Lama’ya özgü iki antikor virüse çözüm olabilir

10 milyon çocuk eğitim hayatına dönemeyebilir… Salgın dinlemeyen DEDAŞ elektrikleri kesiyor… Mahkeme maske cezasını iptal etti… Korona’da korkulan oluyor: Kalıcı bağışıklık yok… Lama’ya özgü iki antikor virüse çözüm olabilir… 3 binin üstünde sağlık çalışanı hayatını kaybetti… Santiago’nun yoksul mahallerinde salgın kontrolden çıktı.

Lama’ya özgü iki antikor virüse çözüm olabilir

SiyasiHaber

Ata Soyer Sağlık ve Politika Okulu tarafından hazırlanan 14 Temmuz tarihli “Korona Günlükleri”nde Türkiye’den ve dünyadan verilere yer veriliyor.  14 Temmuz tarihli “Günlükler”de Şili Santiago’da salgının yoksulları nasıl vurduğuna ilişkin veriler de ayrıca yer alıyor.  

 

“Korona Günlükleri”nin 13 Temmuz 2020 tarihli Türkiye ve dünyadaki pandemi verileri;

BM’nin yayınladığı rapora göre, 3 milyardan fazla insan sağlıklı beslenemiyor. Açlık çeken kesime en çok Asya’da rastlanmakta birlikte, açlık en hızlı Afrika’da yayılıyor. Rapora göre koronavirüs salgını 2020 yılı sonu itibariyle 130 milyon kişiyi daha kronik açlıkla yaşamaya mahkum edebilir.

z1

10 milyon çocuk eğitim hayatına dönemeyebilir

Save The Children yardım örgütü, Covid-19 nedeniyle 10 milyon çocuğun eğitim hayatına geri dönememe riski bulunduğunu duyurdu. Çocukların ailelerine destek için çalışmak zorunda bırakılması veya çocuk yaşta evlenmeye mecbur bırakılarak istismar edilmesi tehlikesine de dikkat çeken örgüt güvenli ortam oluşana kadar çocukların eğitiminin aksamaması adına uzaktan eğitim için hükümetlere fon ayırma çağrısı yaptı.

Pandemi nedeniyle tanı ve tedavileri gecikti bu süreçte birçok hasta hayatını kaybetti. Hastaneye gitmeye çekinen birçok hastanın tedavisi ve ön tanısı gecikti.

z2

Salgın dinlemeyen DEDAŞ elektrikleri kesiyor

DEDAŞ salgın dinlemiyor; Mardin’in Derik, Artuklu ve Kızıltepe ilçelerine bağlı 100’ü aşkın kırsal mahallenin elektriklerinin DEDAŞ tarafından borçları olduğu gerekçesi ile kesilmesinin ardından içme suyu da kesildi. Elektriğin 24 gündür olmadığı Artuklu’ya bağlı Güneyli (Kuçûka) köyünde yaşayanlar, su ihtiyacı için 1 kilometre uzaklıktaki kuyuya gitmek zorunda kalıyor. Koronavirüs salgınının yaşandığı bir dönemde elektrik ve su kesintisi yurttaşların hayatını tehlikeye atarken son bir haftada 6 koyunun susuzluktan öldüğü öğrenildi. Tepkiler nedeniyle mahallelerin su ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla belli saat aralıklarında enerjinin verildiği Artuklu ilçesinin kırsal mahallelerinde yurttaşlar elektriklerin kesilmemesi için trafo merkezi önünde nöbet tutmayı sürdürüyor. Urfa’da da borçlarından dolayı elektrikleri kesilmek istenen köylüler, lastik yakıp yolu trafiğe kapattılar, ekipleri köye sokmadılar. HDP mecliste DEDAŞ’ın elektrik kesintilerine tepki göstermişti.

Salgına dair tüm önlemlerin sorumluluğunu vatandaşa bırakan hükümet artan vaka sayılarından da halkı sorumlu tutup önlem yerine şiddete başvuruyor. Diyarbakır’da kafe basan polis gaz ve silah kullandı.

z3

Can kaybında Brezilya ilk sırada

Dünya genelinde yeni vaka sayısı 200 binin altına indi. ABD (65 bin 488) ve Hindistan’da (28 bin 179) yeni vaka sayısı artmaya devam ederken Brezilya (21 bin 783), Güney Afrika’da (11 bin 554), Meksika (4 bin 82) ve Kolombiya (3 bin 832) azaldı. Rusya’da yeni vaka sayısı 6 bin 537 ile uzun süredir istikrarını koruyor. İçinde Türkiye’nin de bulunduğu günlük binin üzerinde vaka bildirimi yapan ülke sayısı da 21’e indi. Dünya genelinde ölüm sayısında da azalma devam ederek 3 bin 7312e geriledi. Günlük ölüm sayısı uzun süredir 5 binin üzerinde seyrediyordu. Can kaybında Brezilya (770 kişi), Hindistan (540 kişi) ve ABD (465 kişi) ilk üç sırayı paylaşıyor.

Türkiye’de son 24 saatte 1,018 kişi hastalığa yakalandı, 19 kişi hayatını kaybetti. Toplam vaka sayısı 214 bini geçerken, can kaybı 5,382’ye ulaştı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, en çok vaka görülen 5 ilin İstanbul, Ankara, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır olduğunu ve bu illerdeki yoğun bakım hasta sayısında artış olduğunu paylaştı.

Toplu yaşam alanlarında salgın yayılmaya devam ediyor. Burdur Valiliği, 58. Piyade Eğitim Alay Komutanlığı’nda vatani görevini yapan 33 askerin Covid-19 testi pozitif çıktı. Askerlerin tedaviye, temaslı oldukları 221 askerin de öğrenci yurdunda karantinaya alındığı açıklandı.

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nin F-6 bölümünde kalan bazı tutukluların rahatsızlanması üzerine cezaevi idaresine başvurarak, test yapılmasını talep ettiler. Tutukluların ailelerinden edindiği bilgilere göre, rahatsızlanan üç tutuklunun test sonuçları pozitif çıkarken, aynı bölümdeki 23 tutuklu da karantinaya alındı. Cezaevlerinde salgının seyri ile ilgili uzun süredir sessizlik hakim. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün yaklaşık bir ay önce yayımladığı “Kovid-19 Pandemi Sürecinde Ceza İnfaz Kurumları” raporuna göre, cezaevlerinde 452 koronavirüs vakası tespit edilmişti. Bunlardan 374’ü iyileştiği, 72’sinin ise aktif vaka olduğu kaydedilmişti. Altı mahpusun da koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiği aktarılmıştı.

z4

Bolu Sulh Ceza Mahkemesi maske cezasının iptal etti

Mahkeme maske cezasını iptal etti. Bolu’dan yaşanan olay aslında maske takma ile sınırlı değildi. Bolu’da köpeğini veterinere götürmek için dışarı çıktığını söyleyen kadın, cezai işlem uygulamak için kimliğini isteyen bekçilere tepki göstererek kimliğini göstermeyi reddedince polis ekipleri olay yerine gelmiş ve 392 TL idari para cezası uygulamıştı. Cezanın iptali için Bolu Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvuran kadını Mahkeme haklı bularak para cezasının iptali yönünde karar verdi. Kararın gerekçesinde, “Hem sosyal devlet olma ilkesi, hem de getirilen zorunluluğun mali külfet getirmesi gereği, devletin kişi başına her gün 3 tane maske sağlama zorunluluğu olduğu” ifadeleri yer aldı. Mahkeme kararında, “temel hak ve özgürlüklerin ancak savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde milletler arası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydı ile kısmen veya tamamen durdurulabileceği” şeklindeki Anayasa’nın 15’inci maddesine, “hiç kimsenin hürriyeti ve güvenliğinin mahkeme kararı olmadan kısıtlanamayacağı, zorunlu hallerde kısıtlansa bile 24 saat içinde hakim onayına sunulması gerektiği” şeklindeki 19’uncu maddesine ve “yerleşme ve seyahat hürriyetinin ancak kanunla sınırlanabileceği” şeklindeki 23’üncü maddesine atıfta bulunuldu.

Mahkeme maske zorunluluğu cezasını iptal etse de polisler ceza yazmaya devam ediyor. Diyarbakır’da minibüste maskesini çıkartıp öksüren yolcu ile diğer yolcular arasında çıkan münakaşaya müdahale eden polis ekibi erkek yolcuya maskesini çıkardığı için 900 lira idari para cezası kesti.

Covid-19 salgın kontrol edilememesinde sorumluluğu tümüyle vatandaşlara yıkan devlet, kamusal denetim rolünü de ceza kesme ve şiddet ile devam ettiriyor. Diyarbakır’da devlet şiddeti salgın kontrolüne de aracılık etti. Bağlar Göletli Park’taki kafelere okey oynandığı gerekçesiyle baskın düzenledi. Baskında tekme tokat şiddet uygulayan ve biber gazı sıkan polis, silah da kullandı. Olayların yatışmasından sonra polis işyeri sahiplerine ve oyun oynayanlara para cezası kesti.

 

Covid-19 işçi sağlığını tehdit ediyor

Mersin’de bir işçi Covid-19’dan hayatını kaybetti. Dev Tekstil Çukurova temsilciliği “Mersin Serbest Bölge’de işe girişte, çıkışta, yemekhanede işçilerin fiziksel mesafeyi sağlamasını mümkün kılacak fiziksel şartlar uygun değildir. Bunun için işçilerin çalıştığı yerlerin fiziksel şartları yeniden düzenlenmeli, gerekiyorsa bu amaçla tadilat yapılmalıdır” açıklamasını yaptı.

Şili’de iyice derinleşen salgın krizi ile tekrar ortaya çıkan temel sosyoekonomik sorunlar, hem virüsün yayılma hızını artırdı, hem de zor durumdaki insanları yeniden sokağa döktü. Şili 317 bini geçen vaka sayısı ile Brezilya ve Peru’dan sonra Güney Amerika’da virüs salgınının en fazla görüldüğü üçüncü ülke ve dünyada ise altıncı ülke konumunda. Şili’de nüfusa göre ise durum daha da vahim: Milyon kişi başına 16 bin 612 vaka ile şu anda küçük ülkeler bir yana bırakılırsa dünyadaki en yüksek orana sahip.

z5

Korona’da korkulan oluyor: Kalıcı bağışıklık yok

King’s College araştırması: “Koronavirüste antikor birkaç ay içinde kayboluyor, hastalığa grip gibi sürekli yakalanabiliriz.” Kan testlerine göre, hastaların yüzde 60’ı virüsle savaşlarının doruk noktasında güçlü bir antikor tepkisi geliştirdi. Üç ay sonra bu hastaların sadece 17’sinde bağışıklık seviyesinin korunduğu ortaya çıktı. Aynı dönem içinde bağışıklık seviyesi 23’te bire düştü. Bazı vakalarda ise hiç antikor bulunamadı. Dr. Doores, “Eğer enfeksiyonunuzda antikor seviyeniz iki-üç ay içinde zayıflamaya başlıyorsa aşı da muhtemelen aynı şeyi yapacak. İnsanların takviye alması gerekecek ve bir doz yeterli olmayabilecek” dedi.

ABD’de bulunan Jackson Laboratuvarı’nda görev yapan immünoloji uzmanı Prof. Dr. Derya Unutmaz, korona virüsü (Covid-19) atlatan hastalardaki antikor seviyesinin 2-3 ay sonra düştüğünü belirti. Unutmaz şöyle devam etti: “Diğer çalışmalarda bu sonuca varılıyor. Bu bakımdan, ikinci defa Kovid-19 olma riskinden oldukça endişe ettiğimizi söylemiştim, sanırım korktuğumuz oluyor.” Kalıcı bağışıklığın olmaması aşı çalışmalarına da yol gösterecek. Koronavirüs nedeniyle doğrudan hasta olan kişilerde bile kalıcı bağışıklık kazanılamıyorsa, aşı ile de bunun mümkün olmayacağı, geçici koruma elde edilebileceğini söyleyebiliriz.

z6

Lama’ya özgü iki antikor virüse çözüm olabilir

Güney Amerika’ya özgü bir tür olan lamalardan alınan iki antikor türünün, laboratuvarda kültürlenen hücrelerde yeni tip korona virüsü etkisiz hale getirebildiği bildirildi. İngiltere’de The Rosalind Franklin Enstitüsünden James Naismith ve Raymond Owens liderliğinde yapılan çalışmanın ayrıntıları, “Nature Structural & Molecular Biology” dergisinde yayımlandı. Lamalar gibi devegillerin, insanlarda olduğu gibi ağır ve hafif iki antikor zincirinin yanı sıra “nanobody” olarak bilinen tek alanlı bir antikor türüne de sahip olduğunu vurgulayan bilim insanları, Covid-19’un sivri uçlarının hücre kültüründe ACE2 proteinine bağlanmasını engelleyen iki yakın ilişkili “nanobody” keşfetti. Bilim insanları “nanobody”lerin tek başına ya da diğer antikorlarla birleştirilerek ağır Covid-19 vakalarında pasif bağışıklama için kullanılabileceğini belirtti.

Fransa hükümeti ile sendikalar arasında 7 haftadır süren görüşmeler sonucu, sağlık çalışanlarına toplamda 8 milyar euroyu bulan maaş zammı yapılması kararlaştırıldı. Koronavirüs salgınıyla mücadelede gösterdikleri çabalardan ötürü takdir toplayan sağlık çalışanları, bunun maaşlarına ve hastane bütçelerine de yansımasını talep ediyordu. Fransa’da sağlık çalışanları bu taleplerle sokağa çıkmış, hatta bazı göstericilere sosyal mesafe kurallarına uymadıkları için para cezası kesilmişti. Hükümet ile sendikalar arasında varılan anlaşmaya göre, sağlık çalışanlarının maaşlarında ortalama 183 euro artış olacak.

zen9

3 binin üstünde sağlık çalışanı hayatını kaybetti

Uluslararası Af Örgütü COVID-19 pandemisi sürecinde dünyanın dört bir yanında sağlık çalışanlarının deneyimlerini belgeleyen yeni bir rapor yayımladı. Raporda sağlık çalışanlarının, gözaltına alınmaktan tutuklanmaya, tehditlerden görevden alınmaya kadar çok çeşitli misilleme biçimleriyle karşı karşıya kaldığını belgeledi. Veriler, dünyanın dört bir yanından 79 ülkede, bilindiği kadarıyla 3 binin üzerinde sağlık çalışanının COVID-19’a yakalandıktan sonra öldüğünü gösteriyor.

TTB Merkez Konsey üyesi Halis Yerlikaya salgının devam etmesinde sorumluluğun yurttaşlara atıldığını ve bunun kolaycı bir yaklaşım olduğunu salgın sürecinin kamusal düzeyde yönetilmesi ve sorumluluğun yurttaşlara atılmaması gerektiğini vurguladı. “Bizler bölgenin yoksulluğunu ve kalabalık aile ortamlarını biliyoruz. Bağlar ve huzur evleri gibi kabalalık evlerde yoksul insanların yaşadığı yerleri biliyoruz. Sizler bu insanlara gerekli sosyal desteği sağlayamazsanız, maske ihtiyaçlarını karşılayamazsanız uyarıların çok da gerçekliği olmuyor. İşe gitmek ve toplu taşıma kullanmak zorunda kalan insanlar varken salgınla mücadelenin yetersiz olacağını düşünüyoruz. İl ve ilçeler düzeyinde toplumsal katılım ile sürecin daha iyi olacağını düşünüyoruz. Türkiye’de salgın iyi yönetilemiyor, ancak bölgede çok daha kötü yönetiliyor.”

İspanya’da sağlık çalışanları maaşlarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için protesto eylemi düzenledi. 22 Mayıs’tan bu yana toplu sözleşme konusunda bir yanıt almaya çalıştıklarını söyleyen sağlık çalışanları, yetkili makamlardan yanıt gelmemesi halinde süresiz grev gibi daha sert kararlar alma aşamasında olduklarını vurguladı.

Hindistan’da koronavirüs kadınların kürtaj olanaklarına ulaşmasında zorluk yaratıyor: “Ne zaman başımıza bir felaket gelse, kimse üreme sağlığı ve cinsel sağlık ile ilgili konuşmuyor.” Milyonlarca kadın tüm dünyada olduğu gibi Hindistan’da da genel sağlık hizmetlerinin yanı sıra üreme sağlığı hizmetlerine erişimde ciddi sıkıntılar yaşıyor. Evde çalışmanın ya da işsizliğin ilk kurbanı olan kadınların dışarıdan kendi ihtiyaçlarını karşılamaları pandemi sürecinde iyice zorlaştı.

z7

Santiago’nun yoksul mahallerinde salgın kontrolden çıktı

Şili’de toplamda 7 bini geçen ölümler, hız açısından da milyonda 367 gibi oldukça yüksek bir hız olup üst sıralarda yer alıyor. Basın açıklamalarında olduğundan daha az vaka sayısı vermesi ortaya çıkan Eski Sağlık Bakanı, derinleşen salgın krizi neticesinde haziran ortasında istifa etti. Bakan, istifasından kısa bir süre önce başkent Santiago’da çok hızlı bir şekilde artan vakalar karşısında kentin yoksul mahalleleri konusunda hiçbir farkındalığının olmadığını itiraf etmiş, “Santiago’da öyle yoksul ve kalabalık mahalleler var ki bunların farkında değildim” demişti. Hükümetin ve yetkililerin iyice derinleşen sağlık krizinde topu Santiago’nun varoş ve fakir mahallerine atması (“Karantinaya uymuyorlar” açıklamaları) aslında hem Şili’deki salgın krizinin kontrol dışı olduğunu hem de yıllardır var olan sosyoekonomik uçurumun salgın ile ne denli iç içe girdiğini gösteriyordu. Şili’de mart ayında yaz sezonu bitmesi ile Avrupa ve Amerika’dan dönen zengin ve elit Şilililer, virüsü de beraberinde getirdi. “Alınan tedbirler” ile yüksek kaliteli özel hastanelere ve kliniklere erişebilen bu ilk grup arasında salgın kontrol edilmiş gibi gözükse bile, özellikle zengin mahallelerdeki ev, restoran ve kafeterya gibi yerlerde çalışmak zorunda kalan işçi ve emekçi kesim virüsü kaparak kendi yaşam alanlarına taşıdılar. Bu bölgelerde yaşayan ve çoğunluğunu Şili yerli halkı ile Venezuela, Haiti, Peru ve Bolivya gibi ülkelerden gelen göçmenlerin oluşturduğu kesim, övülen bu sağlık sisteminden ve alınan tedbirlerden yararlanamadı. Birçok kişinin evden çalışma lüksüne sahip olmadığı düşük gelirli bu mahallelerde salgın kontrol dışına çıktı. Birçok insan virüsün sağlık durumlarını nasıl ve ne derece etkileyeceğinden çok, virüse yakalanıp kötü ve yetersiz koşullardaki işlerini kaybetme kaygısı ile karşı karşıya kaldı. Yine bu yerlerde işini kaybetme endişesi ile test yaptırmaktan kaçınan insanların olduğu düşünüldüğünde, salgının işçi ve emekçi sınıf üzerindeki dağılımının ve gerçek etkisinin tam olarak tespit edilmesi zorlaştı.

(https://www.evrensel.net/haber/409290/silide-sosyoekonomik-ucurum-ile-derinlesen-kovid-19-salgini)

Ata Soyer Sağlık ve Politika Okulu’nun 12 Temmuz tarihli Korona Günlükleri’nin tamamı için TIKLAYIN

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler