• Sampa Otomotiv ve Dardanel İşçileri de Aynı Gemide mi Acaba?

      SiyasiHaber Bu yazının yazıldığı anlarda Dardanel işçileri tam 5 gündür karantina altında çalıştırılıyor. Hasta olanlar, hasta olma ihtimali olanlar hep beraber bir fabrika binasının içerisinde adeta bir üretim seferberliğindeler. Öyle bir seferberlik ki hem de; yıllık izinde olan, sağlık raporu olan kişilerin dahi tüm izinleri iptal edilerek üretime geri çağrıldılar. Ki aynı o işçiler, ülkecek “Hayat eve sı...

    Yazının devamını oku
  • İyi hissetmek iyileşmek anlamına gelmiyor: Derve

    Kürt coğrafyasında tarihin yakın döneminde yaşananlar tarih anlatısının yanı sıra sanat ile anlatılmadığı müddetçe, bu tarihe dair bilinen ama aslında tam hissedilmeyen bir bağlamdan kopamayacaktır. Bu tarih için derinde duyulmayan veya kulakları sağıra çalan çığlıklarla yakın zamanda Kürt sanatçılar tarafından duymak istemeyenlere inat bir şekilde tarihe not düşülürcesine kulaklarda ses olmaya devam ediyor. Duymayanlar veya d...

    Yazının devamını oku
  • Değişimin etkin yolu: Seçimli diktatörlük rejiminin rıza üretmesine set çekmek

      Bu yazıda AKP iktidarının açmazlarına ve rejimin neden sürdürülebilir olmadığına değinmeyeceğim. Bu daha az yararlı bir egzersiz olurdu çünkü bu konuya değinen yazılar/fikirler halihazırda çok yaygın bir şekilde dile getiriliyor. Aynı zamanda, açmazlarının kabarık sayıda olması AKP rejimi gibi seçimli diktatörlüklerin rıza üretmesine ve olması gerekenden daha uzun bir süre ayakta kalmasına engel oluşturmuyo...

    Yazının devamını oku
  • Kenan Budak bize sesleniyor

    Darbe tiyatrosunun ardından gerçekleştirilen sivil darbenin üzerinden dört yıl geçti. Partiler, sendikalar kapatılmadı ama tutuklanan binlerce aktivisti, her sabah yeni bir operasyonla gözaltına alınan, sindirilmeye çalışılan binlerce muhalifi, el konulan belediyeleriyle darbe günlerini aratmayan zamanlardayız. İşte tam da buna benzer bir dönemin hatıratından sesleniyor katledilişinin 39. Yılında Kenan Budak bize… Direnin diyor. Zulme diren...

    Yazının devamını oku
  • Ayasofya’da Fatiha okumak Erdoğan’ın makus talihini değiştirmez!

    SiyasiHaber'den Erdoğan nezle olsa Karagül kırkbir derece ateşle zatürre olur. “Çocuktan al haberi!” denir ya, Erdoğan’ın Ayasofya’da Fatiha suresini okumasının manasını anlamak, politik düşünce dünyasını kavramak isteyenler, İbrahim Karagül’ün Yeni Şafak’ta bugün yayımlanan “Ayasofya! Son Haçlı seferi de durduruldu. ‘Zulüm 1453’te başladı’ diyenler için tarih bitt...

    Yazının devamını oku
  • İlerici Enternasyonal komünist enternasyonalin bir adımı kılınabilir

      Küresel dayanışma acil zorunluluk haline geldi 21. yüzyıl dünya kapitalist pazarının daha fazla bütünleşmesini getirirken zaten enternasyonalist olmak zorunluluğunda olan işçi sınıfı hareketini de daha fazla bu doğrultuda zorlar hale geldi. Sadece bununla kalmadı, sınıf mücadelesini yeni toplumsal değişim dinamikleriyle de yeni türden ülkesel ve küresel bir mücadele birliği içine soktu. Korona salgınının buna eklenmesiy...

    Yazının devamını oku
  • Politik Çaresizlik: Gençlik Korkusu

      Her yıl olduğu gibi 2020 senesi de bugünlere gelinceye dek oldukça hareketli geçti. Her alanda birçok eylem ve karşı çıkış gerçekleşti. Bu o kadar alışılagelen bir durum halini aldı ki artık iktidarın bir çıkmazı olmaktan çok bu tip olgular halkın yaşam tarzı olmaya başlamıştır. Apolitik bir kitle neredeyse kalmamıştır. Elbette politika kavramından ve onun gerçekliğinden uzak duran insanlardan bahsetmek mümkün ama p...

    Yazının devamını oku
  • Saflar net, erkeklik cephesi ve kadınlar cephesi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz hafta Uluslararası İstanbul Sözleşmesi ile ilgili vazgeçtiğimiz takdirde bedeli ne olur minvalinde talimat verdi. Bir yandan anketlerle ülke içinde nabız yoklarken, diğer yandan uluslararası alanda gelecek tepkileri hesaplayarak İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmenin bedelini ölçüyor şimdilerde. 5 Ağustos’ta karar verilecek diye de basına bilgi geçildi. AKP’ye ve Cu...

    Yazının devamını oku
  • İstanbul Sözleşmesi’ni değil ‘Eril Sözleşme’yi boz

      Bundan beş yıl önce 33 insan, düşlerinin peşinden ellerinde oyuncaklarla gittikleri çocuklara ulaşamadan öldürüldü Suruç’ta. Bugün beş gündür gülüşünün güzelleştirdiği bir fotoğrafla aranan bir genç kadın ölü bulundu. Yine korkunç şekilde öldürülmüş olduğunu gördük. Suruç’tan sağ çıkanlar yol arkadaşlarının ve ördeğin &...

    Yazının devamını oku
  • Yapay zeka ayrımcı olabilir mi?

      Bankaların müşteri hizmetlerinde bizi karşılamaya başlayan sesli yanıt sistemleri, Netflix’in bize önerdiği filmler ve birçok uygulama alanıyla yapay zeka gündelik yaşantımıza girdi. Kaybolacak meslekler, işgücünün dönüşümü, veri güvenliği gibi birçok konu tartışılırken sizce yapay zeka ayrımcı olabilir mi? Ayrımcılık subjektif bir karar olarak dururken makineler ayrımcı olabilir mi gerçekten? Yapay ze...

    Yazının devamını oku
  • Birinci Dünya Savaşı’nda Türkiye

    1914-1918 yılları arasında yaşanan Birinci Dünya Savaşı, sadece Osmanlı İmparatorluğu için değil, tüm dünya için inanılmaz büyük değişimlerin dönüm noktasıdır. Sanayileşme ile birlikte pazar paylarını arttırmak isteyen emperyal güçlerin savaş dışında başka bir seçenekleri kalmamıştı ve bahane bulmak da kolaydı. Peki, Osmanlı İmparatorluğu bu dönüşüme nasıl yakalandı? Hemen hiçbirimiz doğru dürü...

    Yazının devamını oku
  • 6284’ü Savunma Refleksi ve Kamu Sendikalarının Tutumu

      Ülkede aklı salim vicdanı salim kadınlar, kadın mücadelesinin bir parçası olarak bugüne kadar 6284 Sayılı Kanunun ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için canla başla mücadele ederken bugün de söz konusu sözleşmeden çıkmaya çalışanlara karşı direniyor. Zira özellikle kadınlar için evin içinden sokakta yürüdüğü kaldırımın taşına kadar her yer direniş her yer çatışma...

    Yazının devamını oku
  • +Ağaoğlu, “Üç Beş Kişi”, Birey ve Toplum

      Okuyacağınız yazı, yakınlarda yitirdiğimiz Adalet Ağaoğlu’nun “Üç Beş Kişi” adlı romanına ilişkin bir değerlendirmedir (Remzi Kitabevi 1984 basımı). Yazıda, Ağaoğlu’nun sadece bu romanı ele alınmakta, önceki ve sonraki yapıtlarıyla karşılaştırma çerçevesinde yazarın “gelişim çizgisi” ile ilgili herhangi bir yorum yapılmamaktadır. Ağaoğlu’nun romanı, edebiyatta “bilinç akışı” tekniğinin...

    Yazının devamını oku
  • Ermenistan-Azerbaycan gerilimi: Çatışmayı kim başlattı?

      Savaşı kimin başlattığının gerçekte hele hele savaşın devam ettiği bir zeminde pek bir anlamı olmayabilir. Hiç bir zaman bu sorunun yanıtını da bulamayabiliriz. Fakat bir kaç gündür devam eden kısmen sakinleşen, bu yazının hazırlandığı Perşembe sabahı tekrar hareketlenen Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki çatışmada olay her ne kadar çok boyutlu olsa da kimin ne tür saiklerle zaten uzun zamandır var olan gerilimi hareketlendirdiği ö...

    Yazının devamını oku
  • “Liberal şiddet”in gölgesinde, kapitalizm, ırk, sınıf - I

      25 Mayıs 2020’de ABD’nin Minnesota kentinde işlenen bir cinayet, yani Derek Chauvin isimli beyaz polis memurunun George Floyd’u gözlerimizin içine baka baka öldürmesi sonrasında başta ABD olmak üzere çeşitli ülkelerde gelişen tepkiler üzerine çok şey yazıldı, konuşuldu. Gayet anlaşılır bir şekilde, yazılıp konuşulanlar daha çok ABD’deki ırkçılığın ya da Floyd’un öldürülmesi ...

    Yazının devamını oku
  • ABD'de siyahi liberal oydaşma ve sonrası

      Amerika Birleşmiş Devletleri`nin kırk dördüncü başkanı Barack Obama göreve geldiğinde toplumun emekçi kesimleri, siyahiler ve hispanikler önce mevcut ekonomik düzende ve daha sonra da siyasal-kurumsal yapıda bir dönüşümün mümkün olabileceğini hayal ettiler. Obama`nın başkanlık kampanyası sloganı “Change We Need” (ihtiyaç duyduğumuz değişim) bir umut vadediyordu. Toplum 21. yüzyılın ilk büy&u...

    Yazının devamını oku
  • İçinde bilgiyi saklı tutan yaşam… Silsile

      İnsan bazen kendi içine döner. Her ne kadar benzemese de günü buluşturur belleğinde. Tam da öyle günler yaşıyoruz. Tam da anne özlemi, tam da özgürlük beklentisi… hani doluya koyarsınız almaz, boşa koyarsınız da dolmaz ya, işte öyle… Her şey uzaklaşır, keşke düş/ünce/lerin de uzaklaşsa, huzura erse... Pek mümkün olmaz bu, çünkü bıraktığın yerde durmamış herkesçe kendi doğr...

    Yazının devamını oku
  • 21. yüzyıl işçileri için bir aplikasyon: Wobbly

    İnsan bir “Getir” motosikletinin üzerinde İstanbul’un karmaşası içinde evine yiyecek içecek söyleyen insanlara çeşitli malzemeler dağıtırken nasıl bir kolektif yaşam inşa edebilir ki? Ya da bir kargo dağıtımcısı sabahları depoda kaldığı kısacık sürede iş arkadaşlarıyla sorunlarını paylaşıp iş koşullarına yönelik hangi düşüncelerini sağlıklı bir şekilde paylaşabilir? Tabi ki ellerimizdeki akıllı telefonlar sayesinde yalnız ka...

    Yazının devamını oku
  • İlerici Enternasyonal dünya gericiliğine karşı duvar olabilir

    Milimetrenin on binde biri büyüklüğündeki SARS-CoV-2 virüsü dünyayı kasıp kavurmaya başlamadan önce ABD ve AB 2008 krizinden kurtulamadıklarını kabul ederek yeniden faizleri düşürmeye, negatif faiz uygulamaya karar vermişlerdi. Dünya kapitalizmi geçen yüzyılın başındaki gibi uzun devreli bir krize girmiş olduğunu her semptomuyla ortaya koymaktaydı. Hiçbir burjuva tedbirin krizin önünü almaya yetmediğini d&uu...

    Yazının devamını oku
  • İstanbul Sözleşmesi’nin iktidar söylemi ile açık ihlali

      İstanbul Sözleşmesi’nin iktidar söylemi ile açık ihlali: Toplumsal cinsiyet-cinsel yönelim ve “bizimle uyuşmuyor” meselesi İstanbul Sözleşmesi‘ne karşı özellikle son iki yıldır devam eden içi boş karalama kampanyasında gördüğümüz son perde Numan Kurtulmuş’un açıklamalarıydı[1]. Kampanyanın ilk perdesi hatırladığım kadarıyla durmaksızın nefret söylemi yayan sözde gazete Yeni...

    Yazının devamını oku
Popüler Haberler