‘Rahşan affı’ değil, ‘Yandaş affı’

TBMM’nin bahçesinde bir basın açıklaması düzenleyen HDP adına konuşan Saruhan Oluç, AKP-MHP koalisyonunun çıkartmaya çalıştığı infaz yasasının bir “yandaş affı” olduğunu belirterek, infazda eşitlik isteğinin altını çizdi.

‘Rahşan affı’ değil, ‘Yandaş affı’

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, infaz düzenlemesinin özel af olduğunu ve iktidarın toplumsal tepkilerden dolayı bunu açıklayamadığını belirterek, “Yani ‘Rahşan affı’ sözünden sonra Türkiye siyasi hayatına ‘Yandaş affı’ sözü de yazılmış ve kazılmış olacaktır” dedi.

 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, infaz düzenlemesine ilişkin Meclis’te basın açıklaması yaptı. Açıklamada HDP’li milletvekilleri, tutuklu siyasetçi, gazeteci, avukat ve hasta tutukluların fotoğrafları ve “İnfazda eşitlik istiyoruz” dövizlerini taşıdı.

 

Oluç, düzenlemenin koronavirüs nedeniyle getirilmediğini ve iktidarın fırsatçılık yaptığını belirtti. İktidarın düzenlemeyi bir yıldan fazladır hazırladığını itiraf ettiğini de dile getiren Oluç, “Bizde zaten bunu söylüyoruz. Cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin sağlık ve yaşam koşullarının dikkate alınmaları sonucunda salınmaları gerektiğini söylüyorduk ve düzenlemenin koronavirüs salgınıyla alakalı olmadığı çok net olarak görülmüş oldu. Aslında 3-5 maddede halledilecek ve bir günde çıkarılabilecek, infaz yasasında eşitliği ve adaleti öngören bir teklif ile bu işin çoktan halledilmesi mümkünken, iktidar fırsatçılık yapıyor” dedi.

 

‘Meclis’i meşgul ediyorlar’

 İktidarın, 70 maddelik infaz düzenlemesi paketini cezaevlerinin boşalmasını zorlaştırmak için getirdiğini ve cezaevlerinin boşaltılmasını geciktirdiğini ifade eden Oluç, şöyle konuştu: “Bu 70 maddenin içinde bir sürü konu var. Bunlardan bir tanesi infaz mahkemeleri düzenlemesi; ne aciliyeti vardı, yoktu. Ama işte fırsatçılık yapalım bunu da halledelim dedikleri için. Ya da bazı maddeler var ki cezaları ağırlaştırıyor ya korona virüs salgını nedeniyle cezaevinde tehdit altında olan tutuklu ve hükümlülerin salınması meselesinin ceza artırımı maddeleriyle ne alakası var. Hiçbir alakası yok ama uzun zamandır hazırladıkları bir paketi fırsat bu fırsat diye 70 maddelik bir paketi getirdiler ve şimdi Meclis’i bununla meşgul ediyorlar. Ama esas önemli olan cezaevlerinde ağır sağlık ve yaşam tehdidiyle karşı karşıya bulunan 10, 20, 30, 40, 100 kişiye varan koğuşlarda bulunan tutuklu ve hükümlülerin durumudur. Esas bunun müsebbibi AKP iktidarıdır.”

 

Sağlıkta şiddet maddesi

İktidarın fırsatçılıkta başka adımlar attığını da dile getiren Oluç, iktidarın, muhalefetin Meclis’e sunduğu ve AKP-MHP oylarıyla reddedilen “sağlıkta şiddet” yasa önerisini infaz düzenlemesine koymak istediğini belirtti. Sağlıkta şiddetin önlenmesi konusunda en hassas partinin HDP olduğuna ifade eden Oluç, “Bu konuda aylar önce kanun teklifi verdik. Sağlık emekçilerine dönük şiddet araştırılsın diye araştırma önergeleri verdik. Kimin oylarıyla reddedildi? AKP-MHP oylarıyla reddedildi. Bu konudaki bütün hassasiyetimizi ve muhalefetin hassasiyeti iktidar tarafından reddedildi. Şimdi de infaz yasasının içine sağlıkta şiddetle ilgili bir madde sıkıştıralım diyorlar. Bu kadar gayri ciddi bir davranışları var. Sağlık emekçilerine yönelik şiddetin ciddi tartışılması gerekirken, bunun toplumsal bir sorun olduğu çok açıkken, araya sıkıştırıp geçiştirelim diyorlar” diye konuştu.

 

AKP sağlık komisyonunu toplamıyor

Sağlıkta şiddet konusunun önemine değinerek, bu şekilde ele alınmasına karşı olduklarını söyleyen Oluç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu böyle olmaz dediğimiz zaman, sanki topluma biz buna karşı duruyormuş gibi bir hava yaratmaya çalışıyorlar. Külliyen yalan. Dün AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin akşam çıkmış Haber Türk televizyonunda bu yalanları anlatıyor, ‘HDP engelliyor’ diyor. Ya bizim, CHP'nin, İYİ Parti’nin verdiği kanun tekliflerin isiz engellediniz. Bizim bu konudaki araştırma önergelerimizi siz engellediniz. Haber Türk televizyonu da böyle bir yalanın ortaya yayılmasına imkan sağlıyor. Bunu da çok ayıplıyoruz doğrusu. Dolayısıyla tekrar söyleyelim ki bizim derdimiz sağlık emekçilerine yönelik şiddet konusunda kanun teklifini biran evvel geçirmektir ama bunu böyle İnfaz Yasası’nın içine sıkıştırıp, alelacele geçiştirmek değil, getirsinler gelecek hafta sağlık emekçilerine yönelik şiddet konusunda ki teklifi bir gün de bütün muhalefet olarak çıkaralım ve bütün Meclis’teki partiler olarak çıkaralım. Bu toplumsal konuyu da halledilmesi için bir adım atmış olalım. Sağlık Komisyonu’nu AKP iktidarı toplamıyor.”

 

‘Af olduğunu iktidar da biliyor’

Oluç, infaz düzenlemesi ile iktidarın “yandaşa” af çıkardığına dikkati çekerek, “Bu bir yandaşa af teklifidir. Yani ‘Rahşan affı’ sözünden sonra Türkiye siyasi hayatına ‘Yandaş affı’ sözü de yazılmış ve kazılmış olacaktır. Bunun af olduğunu, teklifi getirenler de biliyor. Ama neden söylemekten çekiniyorlar çünkü toplumun tepkisinden korkuyorlar. İkincisi neden söylemiyorlar? Bir af olursa Meclis’te nitelikli çoğunlukla geçmesi gerekir. Yani muhalefet partilerinin önerilerine ve oylarına da ihtiyaç vardır. İşte bunu baypas etmek için, muhalefet partilerini dışlamak için de bunun af olmadığını iddia ediyorlar” dedi.

 

Üretim alanlarında önlem

Koronavirüs nedeniyle iktidarın üretim alanlarında da önlemler alması gerektiğini vurgulayan Oluç, “Biz zorunlu sektörler dışında üretim yapılmasın teklifimizi ilk andan beri söylüyoruz. Zorunlu sektörler dışında yapılacak üretim korona virüsünün yaygınlaşmasına neden olacaktır. Bunu anlatmaya devam ediyoruz. Birçok sektörde, birçok üretim biriminde pozitif vakalar tespit edilmesine rağmen üretimi devam ettiriyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Yani patrona, firma sahibine, işverene ‘evde kal’, işçiye ‘işyerinde kal’ diyorlar. Böyle bir anlayış olabilir mi?” diyerek tepkisini dile getirdi.

 

İnsanlık dışı bir hareket

Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Nail Noğay’ın, roman bir kadına “geber” diye attığı Twitter paylaşımına da değinen Oluç, devamla şunları söyledi: “Bu iktidarın siyasetçilerin ve bürokratlarının ruh halini ve anlayışlarını yansıtan o kadar önemli bir örnektir. O kadar büyük bir ırkçılık insanlık dışı bir hareket yapmış. Sonra bunu siliyor, hesabı kapatıyor. Zannediyor ki bu ortadan kaybolacak. Kaybolmuyor sizin attığınız hiçbir tweet, hiçbir paylaşım ortadan kaybolmuyor. Bunların hepsi insanlık tarihine utanç olarak yazılıyor. Hem de bunu ne zaman yapıyor; Dünya Romanlar Günü’nde yapıyor. İnsan biraz utanır, sıkılır, özür diler, ‘bu yaptığım insanlık açısından kabul edilemez’ der. Biz Roman vatandaşlarımızla yan yanayız.”

 

MA

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler