Sağlık Bakanı’nın sahibi olduğu Medipol Üniversitesi’ne sağlık turizmi yetkisi verildi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, kendi hastanesi olan Medipol de dahil olmak üzere 21 vakıf üniversitesine sağlık turizmi yetkisi verdiği ortaya çıktı.

Sağlık Bakanı’nın sahibi olduğu Medipol Üniversitesi’ne sağlık turizmi yetkisi verildi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın ‘sağlık turizminde markalaşmak adına lansman yapılacağını’ ifade etmesinin ardından, 21 vakıf üniversitesine sağlık turizmi yetkisi verildiği ortaya çıktı.

Fahrettin Koca’nın kurduğu Medipol Üniversitesi’nin de yetki verilen yer aldığı 21 üniversiteye özel sektör payının yüzde 67 olduğu sağlık turizminde ‘markalaşmak’ adına bir iki ay içinde büyük bir lansman yapılacağını duyurmasının ardından 21 vakıf üniversitesine sağlık turizmi yetki belgesi verildiği ortaya çıktı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, Sağlık Bakanlığı’nın hedef ülkelere ileri tanı merkezleri açmayı planlamasına karşı, “Sağlık hizmeti sunumu, ‘ileri tanı merkezleri’ odaklı planlanamaz. Son yayımlanan listede dünyada ilk 500 arasına tek bir üniversite bile girememişken kendi kendine böbürlenmenin bir anlamı yok” dedi.

‘Yandaş kadro istihdamı’

Cumhuriyet’te yer alan haberde Koca’nın “Yeni dönemde hedef koyduğumuz ülkelerde sağlık ataşelerini bulunduracağız. Bu çerçevede esas yapmak istediğimiz, hedef olarak belirlediğimiz ülkelerde ileri tanı merkezlerini açmak. Hastaların tanılarının konulabilir olduğu ve bunun özel sektöre de açıldığı bir yaklaşım sergileyeceğiz” ifadelerini değerlendirirken sağlık turizmi dahil olmak üzere sağlık alanında atılacak adımların bütünsel bir yaklaşıma sahip olması gerektiğini belirten TTB Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, “Sağlık turizmi sağlık hizmetinin diğer ülke yurttaşlarına sunulması olarak manalıdır, ancak ne sağlık turizmi ne de bir başka sağlık hizmeti sunumunu ‘ileri tanı merkezleri’ odaklı planlanamaz. Son yayımlanan listede dünyada ilk 500 arasına tek bir üniversite bile girememişken kendi kendine böbürlenmenin bir anlamı yok. Lansmanını yapacakları bu uygulamanın bir başka boyutu, yurtdışına ‘sağlık ataşesi’ adı altında yandaş kadro istihdamı ihtimalidir. Birçok örneği yaşanan bu yandaş istihdamının yabancı dil bilmeyen ‘sağlık ataşeleri’ ile ileri boyuta taşınacağına dair kaygılarımız var. Bu uygulamanın ayrıca başta şehir hastaneleri olmak üzere son dönem adım atılan her müjdenin milyon dolarlık yeni maliyetler yaratmamasını ve ‘dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olunmayacağını’ umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler