Özlem Hanım bir şey diyor

Gülfer AKKAYA yazdı - Özlem Zengin, AKP için kadın partisi demiş. Gerçekler ortada. AKP ne bir kadın partisi, ne de emekten yana bir parti. AKP fıtratında eşitlik olmayan, sermaye yanlısı erkek bir parti. Doğrudur, AKP’yi iktidara taşıyan güç kadınların gücüydü. Doğrudur onu iktidarda tutan kesimlerden biri kadınlardı ama esas güç sermayedir.

Özlem Hanım bir şey diyor

 

AKP Grup Başkan Vekili Özlem Zengin geçtiğimiz hafta TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada “Bu ülkede Ak Parti gelene kadar ‘kadın’ kelimesinin adı yoktu” demişti. Devamında şunları söylemişti: “Türkiye'de kadınların yüzde 70’i de yoktu, hiçbir mesleği olamıyordu, üniversiteye gidemiyordu, milletvekili bile olamıyordu. Önemli bazı isimlerin eşi bile olamıyordunuz. Şimdi böyle baktığınız zaman inanılmaz bir mağduriyet vardı. Kim geçirdi bu mağduriyetleri, AK Parti iktidarı geçirdi."

Zengin’in bahsettiği kesim açıktan söylemese de diğer cümlelerinden de anlaşıldığı üzere başı örtülü kadınlar. Kadınların yüzde 70’i bir meslek sahibi, milletvekili olamıyordu derken de yine sırf bu kesimi hesaba katıyor.

Ancak ne yazık ki bu açıklamalar gerçeği yansıtmıyor. Öncelikle şunu belirtmek gerekir, başörtüsü sorununun aşıldığı ve epeyce yol alındığı, gündemden düştüğü süreçte Özlem Zengin’in bu konuyu ısıtıp gündeme getirmesinin nedeni başörtülü-başörtüsüz kadınların çıkarlarına yönelik değil. Söz konusu ettiği partisinin çıkarları.

tür

Bir hatırlatma

Buraya geçmeden geçmişte başörtülü milletvekili konusunda biz kadınların birlikte verdiği mücadeleyi hatırlatmak isterim. Başörtülü kadınlar bugün milletvekili olabiliyorsa bu, AKP’nin başarısı değil. Başörtülü kadınların milletvekili olabilmeleri, AKP’nin iktidar olduğu dönem dâhil farklı kesimlerden kadınların birlikte verdikleri mücadele sonucunda kazanıldı. AKP kadınların, başörtülü kadın milletvekili talebini yükselttiği ilk dönemler kadınları karşısına alarak sermaye ve o dönemin güç odaklarından yana tavır aldı. Biz kadınların bu talebi ancak 2013 yılı seçimlerinde karşılık bulabildi. Yani Özlem Zengin bugün milletvekili olarak mecliste bulunuyorsa bu, partisi AKP sayesinde değil, biz kadınların mücadelesi sayesinde kazanmıştır.

Yaptığı açıklamadan da anlaşıldığı üzere partisi gibi Zengin de kadınların değil, partisinin çıkarlarını önceliyor. Özlem Hanım kadınların ve toplumun yıllardır aştığı başörtüsü meselesini AKP’yi destekleyen cemaatler arasında kızışan kapışmayı serinletmek ve partisinin düşen oylarını yükseltmek için gündemleştirmeye çalışıyor. Partisinin iktidarda kalmasını garantilemek için kadınları başı açık ya da örtülü olarak karşı karşıya getirerek kutuplaştırma siyasetini sürdürmeye çalışıyor.

zeh

Şimdi mesele bambaşka

Oysa feminist/kadın hareketi bu konuda çok yol aldı. Toplum da. Şimdi esas konu başı kapalı kadınların meslek sahibi olup olmadıkları değil. Şimdiki mesele çok sayıda başı kapalı kadının işçi olarak İslami ya da AKP yanlısı sermayenin ve genel olarak sermayenin emri altında ucuza ve sıklıkla güvencesiz çalıştırılması.

Başı kapalı kadınların aktüel ve gerçek sorunu başörtüleri değil, sermayenin çalışma hayatında önceliği erkek işçilere veriyor olması ve ücretli iş hayatına dâhil olmayı başaran başörtülü kadınların da cinsiyetçi çalışma koşullarına tabi kalması.

Özlem Hanım nedense hiç bu konuları konuşmuyor. Üstelik başı kapalı kadınların iş bulma sorunu varken, iş bulup çalıştıklarında ise ücretleri ve çalışma koşulları erkek işçilerden çok daha kötü iken halihazırda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı başı kapalı bir kadın olan Zehra Zümrüt Selçuk!

Derdi gerçekten kadınların sorunu olan bir partinin grup başkanvekilinin yapacağı eleştiri öncelikle iktidardaki partiye olmamalı mı? Ama iktidarda kendi partisi olunca, geçmişe gönderme yaparak bugün yaşanan sorunları gizlemeyi tercih ediyor belli ki.

Bu gizleme çabası başörtülü ya da başörtüsüz kadınların değil, İslami sermaye ve genel olarak sermayenin çıkarlarını koruma çabası.

Özlem hanım AKP iktidarından evvel kadınların yüzde 70’nin görünmediğini, kadın adının olmadığını söylüyor. Elbette bu iddiası nereden baktığıyla çok ilişkili. Oysa bugün de kadınların yüzde 70’i hâlâ ücretli alanda yok. Ücretli alanda çalışan kadınlar ise nitelikli ya da niteliksiz alanlarda erkeklerden daha düşük ücret alıyor. Daha zor şartlarda çalıştırılıyor.

Eğitimli genç kadınlarda işsizlik oranı yüzde 34. Bu oran diğer kesimler arasında genç kadın işsizliğini ilk sıraya koyuyor. Yani işsizlikte en yüksek oran aynı zamanda.

TÜİK’in “2020 Mart ayı İşgücüne Dâhil Olamayanların Nedenleri” başlıklı istatistik verilerine göre işgücüne dâhil olamayanların toplam sayısı 32.112. İş gücüne dâhil olamama nedeni olarak ev işleriyle meşgul olmak (İngilizcesi Housewife denmiş) diyenlerin sayısı 10.972. Bu sayıya diğer başlıklar olan mevsimlik işçileri, iş bulma ümidi olmayanları ve diğer başlığı dâhil tüm seçeneklerin altında yine kadınların olduğunu anımsarsak işsizliğin cinsiyeti olduğunu göreceğiz.

Özlem Zengin, AKP için kadın partisi demiş. Gerçekler ortada. AKP ne bir kadın partisi, ne de emekten yana bir parti. AKP fıtratında eşitlik olmayan, sermaye yanlısı erkek bir parti. Doğrudur, AKP’yi iktidara taşıyan güç kadınların gücüydü. Doğrudur onu iktidarda tutan kesimlerden biri kadınlardı ama esas güç sermayedir. Sermaye cumhuriyet tarihinden bu yana yaptığı kârın toplamı kadar kârı AKP döneminde yaptı. Zaten kadın emeğinin sömürülmesiyle kadın partisi olunsaydı Meclis içinde ve dışında yer alan çok sayıda parti kadın partisi olurdu.

Oysa durum tam tersi. AKP kadınlar üzerinden büyüdü ama her uygulamasında eşitsizlik olan bir parti olarak kadınları hep ikincilleştirdi. Erkekleri öne çıkardı. Buyurun bakın, en parlak zamanlarında bile AKP kademelerinde, bakanlık ve milletvekilliğinde kadınların oranı en fazla ne kadar?

Özlem hanım bir şey demeye çalışıyor; lafı dolandırarak söylemek isteği şey, fıtratında eşitlik olmayan AKP’ye kadınlardan bir kez daha oy istemek.

Önemli olan kadınların AKP’ye ne diyeceği. Belli ki AKP bunun cevabını çoktan almış.

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler