• Tanrıların oyunu yeniden kurgulanıyor

    Bir şair, bir programcı, bir masal anlatıcısı, bir felsefeci, bir kaotik çizgi oluşturmak amacıyla bir araya gelirler. Her birinin birbirini tanımadığını, ama aslında birbirlerine bir şekilde sıkı sıkıya bağlı olduğunu, bu kopmaz bağlar nedeniyle de birbirlerine kin, nefret, belki de düşmanlık beslediklerini öğreniriz. Aaa, dikkat ettiniz mi, bu tam da yaşadığımız hayat değil mi? Bugün, her nerede yaşıyorsak orada da aynı şeylerin hayatın gündelik akışı içerisin...

    Yazının devamını oku
  • 4. Sanayi Devrimi (III): Bir felaketin habercisi ya da komünizmin gerçekleşme zemini

      4. Sanayi Devrimi (I: )Bolşevik köklerimiz bizden yeniden yapılanma istiyor başlıklı yazıyı okumak için üzerine tıklayın   4. Sanayi Devrimi (II): Ya Komünizm ya Felaket başlıklı yazıyı okumak için üzerine tıklayın MAHİR SAYIN   Günümüzün bilimsel gelişmeleri ve bunların hayatımıza müdahale hızı geçmişle kıyaslanamayacak bir hızla sürüyor. Bilimsel gelişim üssel...

    Yazının devamını oku
  • 4. Sanayi Devrimi (II): Ya Komünizm ya Felaket

      Yazarın 4. Sanayi Devrimi (I): Bolşevik köklerimiz bizden yeniden yapılanma istiyor yazısına ulaşmak için tıklayın   MAHİR SAYIN   Lenin “Ne Yapmalı’da Pisarev’den “hayal görelim..” diye başlayan bir pasaj aktarır. Lenin için mesele yaratıcı fikirler sahibi olmak, düşünülemeyeni düşünülür hale getirmek ve elbette bu “hayalin” gerçekle tema...

    Yazının devamını oku
  • Sanat yangınları da söndürür

    Öyle bir dönemdeyiz ki, yanıyoruz! Yangınlar sadece ormanları değil, yaşamımızı da alevler içinde bıraktı. Ekonomik olarak da böyle, siyaset olarak da… Toplumsal olarak da yanıyoruz. Belki bütün dünya yanıyor. İklimsel yanıyoruz. Kutuplar da ormanlar gibi alev alev…   Bir şey yapmalı!   Karınca, yanan ormana su taşıyormuş ağzında. Gülmüş birileri, “bir damla bile değil, boşuna yoruluyorsun” demişler. &...

    Yazının devamını oku
  • Macron'un reformu, Sisifos'un kayası!

    Fransız hükümetinin gündeme getirdiği ve Fransız işçi sınıfının ilerleyen günlerde tonu daha da artacak tepkisiyle karşılaşan “emeklilik reformu”, Yunan mitolojisindeki Kral Sisifos’un hikayesini andırıyor. Hikayeye göre tanrıları kızdırdığı için Olimpos dağının eteklerindeki bir kayayı iterek dağın tepesine taşımakla cezalandırılan Sisifos, kaya tepede sabitlendiğinde cezadan da kurtulacaktır. Ama hikmetinden sual olunmaz tanrılar k...

    Yazının devamını oku
  • Bolşevik köklerimiz bizden yeniden yapılanma istiyor

    MAHİR SAYIN 4. Sanayi Devrimi (I): Bolşevik köklerimiz bizden yeniden yapılanma istiyor Türkiye sosyalist hareketi muhtemelen dünyanın en talihsiz oluşumlarından biridir. İnsanlığı tarih öncesinden gerçek insanlık tarihine taşıyan Ekim Devriminin ülkesi SSCB’ye yakın olması sanki bir talih gibi düşünülecek olsa da, tam da bu özellik onun talihsizliğinin temellerinden birini oluşturur. Türkiye sosyalist hareketi dediğimiz o...

    Yazının devamını oku
  • Bedeni sürgünde, aklı ve vicdanı ülkesinde bir gazetecinin 'Sürgün Yazıları'

    Yakın gelecekte 100. yaşını kutlayacak Türkiye’nin, bu geçen sürenin büyük bölümünde en çok baskı altında tutulanlar gazeteciler olmuş. Hep bir sansür yaşanmış, hâlâ da yaşanmakta… Hakkında dava açılmamış gazeteci bir elin parmaklarının sayısından az. Hapsedilmemiş olanlarsa neredeyse yarıdan fazla. Tüm bu baskı ve sorunlardan kurtulmak isteyenlerin “suya sabuna dokunmayan”, basının deyişiyle y...

    Yazının devamını oku
  • Yaşanmışlıklar üzerinden çıkarılan dersler: Ayrık Otu

    1960 ile birlikte, üzerimize büyük gelen anayasanın da etkisiyle belli bir uyanış başladı. Sendikalarla, partilerle, öğrenci hareketleriyle birlikte toplumsal muhalefet hayatın içinde yer almaya, sesini duyurmaya başladı. Tamam, tek tekti başta, cılızdı sesi, ama yılmadan, bıkmadan, usanmadan, yüksünmeden, azı çoğu aramadan yiğitçe mücadele eden “öncü”ler aracılığıyla çoğaldılar. Egemen erk, toplumsal muhalef...

    Yazının devamını oku
  • Kayyımlar: Kokmuşlar mezarlığı

    Cem Karaca’nın onlarca enfes şarkısından belki de en bilinen ve en parlaklarından biri olan keskin bir siyasi satir mahiyeti taşıyan ‘’ bindik bir alamete’’ şarkısı,  pek çok açıdan kendi müthiş hasletleri dışında genelde kapitalizmin özelde T.C. devletinin mündemiç arazlarından ötürü muayyen aralıklarla yeniden ve yeniden memleket güncel ahvalinin hulasasını verebilmeyi başarıyor.   Böylece...

    Yazının devamını oku
  • Kayyumun kodları

    Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine kayyum atandığı haberinin sosyal medyaya düştüğü 19 Ağustos’un ilk saatlerinden buyana ülkenin birinci gündemi kayyumlar. Ne orman yangınları, ne İdlib çatışmaları ne de Rusya ziyareti kayyum gündemini alt sıralara itmeyi başaramadı. İdlib’de düştüğü çaresizliğin karşılığı olarak (!) Erdoğan’ın Putin’e ödetti dondurmanın parası şöyle bir dalga...

    Yazının devamını oku
  • Boris Johnson'dan temsili demokrasi üzerine bir ders

    2008 İktisadi buhranından bu yana takriben 10 yıllık bir süredir halkı sersemleten, yoran kamu harcaması kesintileri, kemer sıkma politikaları, vergi artışları,  sosyal hak kayıplarıyla ilerleyen büyük bir mali çöküntü içinde olan İngiltere’de iktisadi kriz 3 yıl önce gerçekleştirilen Brexit Referandumundan bu yana evvela parlamenter ardından siyasal krize dönüşmüştü.   2016’deki referanduml...

    Yazının devamını oku
  • Özdemir İnce’nin Irkçılığı, Dilin Kirliliği*

    Özdemir İnce 23 Ağustos 2019 tarihli Cumhuriyet’te yayımladığı “Kirlenen dil sorunu” başlıklı yazısında yazılı ve görsel basında Türkçe kullanımındaki özensizlikleri konu ediniyor.  İnce haksız değil elbet. Dil kirlendi!  Yazısına bakılırsa, İnce ırkçılığı ya da cinsiyetçiliği dilin kirlenmesinde rol oynayan faktörler arasında görmüyor. Oysa, İnce’nin kendi yazıları dahi ırkçılık ve cinsiyet&cc...

    Yazının devamını oku
  • Baroların boykotu: “41 kere maşallah!”

    MEHMET ALİ AYAN 2 Eylül’de Beştepe Sarayı’nın kongre salonunda gerçekleştirilecek olan Adli Yıl Açılış Törenine katılmayı reddeden baro sayısı neredeyse saat saat arttı. Tören için Yargıtay Başkanlığı Türkiye’deki bütün barolara davet göndermişti. Bu daveti ilk olarak İzmir Barosu reddetti ve “Bize kalırsa, siz de o salona gitmeyin” diye karşılık verdi. İzmir Barosu’nun ardından diğerleri de Yargıtay&r...

    Yazının devamını oku
  • Şafak darbesine karşı susmayacağız, durmayacağız…

    TÜLAY HATİMOĞULLARI Yine bir sabah şafak darbesi yaşadık. Diyarbakır, Van, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanları görevden alındı. AKP/MHP faşist ittifakı oldukça tanıdık bir planı devreye soktu. Atanan kayyumlar, belediye başkanları şahsında Kürt halkının iradesine hakarettir. Türkiye demokrasisine, hukukuna, şaibelerin yoğun olduğunu bildiğimiz seçim sistemine de hakarettir. Türk, Kürt, Arap bu ülkede yaşayan 72 millete hakarettir...

    Yazının devamını oku
  • Evren Barış Yavuz Van'daki kayyum izlenimlerini yazdı: Kayyum nedir?

    Yakın bir zamanda stratejik plan sürecine danışmanlık vermek için bir süre Van’da idim. Kayyum sonrasının nasıl bir tahribata yol açtığını, mesleki bir gözle anlatacağım. Kayyum sadece siyasi hak gaspı değildir çünkü. “Kayyum” uygulaması bütünüyle halk düşmanı pratiklere dayanır. Bütün yerel yönetimlerde ilk yapılan iş kadınlara yönelik hizmet birimlerini kapatmak olmuş. Kadın Sığınma Evi, ...

    Yazının devamını oku
  • 17 Ağustos’un 20. yılında afet güvenliği

    CAN ÇAĞLAYAN 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremin üzerinden geçen 20 yılın sonunda hâlâ aynı soruya cevap aramaya devam ediyoruz: Bir dahaki seferde benzeri bir depreme daha hazırlıklı olacak mıyız? Bu 20 yılı neoliberal politikaların egemenliğinde ve üstüne üstlük yaklaşık 17 yılını da “Deprem takdiri ilahi bir olaydır” anlayışının iktidarında geçirince, yanıt ister istemez baştan “Hayır” oluyor. ...

    Yazının devamını oku
  • “Aklımı başımdan zay eylemişler”

    ŞENOL MORGÜL Homo Deus’a evrilen dünyada kainatı değilse bile insanı “Yapay Zeka” ile başka şekilde “yaratmak”  için tarih bile vermişler! Akıl yürüten, yapay zekalı, şimdilik çocukluk aşamasında olan insanımsı makineler yapmaya çoktan başlanmış bile. Her şeyi bizden daha iyi düşünüp bizden daha iyi yapacaklarmış. Hem de kendi kendilerine öğrenip kendi “kafalarına” göre ç&ou...

    Yazının devamını oku
  • Bahçe diye bir kadın

    KORKUT AKIN   Şiir, bir boyutuyla, bambaşka dünyaların kapılarını açmamıza yarayan anahtardır. Bir boyutuyla düşler dünyasına sokar bizi sakınmaksızın, bir diğer boyutuyla da çeker çıkarır o bozuk düzenin içinden. Peki, niye “boyut”? Çünkü şiir çok boyutlu dünyanın bilinen boyutlarına eklenen bir yenisidir de onun için. Her şiirde her dizede her sözcükte hatta, yenilenir yeni b...

    Yazının devamını oku
  • Düzce’de yaşanan “sehven afet”

    CAN ÇAĞLAYAN   17-18 Temmuz tarihlerinde 7 yurttaşın ölümüne, yüzlerce binanın hasar görmesine neden olan sel ve heyelan olaylarının ardından en çok tartışılan konu, ne yazık ki, Düzce’nin afet bölgesi ilan edilip edilmediği konusu oldu. Afet sonrasında yapılacak yardım ve destekler için afet mevzuatı gereğince alınması gereken idari kararların alınıp alınmaması tartışması öne çıktı. Oysa toplumun öncelikli...

    Yazının devamını oku
  • Komşuyla da komşusuz da olmuyor

    İnsanlığın, başından beri değilse de yerleşik yaşama geçişinden bu yana var olan bir olgu komşuluk… Kimi zaman, çoğunlukla demek gerekir sanırım, bir gereksinim amaçlı kapısını çaldığımız, bir şeyler istediğimiz kişi(ler) komşularımız. Günümüzde kapıda, asansörde yüz yüze gelince yalancı bir gülümseyişle, zoraki selamlaşılan… Hélène L'Heuillet, insanların birlikte varoluşu üzerine düş...

    Yazının devamını oku
Popüler Haberler