• Baroların boykotu: “41 kere maşallah!”

    MEHMET ALİ AYAN 2 Eylül’de Beştepe Sarayı’nın kongre salonunda gerçekleştirilecek olan Adli Yıl Açılış Törenine katılmayı reddeden baro sayısı neredeyse saat saat arttı. Tören için Yargıtay Başkanlığı Türkiye’deki bütün barolara davet göndermişti. Bu daveti ilk olarak İzmir Barosu reddetti ve “Bize kalırsa, siz de o salona gitmeyin” diye karşılık verdi. İzmir Barosu’nun ardından diğerleri de Yargıtay&r...

    Yazının devamını oku
  • Şafak darbesine karşı susmayacağız, durmayacağız…

    TÜLAY HATİMOĞULLARI Yine bir sabah şafak darbesi yaşadık. Diyarbakır, Van, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanları görevden alındı. AKP/MHP faşist ittifakı oldukça tanıdık bir planı devreye soktu. Atanan kayyumlar, belediye başkanları şahsında Kürt halkının iradesine hakarettir. Türkiye demokrasisine, hukukuna, şaibelerin yoğun olduğunu bildiğimiz seçim sistemine de hakarettir. Türk, Kürt, Arap bu ülkede yaşayan 72 millete hakarettir...

    Yazının devamını oku
  • Evren Barış Yavuz Van'daki kayyum izlenimlerini yazdı: Kayyum nedir?

    Yakın bir zamanda stratejik plan sürecine danışmanlık vermek için bir süre Van’da idim. Kayyum sonrasının nasıl bir tahribata yol açtığını, mesleki bir gözle anlatacağım. Kayyum sadece siyasi hak gaspı değildir çünkü. “Kayyum” uygulaması bütünüyle halk düşmanı pratiklere dayanır. Bütün yerel yönetimlerde ilk yapılan iş kadınlara yönelik hizmet birimlerini kapatmak olmuş. Kadın Sığınma Evi, ...

    Yazının devamını oku
  • 17 Ağustos’un 20. yılında afet güvenliği

    CAN ÇAĞLAYAN 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremin üzerinden geçen 20 yılın sonunda hâlâ aynı soruya cevap aramaya devam ediyoruz: Bir dahaki seferde benzeri bir depreme daha hazırlıklı olacak mıyız? Bu 20 yılı neoliberal politikaların egemenliğinde ve üstüne üstlük yaklaşık 17 yılını da “Deprem takdiri ilahi bir olaydır” anlayışının iktidarında geçirince, yanıt ister istemez baştan “Hayır” oluyor. ...

    Yazının devamını oku
  • “Aklımı başımdan zay eylemişler”

    ŞENOL MORGÜL Homo Deus’a evrilen dünyada kainatı değilse bile insanı “Yapay Zeka” ile başka şekilde “yaratmak”  için tarih bile vermişler! Akıl yürüten, yapay zekalı, şimdilik çocukluk aşamasında olan insanımsı makineler yapmaya çoktan başlanmış bile. Her şeyi bizden daha iyi düşünüp bizden daha iyi yapacaklarmış. Hem de kendi kendilerine öğrenip kendi “kafalarına” göre ç&ou...

    Yazının devamını oku
  • Bahçe diye bir kadın

    KORKUT AKIN   Şiir, bir boyutuyla, bambaşka dünyaların kapılarını açmamıza yarayan anahtardır. Bir boyutuyla düşler dünyasına sokar bizi sakınmaksızın, bir diğer boyutuyla da çeker çıkarır o bozuk düzenin içinden. Peki, niye “boyut”? Çünkü şiir çok boyutlu dünyanın bilinen boyutlarına eklenen bir yenisidir de onun için. Her şiirde her dizede her sözcükte hatta, yenilenir yeni b...

    Yazının devamını oku
  • Düzce’de yaşanan “sehven afet”

    CAN ÇAĞLAYAN   17-18 Temmuz tarihlerinde 7 yurttaşın ölümüne, yüzlerce binanın hasar görmesine neden olan sel ve heyelan olaylarının ardından en çok tartışılan konu, ne yazık ki, Düzce’nin afet bölgesi ilan edilip edilmediği konusu oldu. Afet sonrasında yapılacak yardım ve destekler için afet mevzuatı gereğince alınması gereken idari kararların alınıp alınmaması tartışması öne çıktı. Oysa toplumun öncelikli...

    Yazının devamını oku
  • Komşuyla da komşusuz da olmuyor

    İnsanlığın, başından beri değilse de yerleşik yaşama geçişinden bu yana var olan bir olgu komşuluk… Kimi zaman, çoğunlukla demek gerekir sanırım, bir gereksinim amaçlı kapısını çaldığımız, bir şeyler istediğimiz kişi(ler) komşularımız. Günümüzde kapıda, asansörde yüz yüze gelince yalancı bir gülümseyişle, zoraki selamlaşılan… Hélène L'Heuillet, insanların birlikte varoluşu üzerine düş...

    Yazının devamını oku
  • İklim değişikliği ile Rus ruleti

    CAN ÇAĞLAYAN Sıklığı ve şiddeti giderek artan seller, fırtınalar, kuraklık, nesli tükenen canlılar, su kaynaklarının tükenmesi gibi doğrudan gezegendeki yaşama dokunan etkileriyle iklim değişikliği sadece endişelerimizi artırmakla kalmıyor, hızlı bir şekilde iklim değişikliğine müdahale edilmesi gerektiğini, kaybedecek zaman olmadığını da gösteriyor bizlere. İklim değişikliği, kâr hırsı dizginlenmemiş kapitalistler ile kapitalizme hizmet edenler bir yana, insa...

    Yazının devamını oku
  • Elveda 'Beyaz Zulu', seni 'iyi bilirdik'

    Sonunda Johnny Clegg, nam-ı diğer "Beyaz Zulu" da göçüp gitmiş. Ömrünü apartheid düzenine karşı mücadeleye adamıştı. Güney Afrika'nın Miriam Makeba'dan sonra (ki yaşı 50-70 arasında olup da onun "pata pata"sını duymayan kimse yoktur) herhalde en iyi şarkıcısıydı. "Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş". Johnny Clegg de kuşaklar boyunca kulaklarımızda çınlayacak, zihnimizde yankılanacak güzelim şark...

    Yazının devamını oku
  • Kandil’e girmek kurtuluş mu?

    LEYLA UYAR   Kürt Özgürlük Hareketinin uzun süredir işaret ettiği işgal politikalarına son vermesi çağrısına karşılık, Türkiye Bölgede daha çok konumlanmaya devam ediyor. Bir süredir Şengal Bölgesinde sivil halka yönelik yapılan hava saldırıları ve sivillerin katledilmesine yönelik Başur halkı güçlü itirazlarda bulunuyor. Başur Halkının işgale dikkat çekerek Türk Askerinin konuşlandığı ye...

    Yazının devamını oku
  • Muğla’da “ekolojik demokratik toplum projesi”ne suikast yapıldı

    MAHİR SAYIN   Düşmana zarar verdiği sanılan birçok eylem ona zarardan çok yarar getiriyor olabilir. Düşman rakibini eğitir: Tarih boyunca köle sahiplerine karşı mücadele edenler arasından köle sahiplerinin ideolojisini benimseyerek, başardıklarında kendileri köle sahibi olanlar çıkmıştır. İşçi sınıfını burjuvazinin egemenliğinden kurtaracağını söyleyenlerin de onu kendi egemenlikleri altına aldıklarını da gördü...

    Yazının devamını oku
  • İnce Tren

    KORKUT AKIN   Bir zamanlar komünist icadı olduğu, ülkeye komünizm getireceği söylenen tren -ki, o zaman kara trendi- hızlanınca kapitalizmin simgesi oldu… Yer bulunmuyor artık. Bilge Olgaç, -çiçekler çelenk örsün başucunda- senaryosunu, rahatsız edilme olasılığı en düşük olduğu için trende yazdığını anlatırdı. Raylardan gelen o ritmik sesle daktilo tuşlarının düşle dolu tıkırtısı besbelli coşturu...

    Yazının devamını oku
  • Adı Hogir’di

      KORKUT AKIN Yakın tarihin en acımasız, en kanlı, en acı katliamlarından biri 20 Temmuz 2015’te Suruç’ta yaşandı, 33 canımızı aldı aramızdan. Onlar muhakkak ki yüreklerimizde, barış mücadelemizde yaşıyor. Unutursak unutuluruz! Barış için sadece işlerini, sevdiklerini değil yaşamını da bırakan insanlardı onlar. Çocukların mutlu olması için oyuncak, kitap götürüyorlardı Kobane’ye... Suruç&rsquo...

    Yazının devamını oku
  • Çağımızın bir kahramanı: Carola Rackete

    MUSTAFA KEMAL ERSÖZ Memlekette her daim bir damarı bulunan,kitle tabanı olan, bir kriz yönetim enstrümanı olarak aynı zamanda zımni bir tehdit aracı olarak devletlû, resmi ve gayri nizami şebekelerce hep el altında tutulan,bizatihi örgütlenen, “münferit abi” kod adıyla bilinen “halkımızın haklı tepkisi”, “milletimizin hassasiyetleri”, “milli refleksler” vb. söylemlerle kılıf giydirilen ve her daim korunup...

    Yazının devamını oku
  • Ellerinin izinde

    KORKUT AKIN “Açıyorum/birer birer/kitaplarını.                 Satırların/üzerinde/ellerinin izi var.”  Nâzım Hikmet, “Portatif Karyola” şiirini kendisi için mi yazmış, bilinmez ama ellerinin izi bulunan kitaplar şimdi bizlerin huzurunda… Müthiş bir heyecan, büyük şairin ellerinin değdiği, sayfalarını karıştırdığı, varsın kendi yazdığı...

    Yazının devamını oku
  • AKP’nin İstanbul kalesi düştü: Artık baş aşağı gidiyorlar!

    HALİT ELÇİ Dün yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi, demokrasi güçlerinin ve AKP-MHP faşist bloğunun karşıtlarının zaferiyle sonuçlandı. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve şürekâsının siyasi teamülleri, hukuku, “milli irade mefhumu”nu ağır biçimde zorlayarak, kanırtarak YSK eliyle iptal ettikleri İstanbul seçimlerinin tekrar-seçimi, Ekrem İmamoğlu’nun rakibi Binal...

    Yazının devamını oku
  • Kış geliyor

    MUSTAFA KEMAL ERSÖZ Mor ve Ötesi grubunun onlarca müthiş şarkısından belki de en güzellerinden olan “Kış geliyor” şarkısı şöyle başlar: “Kış geliyor bağıra çağıra…” memleket ahvalinde de her ne kadar baharın gelebileceği, her şeyin güzel olacağı umulan bir eşikte durulduğuna dair bir beklenti söz konusu olsa da bizleri gittikçe yaklaşan sert bir kışın beklediği de görülebiliyor.  Bu metin tekrarlana...

    Yazının devamını oku
  • Solun 23 Haziran’daki tercihi: Siyaset yapmak mı, siyasetten kaçmak mı?

    MEHMET ALİ AYAN Siyasette ayrışma ve/veya bölünmeler, sadece program, ilkeler veya ideolojik sorunlar üzerine yapılan tartışmalardan çıkmaz. Bir o kadar, hattâ daha ziyade, kritik anlarda somut koşulların dayatmasıyla yapılan taktik değişikliklerinden, alınan beklenmedik kararlardan da çıkar. Bunların elbette bir teorik-ideolojik arka planı vardır ama sonradan açıklanır. İstim arkadan gelir yani. O zamana kadar belli bir doğrultuda yürüm&uum...

    Yazının devamını oku
  • TKP, ESP ve Devrimci Parti’nin seçim tavrı: Politikasızlığın politikası!

    “Halkımıza” diye yayınladıkları bildiriye gelen tepkilerin ardından “Biz bir boykot çağrısı yapmadık, bu süreçte insanlara oy kullanmayın da demedik, yalnızca “TKP üyeleri oy kullanmayacak” dedik.” diyerek çevir kazı yanmasın havası çalan TKP’nin seçim tavrı epey tartışıldı. Tartışılmayan ise aşağı yukarı TKP’yle aynı tutumda olan ESP ve Devrimci Parti’nin tavrı. 23 Haziran’da yenilenecek ...

    Yazının devamını oku
Popüler Haberler