Prof. Dr. Akdeniz: AİHM kararını uygulamama lüksümüz yok

Prof. Dr. Yaman Akdeniz, AİHM’in Demirtaş kararıyla ilgili, “Uygulanmazsa Türkiye’nin hem Avrupa Konseyi’ndeki yeri hem de AİHM nezdindeki yeri siyaseten sarsılacaktır. Kararın uygulanmamasının sadece siyasi değil ekonomik sonuçları da olabilir” dedi.

Prof. Dr. Akdeniz: AİHM kararını uygulamama lüksümüz yok

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Selahattin Demirtaş kararını bianet’e değerlendiren Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, “Hukuken kararın uygulanması konusunda soru işareti yok ama siyaseten ne olacağını göreceğiz” dedi.

AİHM, bugün açıkladığı kararıyla, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) önceki eş genel başkanı Demirtaş’ın tutukluluğunun sonlandırılmasına dair tüm önlemlerin alınmasına hükmetti ve Türkiye’yi maddi ve manevi, toplam 25 bin Euro tazminata mahkum etti.

Kararda, “özellikle referandum ve başkanlık seçimleri sırasında Demirtaş’ın tutukluluğunun devam ettirilmesinin, çoğulculuğu boğan ve siyasi ifade özgürlüğünü sınırlayan bir durum olduğu” ifade edildi.

AİHM, tutukluluğun devamının, Türkiye’nin sözleşmenin [AİHS] 46/1. maddesi bağlamında Mahkemenin kararları ile bağlı olma yükümlülüğünü ihlal edeceğinin de altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise kararı, “AİHM kararları bizi bağlamaz. Bugüne kadar örgütle ilgili çoğu kararlar hepsi aleyhe. Karşılığında yapabilecek çok şeyler var. Biz karşı hamlemizi yapar, işi bitiririz. Terör devam ediyor” diye yorumladı.

Kararın “Türkiye’yi bağlayıp bağlamayacağını” Prof. Dr. Akdeniz’e sorduk.

Yaman Akdeniz, “Karar tabii ki Türkiye’yi bağlar. Karar, Türkiye açısından tavsiye niteliğinde değil bağlayıcıdır” diye yanıtladı.

“Çok gecikmeli bir karardı”

Prof. Dr. Akdeniz, kararı ve karara dair siyasetçilerin yorumlarını şöyle değerlendirdi:

“Türkiye’de, AİHM’den sadece tazminat talebinde bulunulduğu gibi yanlış bir algı var. Demirtaş kararında da gördüğü üzere 46. madde kapsamında Mahkeme yaptırım kararı da verebilir.”

“Bugünkü, çok gecikmeli bir karardı. 15 Temmuz sonrası yapılan birçok başvuru var, Atilla Taş, Altan kardeşler, Nazlı Ilıcak davalarında da aynı taleple başvurular yapılmıştı. Mahkeme bu dosyaları öncelikli inceleyeceğini söyledi ama aradan geçen zamanda Türkiye’deki yerel mahkemeler kararlarını açıkladı. Bu sebeple daha önce 46. maddeyle ilgili bir yaptırımla daha önce karşılaşmadık.

“Örneğin yine yaptırım talebiyle, 46 madde uyarınca başvuru yapılan Mehmet Altan ve Şahin Alpay dosyalarında, AİHM kararından önce iki gazeteci de serbest bırakıldığı için bu maddeyle ilgili bir karar alınmamıştı.”

“Tahliye için tebliğ edilmesine bile gerek yok”

“46. madde, tutuklu başvurucunun derhal salıverilmesini içeriyor.

“Avukatları da AİHM kararını yargılamayı yapan mahkemeye götürecektir ama zaten kararın mahkemeye tebliğ edilmesine bile gerek yok, yerel mahkemenin kararı inceleyip değerlendirmesine de gerek yok. Anayasa’nın 90. maddesi gereği AİHM kararları uygulanmak zorunda.”

Uygulanmazsa ne olur?

Prof. Dr. Akdeniz’e, daha önce Anayasa Mahkemesi kararında olduğu gibi “uygulanması gereken kararın uygulanmaması” durumunda ne olacağını sorduk, yani “Uygulanmazsa yaptırımı ne olur” dedik. Şöyle yanıtladı:

“Avrupa Konseyi nezdinde siyasi yaptırımı olur. Bu kararlar Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nce takip ediliyor, uygulanıp uygulanmadıkları denetleniyor.

“Türkiye böyle bir kararı uygulamazsa süreç incelemeye alınır. Maalesef çabuk işleyen bir süreç değil ama siyaseten takibi yapılacaktır. Avrupa Konseyi böyle durumlarda ihraç süreci de başlatabiliyor.

“Kararın uygulanmamasının sadece siyasi değil ekonomik sonuçları da olabilir. Yeni bir siyasi kriz durumunda ekonomi de etkilenebilir.

“Türkiye’nin hem Avrupa Konseyi’ndeki yeri hem de AİHM nezdindeki yeri siyaseten sarsılacaktır. Kararı uygulamamak gibi bir lüksümüz yok.”

“Zamanlamasıyla da sürpriz bir karar”

Yaman Akdeniz, AİHM kararının içeriğiyle ilgili de “Türkiye için 18 madde ilk kez uygulandı” dedi.

AİHM, Türkiye’ye karşı bir dava da ilk kez, Sözleşme’nin 18. Maddesinin ihlal edildiğine karar verdi.

Mahkeme’ye göre, Demirtaş’ın, özellikle referandum ve cumhurbaşkanlığı seçimi gibi iki kritik seçim kampanyası döneminde gerekçe gösterilmeksizin tutukluluk halinin devamına karar verilmesi, çoğulculuğu ve siyasi tartışma yürütülmesini sınırlandırma amacı taşımaktadır ki bu durum sadece başvurucu Demirtaş’ın değil, bütün demokratik sistemin tehdit altında olduğunu gösterir ve demokrasi için çok ciddi bir sorun teşkil eder.

Akdeniz, bu kararı şöyle değerlendirdi:

“18 maddeden ihlal başvurusu, daha önce Altan kardeşler, Ilıcak, Cumhuriyet davalarında da talep edilmişti. Örneğin AİHM Alpay ve Altan kararında 18. maddeye atıf yapmış ancak buradan değerlendirme yapmayacağını söylemişti.

“Bu davada basit bir basın özgürlüğü kararı çıkması, biz avukatlarında hayal kırıklığı yaratmıştı. AİHM hatasını Demirtaş kararıyla düzeltti. Ama bu karar da çok gecikmeli çıktı, 76 sayfalık kararda tespitlerin hepsine katılıyorum ama madem uzun süreli tutukluluk politik sebeplere bağlandı o zaman karar daha önce verilmeliydi.

Akdeniz, kararın zamanlamasına da dikkat çekti:

“AİHM normalde 10 gün hatta 3 hafta önceden hangi kararları açıklayacağına dair program yayınlıyor. Demirtaş kararı, bugünün programında yoktu. Demirtaş kararının bugün açıklanacağı, Cuma günü, akademisyenlere düzenlenen gözaltı operasyonu sonrası duyuruldu.”

Türkiye “karşılığında ne yapabilir”?

Akdeniz, Cumhurbaşkanının “Karşılığında yapabilecek çok şeyler var” sözlerini de şöyle değerlendirdi:

“Bu, 2. Daire kararı, Türkiye Büyük Daire’ye itiraz edebilir. Ama o itirazı değerlendirip değerlendirmeyeceğine Büyük Daire karar verir. Yani süreç yerel hukuktaki gibi işlemiyor, Demirtaş’ın hemen bırakılması lazım. Hukuken kararın uygulanması konusunda soru işareti yok ama siyaseten ne olacağını göreceğiz.” 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler