Rojbin Çetin’e köpekli saldırı Esat Oktay Yıldıran yöntemidir

12 Eylül sonrası, Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi İç Güvenlik Komutanı Binbaşı Esat Oktay Yıldıran'ın köpeği Co'nun saldırısına maruz kalan isimlerden olan Gani Alkan, Sevil Rojbin Çetin'e yönelik saldırının yeni bir konseptin başlangıcı olduğunu söyledi.

Rojbin Çetin’e köpekli saldırı Esat Oktay Yıldıran yöntemidir

SiyasiHaber

12 Eylül sonrası, Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi İç Güvenlik Komutanı Binbaşı Esat Oktay Yıldıran'ın köpeği Co'nun saldırısına maruz kalan isimlerden olan Gani Alkan, Sevil Rojbin Çetin'e yönelik saldırının yeni bir konseptin başlangıcı olduğunu söyledi. 

Mezopotamya Ajansı’ndan Fethi Balaman ve Fahrettin Kılıç’ın haberine göre, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında 26 Haziran'da Diyarbakır'daki evine yapılan baskında gözaltına alınan Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) üyesi Sevil Rojbin Çetin’in polisin köpekli ve fiziki işkencesine maruz bırakılması tepkilere neden oldu. 12 Eylül 1980 askeri darbe sonrasında Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi İç Güvenlik Komutanı Binbaşı Esat Oktay Yıldıran’ın köpeği Co’nun saldırısına maruz kalan 78'ler Derneği Diyarbakır Şubesi Başkanı Gani Alkan, köpekli işkence vakalarını değerlendirdi. 

 

'Komutan Co'

Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi'nde görülen işkencelerden birinin Binbaşı Esat Oktay Yıldıran'ın köpeği Co'nun tutsakların üzerine salıverilmesi olduğunu kaydeden Alkan, “Onun köpeğine komutan Co diyorlardı. Özel eğitimli bir köpekti. Askerler koğuşa girmeden ilk önce onu üzerimize salıyordu. Birçok tutuklunun etini koparma derecesine getirinceye kadar ısırıyordu. Co'nun korkusu diğer tüm işkencelerden büyüktü neredeyse. Koğuşa girdiğinde herkesin esas duruşa geçmesi isteniyordu. İnsan onurunu kırmak için bunu yaptırıyorlardı. Yapmayan ya Co'nun saldırısına ya da işkenceye maruz kaldı. Çetin'e yönelik saldırıyı görünce o dönem benim gibi birçok arkadaşın gözünden canlandı" ifadelerini kullandı.

sat44

'Tepki verilmezse artarak devam eder'

Köpekli saldırının amacının o dönemin psikolojisini yaratma maksadı taşıdığını kaydeden Alkan, "İşkencenin fotoğrafları ve tutanaklar ortadayken, Diyarbakır Valiliği yaptığı açıklamada 'Şahıs kaçarken köpek ayağından tuttu' diye açıklama yapıyor. Bu bilinçli bir saldırı. Daha önce Bağlar ilçesinde de köpekli bir saldırı olmuştu. Orada da feci bir şekilde işkence edilmişti. İşkenceyi normal bir hale getirmek istiyorlar. Eğer tepki gösterilmezse bu böyle devam eder. Gün gelecek cezaevlerinde de yine köpekli saldırı başlatılabilirler. Artık tüm gözaltı ve tutuklamalarda bu tür işkence vakaları ortaya çıkabilir" diye konuştu.

 

'Yeni bir konseptin başlangıcı'

Çetin'e yönelik işkenceyi kınayan Alkan, bu saldırının yeni bir konseptin başlangıcı olduğu uyarısında bulundu. Ülkenin büyük bir demokrasi sorunu olduğunu kaydeden Alkan, hak savunucuları başta olmak üzere toplumun her kesiminden bu işkence yöntemine karşı çıkması gerektiğini söyledi.

esat

Esat Oktay Yıldıran kimdir?

Kıbrıs’ta görev yaparken 12 Eylül Cuntası’nın şefi Kenan Evren’in direktifiyle Diyarbakır Cezaevine yollanarak İç Güvenlik Komutanı olarak görevlendirildi. Diyarbakır Cezaevi’nde gerçekleştirilen insanlık dışı işkencelerin örgütleyicisi ve bizzat tatbik edicisiydi.

Dörtler olarak bilinen, Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Eşref Anyık ve Mahmut Zengin1982 yılının, 16 Mayıs’ı 17 Mayıs’a bağlayan gecesinde Cezaevi’nde uygulanan vahşeti protesto etmek için kendilerini yakarak öldürdüler. Bu eylemi gerçekleştirilmesine giden süreçte Esat Oktay Yıldıran’ın icra etmiş olduğu işkencelerin çok büyük rolü vardı. Cezaevi koşulları gerçekten de yaşam yerine ölümü tercih edecek noktaya getiriyordu insanları.

Esat Oktay Yıldıran 12 Eylül döneminin ardından emekli oldu ve İstanbul’da yaşamını sürdürmeye başladı. Uygulamış olduğu işkencelerden dolayı kimliğini gizleyerek yaşadığı biliniyordu.

22 Ekim 1988 tarihinde Ümraniye’de bir halk otobüsünde yolculuk yaparken “Hey Esat!” seslenişiyle oturduğu koltuktan geriye doğru döndü emekli binbaşı Esat Oktay Yıldıran. Hata yapmamak için adını seslendikleri Esat Oktay’ın oturduğu koltukta geriye doğru dönmesi kendisinin idam fermanı oldu. İki gençten biri Esat Oktay Yıldıran’a şöyle seslendi: “Laz Kemal’in sana selamı var!”. Bir patlama sesi duyuldu. Tek bir kurşun hayatına son verdi Yıldıran’ın.

seat2

Laz Kemal’in vasiyeti

“Laz Kemal”, 1982 yılında açlık grevinde hayatını kaybeden Kemal Pir’di.  Kemal Pir’in açlık grevi eylemine başlamasının en önemli nedenlerinin biri de Esat Oktay Yıldıran’ın Cezaevi’nde uygulamış olduğu işkencelerdi. Kemal Pir’in açlık grevinde hayatını kaybetmeye çok yaklaştığı günlerde nerede ve hangi şart altında olursa olsun Esat Oktay Yıldıran’ın cezalandırılmasını vasiyet ettiği biliniyor.

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler