Mithat Sancar: Hukuk tanımamak Anayasa tanımamak darbeciliktir!

HDP, “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”nün Hakkari kolunun startını verdi. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, yürüyüşün engellenmeye çalışıldığına işaret ederek, "Hukuk tanımamak Anayasa tanımamak darbeciliktir!" diye konuştu.

Mithat Sancar: Hukuk tanımamak Anayasa tanımamak darbeciliktir!

Mithat Sancar: Hukuk tanımamak Anayasa tanımamak darbeciliktir!

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), “Darbe karşı demokrasi yürüyüşü” sloganıyla Ankara’ya yapacağı yürüyüşün Hakkari kolunun startı verildi. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu, SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran, HDP’nin MYK ve PM üyeleri, milletvekilleri ve partililer, yürüyüşün startı için sabah saatlerinde parti binasına geçti.

Parti binasındaki milletvekilleri ve partililer, üzerinde “Hep birlikte” yazılı önlük ve dövizlerle sık sık “Bijî berxwedana HDP’ê”, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Darbeci AKP” sloganlarıyla Sancar ve beraberindekileri karşıladı.

 

Haakari'de OHAL görüntüleri

Parti binasının bulunduğu sokak sabahın erken saatlerinde polisler tarafından ablukaya alındı. Tüm sokaklara barikat kuran polisler, kent merkezindeki birçok yere de zırhlı araçlar konumlandırdı. Yine, binaların yüksek tepelerine keskin nişancılar yerleştirildi.

Tüm bunlara rağmen yürüyüşün startı yapılan açıklamayla verildi.

 

"Demokrasi Yürüyüşü'ne müdahalenin adı siyasi darbedir"

Yürüyüş öncesi parti binası önünde açıklamalarda bulunan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, polis ablukasına tepki göstererek, "Bir araya gelmemize bile izin vermiyorlar. Ancak biz yürekten bağlıyız. Kimse birliğimizi bozamaz. Yüreklerde de sokaklarda da birlikte olacağız" dedi. "Yüreklerimiz bir, halkımızla aramıza hiç kimse duvar öremez" diyen Sancar, "Hiç bir güç imkan ve ihtimal yaratamaz. Bizim yürüyüşümüz darbeye karşı demokrasi yürüyüşüdür. Darbecilik, halkın iradesini gasp etmektir. Halkı zulüm altına almaktır. Darbe sadece tankla, topla yapılmaz. Darbe yargıyı kullanarak, iktidarın imkanlarını kullanarak da yapılır. Her darbecinin ilk işi halkın iradesini gasp etmektir" diye konuştu.

 

"Yargı ve iktidar imkanları kullanarak darbe yapılıyor"

12 Eylül ve 27 Mayıs darbelerini hatırlatan Sancar, "Bu iktidar da aynı yöntemleri kullanıyor. Yargıyı kullanıyor, iktidarın imkanlarını kullanıyor. Bunun da adı siyasi darbedir. Darbecileri en çok korktuğu özgürlüktür. Önce halkın iradesini gasp ederler, hemen özgürlükleri yok ederler. Yürüme hakkımız, mevcut Anayasa'dan kaynaklanıyor. Halkımız sağlığı bizim için çok değerlidir. Sağlık şartlarını iktidardan önce düşünüyoruz. Eğer gerçekten pandemi iktidarın sorunu olsaydı, en başta halkın sağlığını koruyacak düzenlemeleri düşünürdü. Şimdi bizim demokratik haklarımızı kullanmamız söz konusu olduğunda pandemiyi bahane ediyor" şeklinde konuştu. 

"Eğer Anayasa'nın tanıdığı hakkı uygulatmıyorsa bu darbeciliktir. Hukuk tanımamak, Anayasayı tanımamak darbeciliktir." diyen Sancar, "HDP demokratik siyasette her şart altına var olmayı kafasına koymuştur, ruhuna yerleştirmiştir. Siyasetle, demokrasiyle ülkenin özgürlük, Kürt sorununu çözmek için buradayız. Onun için siyasetteyiz, ama iktidar siyaseti de boğmak istiyor. Siyaseti boğmak isteyen her anlayış darbecidir. Halkın sorunlarını bir kenara bırakın, yandaşa rant, iktidarını devam ettirmek için hedefleri, kendi varlık meselesi haline getiren iktidar, demokrasiyle hiç bir alakası olmayan anlayıştır" diye sözlerini sürdürdü.

 

"Bir halkın iradesine saldırmak, onun haysiyetini hedef almaktır"

Demokrasinin vazgeçilmez şartının halkın iradesine sahip çıkmak olduğuna vurgu yapan sancat sözlerini şöyle sürdürdü: "Kayyım politikası en büyük darbedir. Hakkari halkı belediye başkanlarını yüzde 65 oyla seçti. Belediyeye el koymak, kendi memurunu belediyenin başına getirmek, Hakkari halkının iradesini yok saymaktır. İşte biz bu iradeyi korumak için buradayız.

Bir halkın iradesine saldırmak, onun haysiyetini hedef almak demektir. Burada, Van'da, Diyarbakır'da, Iğdır'da, Kürt halkının iradesini yok sayan bu kayyım politikası, aynı zamanda Kürt halkının haysiyetine saldırıdır. Bu mücadele Kürt halkının haysiyet mücadelesidir. Kürtçeyi belediye hizmetlerinden çıkarmak, kısaca Kürtçeye saldırıdır. Bir halkın diline saldırmak, haysiyetini hedef almaktır. Dilimize, kimliğimize sahip çıkma mücadelesi her şeyden önce bir haysiyet mücadelesidir.

Bu yürüyüşümüz adalet içindir. Yargıyı, muhalefeti tasfiye etmek için kullanan iktidar, adaleti yok etmeye yelteniyor. Bir toplumu çürütebilecek, siyaseten, ahlaken çürütebilecek en önemli şey adaleti yok etmektir. Biz adalet için buradayız. Haksız ve hukuksuz yere milletvekillikleri düşürülen Leyla Güven için, Musa Farisoğulları ve Enis Berberoğlu için yürüyoruz. Haksız hukuksuz yere rehin olarak tutulan önceki dönem Eş Başkanlarımız Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, Abdullah Zeydan, Gültan Kışanak, hapiste tutulan bütün gazeteciler için, aydınlar için yürüyoruz. Osman Kavala için yürüyoruz. Hapiste haksız yere tutulan basın emekçileri için yürüyoruz."

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler