, bu sene görülen artışla karşılaştırıyor. Avrupa Veri Gazeteciliği Ağı’nın yaptığı çalışma Avrupa Birliği üyesi 20 ülkeyi kapsarken, bu yılın mart ve nisan ayı verilerini 2015 ve 2019 yılları arasındaki aynı dönemlerle karşılaştırıyor.  Fazladan ölümler olarak adlandırılan bu ortalamanın üzerine çıkma bazı ülkelerde diğerlerine göre çok daha keskin hissediliyor. İngiltere, İtalya, Fransa ve İspanya’da bu artışın çok yüksek olduğu görülüyor.

Trump, inkar etse de “ölüm oranlarımız düşük” dese de, Beyaz Saray Sözcüsü Kayleigh McEnany Covid-19 bulaşan kişilerin yüzde 99’u için zararsız ve ülkedeki ölüm oranı oldukça düşük teranesini devam ettirse de, ABD 3 milyon 40 bini aşan toplam vakayla, 132 bini geçen can kaybıyla ve 50 bini geçen yeni vakayla pandemiden en çok etkilenen ülke olma gerçekliğini saklayamaz, gizleyemez. Üstelik salgın kontrol altına alınamamış durumda. Dahası bu trend devam ederse istatistiklerde bir çok ülkeyi sollayıp geçmesi zirveye oturması kaçınılmaz görülüyor.

Oxford Üniversitesi Kanıta Dayalı Tıp Merkezi Uzmanı Dr. Tom Jefferson, iddia edildiği gibi Covid-19’un Çin’in Wuhan kentindeki laboratuvardan çıkmadığını belirterek, “Dünyanın her yerinde uyku durumundaydı” dedi. Jefferson, “Bence virüs hep buradaydı, ‘burada’ derken ‘her yerde’yi kastediyorum. Muhtemelen uyku durumundayken çevre koşulları tarafından aktif hale getirilen bir virüsle karşı karşıyayız” ifadesini kullandı.

vet6

Koronavirüs salgınının derinleştirdiği ekonomik kriz koşulları

Korona Günlükleri”nin “Sağlık Muhalefeti - Toplumsal Mücadele” başlığı altında Barış Akademisyenleri’nden Gencay Gürsoy ve Şebnem Korur Fincancı’nın beraatlerine ve TTB’nin ücret düzenlemesine yönelik Sağlık Bakanlığı’na gönderdiği yazıya yer verildi.

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı barış bildirisine imza attığı için Anayasa Mahkemesi kararına rağmen yargılanan Barış Akademisyenleri Şebnem Korur Fincancı ve Gençay Gürsoy bugün hakim karşısına çıktı. Duruşmalarda AYM kararı dayanak gösterilerek yapılan savunmaların ardından mahkeme heyetleri beraat kararı açıkladı

Demokrasi için Birlik’in (DİB) çağrısıyla bir araya gelen emek ve demokrasi güçleri, koronavirüs salgınının derinleştirdiği ekonomik kriz koşullarında, artan yoksulluk ve işsizlik karşısında halkın katılımına dayalı bir seçenek yaratmak için hangi somut hedefler etrafında ortaklaşılması gerektiğini tartıştı.

TTB yine sadece hekimlerin özlük haklarını gündeme getirdi. TTB Merkez Konseyi, konuyla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı’na yazı gönderdi. Yazıda, COVID-19 salgını nedeniyle Mart, Nisan, Mayıs aylarında performans uygulamasının iptal edilmesinin ve yerine döner sermaye ücretlerinin üst orandan verilmesinin sağlık ortamına ve mesleki dayanışmaya olumlu etkileri olduğuna işaret edildi. Bununla birlikte döner sermaye ödemelerinin aile hekimlerinin ücretlerine yansıtılmamasının doğru olmadığına dikkat çekildi. Yazıda, “Sağlık Bakanlığı’nca önceki ücretlendirmelerdeki adaletsizlikler giderilecek şekilde performans uygulamasının 2020 yılında iptal edilmesi, döner sermaye ödemelerinin üst orandan verilmesi, 2021 yılı itibariyle de performans uygulamasının kaldırılması, hekimlerin temel maaş ve sabit ödemelerinin arttırılarak ücretlerinin emekliliğe de yansıyacak şekilde yeniden düzenlenmesi talebimizi iletiyoruz” denildi.

 

Eski çağların ölümcül hastalıkları geri gelebilir

Kuzey Kutup Bölgesi eriyor, eski çağların ölümcül hastalıkları geri gelebilir! - Harry Cockborn: Bilim insanları kuzeyin derinliklerinde hızla ısınan iklimin, uzun süredir faal olmayan virüsleri açığa çıkarma riski barındırdığını ifade ediyor. On binlerce ve hatta yüz binlerce yıllık olabilecek bu virüsler, Kuzey Kutup Bölgesi’ndeki sürekli donmuş topraklarında (permafrost) donmuş halde. Sıcaklığı dünyanın geri kalanından en az iki kat daha hızlı artan Kuzey Kutup bölgesinde, bu hızlı ısınmaya bağlı olarak sürekli donmuş topraklar son buz devrinden beri ilk defa şimdi eriyor ve aralarında modern insanın daha önce hiç karşılaşmadıklarının da yer aldığı hastalık yapıcıları serbest bırakma tehlikesi taşıyor.

vet7

Enrique Dussel

Özgürleşme felsefesinin kurucularından, Arjantin doğumlu Meksikalı akademisyen ve filozof Enrique Dussel “Doğa, Modern Kibri Mat Ettiğinde” başlıklı yazısında moderniteyi sorguluyor. Dussel: “Bugün, doğa Anne (şimdi münasip ve kesin bir metafor olarak kullanıyoruz bu ifadeyi) isyan ediyor; Doğa’nın anlamsız bir bileşeni vasıtasıyla (İnsanın dahil olduğu ve virüsle aynı gerçeği paylaştığı Doğa) kızını, yani İnsanlığı mat ediyor (satrançta “şah mat” yapmak gibi). Bunu da bir bakteri veya bir hücreden çok daha ufak olan ve karmakarışık ve -sayısı milyonları bulan- bambaşka işlevlere sahip milyarlarca hücreden oluşan insandan sonsuzca basit bir organizma (virüs) vasıtasıyla yapıyor. Bugün bizi çağıran Doğa’dır: Ya bana saygı duyarsın ya seni yok ederim! Modernitenin sonunun göstergesiymişçesine, intihar eden bu kibirli, modern medeniyetin akabinde Dünyanın Yeni bir Çağı’nın ilanı gibi tezahür ediyor. Walter Benjamin’in dediği gibi, cehenneme doğru giderken ölü sevici vitesi değil freni çekmek gerekiyordu. O halde mevcut salgını, modernitenin doğaya karşı saldığı (öyle ya aynı tıp biliminin ve farmakolojik endüstrinin yarattığı patojen ajanların kasıtlı olmayan mutasyonlarının etkisi), laboratuvarların veya terapötik teknolojinin virüsü biçiminde ona geri dönen bir bumerang gibi yorumlamak gerekir.”

(https://terrabayt.com/dusunce/doga-modern-kibri-mat-ettiginde/)

 

Ekolojik ve kültürel yıkım aynı zamanda bir toplumsal yıkımdır

“Korona Günlükleri”nin “Görüş” başlığı altında doğa ve kültürel varlıklara saldırılar ve sonuçlarına değiniliyor.

Doga ve kültürel varlıklara yapılan saldırıların ihmal edilmemesi gereken bir yönü de toplumsal hafızayı yok etmenin hedeflenmesidir. Hasankeyf, Sur’da kentsel dönüşüm, Mardin Dargeçit’te insanlık tarihine ışık tutacak bulguların yok edilmesi, kayyum eliyle Van’da tarihi ve doğal güzellikleri betonarme yapılarla yok edilmesi ve Hakkari’de 600-700 yıllık tarihi evlerin yıkılması vb. toplumsal hafızanın yok edilmesine örneklerdir.

Ekolojik ve kültürel yıkım aynı zamanda bir toplumsal yıkımdır. Kürt halkı tarihin hiçbir döneminde doğa ile ilişkilerini koparmamıştır. Doğa Kürt halkı için bir kültür birikimi, ekonomik ilişki, tarihi hafıza, savunma, yaşam tarzı ve kutsallıktır. İktidar Kürdistan coğrafyasına saldırarak tümden Kürt ile doğa ilişkisini yok etmeye çalışmaktadır. Güvenlik barajlarıyla, kalekollarla halkın doğa ile etkileşimi engellenmek istenmektedir.

Ekolojik ve kültürel yıkım, Kürt halkı için ekonomik yıkım, mülksüzleştirmedir, bağımlı kılmadır. Ilısu barajı nedeniyle sulara gömülen yaylalarda da hayvancılık faaliyetlerinin bitmesi ile de yoksulluğun derinleşmesi ve kente göç edilmesi kaçınılmazdır. Yaylaların yasaklanması halkın yoksullaşmasına ve ekonomik uğraşları üzerinden devlete bağımlı kılmaya yönelik yürütülen politikalardır. Kayyumların tarım arazilerini imara açması tarım faaliyetlerini olumsuz etkilemekte yörenin yoksullaşmasına yol açmaktadır.

Ata Soyer Sağlık ve Politika Okulu'nun 7 Temmuz 2020 tarihli "Korona Günlükleri"nin tamamına ulaşmak için TIKLAYIN

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler