İzmir polisinden LGBTİ+ aktivistine takip, işkence, kaçırma!

İzmir’de İstanbul Sözleşmesi eylemine katılan LGBTİ+ aktivisti İsmail Temel, polis tarafından takip edilerek darp edildi. Baygın haldeyken kaçırılarak gözaltına alınan Temel, o anların görüntülerini Twitter üzerinden paylaşırken, yaşadıklarını da anlattı.

İzmir polisinden LGBTİ+ aktivistine takip, işkence, kaçırma!

 

SiyasiHaber

Geçtiğimiz günlerdeTürkiye genelinde eş zamanlı olarak İstanbul Sözleşmesi'ne dönük saldırılara karşı eylemler düzenlendi. İzmir'de yapılan eylemde basın açıklamasının ardından yürümek isteyen kadınlara polis saldırısı gerçekleşti. 16 kadın işkenceye uğrayarak gözaltına alındı.

Kadınların saçlarından sürüklenerek gözaltına alındığı görüntüler yankısını sürdürürken İzmir polisinin işkencesinin bunla sınırlı kalmadığı ortaya çıktı.

İzmir’de İstanbul Sözleşmesi eylemine katılan LGBTİ+ aktivisti İsmail Temel, polis tarafından takip edilerek işkenceyle baygın haldeyken polis tarafından kaçırıldı. Ruh halim, psikolojim hepsi alt üst olmuş durumda diyen Temel, “Hakkımı her yerde arayacağım ama bunu yanlız yapacak bir güce sahip değilim. Bu süreçte benimle birlikte olmanız benim için hem çok hayati hem de çok kıymetlidir. Lütfen benim sesim olun” dedi.

 

Temel, yaşadıklarını şu paylaşımlarla anlattı:

"CİNSEL YÖNELİMİM YÜZÜNDEN YOK SAYILAN EVRENSEL HAKLARIM İÇİN VE BU HAKLARIN GÜVENCE ALTINA ALINMASI İÇİN (YAŞAMA HAKKI, EŞİT YURTTAŞLIK, BARINMA HAKKI...) KATILDIĞIM "BARIŞÇIL" İSTANBUL SÖZLEŞMESİ EYLEMİNDEN SONRA İŞKENCE İLE GEREKÇESİZ BİR ŞEKİLDE KAÇIRILDIĞIMI TEŞHİR EDİYORUM

O5.08.2020 tarihinde katıldığım İstanbul Sözleşmesi eyleminde eşcinsel kimliğimle orada olduğum için eylem sırasında hedef alındım. Beni özellikle hedef aldıkları için oradan biraz daha geriye gitmek istedim ama beni adım adım eylemin kenarından takip eden polisleri görünce+

tekrar en öne geçtim. Zaten o esnada tekrardan bir hücum oldu. Polisin bizi kalkanlarıyla nasıl ezdiğini de videodan görebilirsiniz. Eylemin sonuna yaklaştıkça ön kısımlardaki insanlardan sürekli "kaç git seni alacaklar" uyarısını duyduk.

Yanımdaki kadınlar ile eylem bitince dağılmadan gurup halinde (en fazla 10 kişi ) taksiye kadar yürüme kararını aldık. Eylem bitti, dediğimiz gibi taksiye kadar birlikte yürüdük. Yürürken arkamızdan, önümüzden, sağımızdan, solumuzdan her yerden hem sivil hem de üniformalı+

polisler takipteydi. Taksiye bindim ama biner binmez bir polis beni kolumdan sertçe tutarak dışarı çekti onlarca polisin vücudumun her yerinden beni kavramasıda birkaç saniyelerini aldı. Görüntüler video da var.

Kendimi iyi hissetmediğimi, durumumun kötü olduğunu, bayılacağımı, hasta olduğumu defalarca söyledim ama dinlemediler. Direniş göstermediğim halde beni ordan oraya savurdular, yerde sürükleyip yüz üstü yere yatırdılar, göğsümün üzerine sertçe basarak elimi arkaya çevirdiler.

O esnada başımı iki kere yere vurdular. Tekrar ordan beni yerde süründüre süründüre polis aracına doğru götürdüler götürürkende anneme, bana, cinsel yönelimime, her şeyime küfür ettiler. Seni arabada döve döve bayıltacağız, seni şimdi kim koruyacak+

Sen bittin gibi hala daha aklımdan çıkmayan sürekli ve sürekli zihnimde yankılanıp duran tehditlerini savurup durdular. Zaten artık olay sırasındaki sesten, gürültüden, havasızlıktan ve polislerden aldığım ağır darbeler yüzünden nefes alamadım, bi an gözüm karardı ve bayıldım.

Kaldırıma kaldırıldığım zamandan hatırladığım şeyler: ben yan şekilde uzanırken onlarca polisin hala daha üzerimde olması, zar zor nefes alırken bilinçli şekilde nefes almamam için yüzümü yukarı kaldırıp ağzıma burnuma durmaksızın 1 dakika kadar bir süre boyunca su döküldüğü.

Sonra zaten ambulans beklemeden beni o halde, ölmek üzereyken polis aracına alıp kaçırdılar.

Yaşadığım korkunç ve travmatik olayın üzerinden 2 gün geçmesine rağmen hala vücudumun her tarafı ağrıyor. Her yerim morarmış ve tahriş olmuş durumda. Ruh halim, psikolojim hepsi alt üst olmuş durumda. Bana uyguladıkları işkencenin yanlarına kar kalmasını istemiyorum.

Hakkımı her yerde arayacağım ama bunu yanlız yapacak bir güce sahip değilim. Bu süreçte benimle birlikte olmanız benim için hem çok hayati hem de çok kıymetlidir. Lütfen benim sesim olun.

Biliyorum ki bana yöneltilen saldırı örgütlü kimliğime yönelik de bir saldırıdır. Kızıl Okyanus LGBTİ+ aktivistiyim. Ne yaparlarsa yapsınlar örgütlü mücadelemizden vazgeçiremeyecekler. Hiçbir kadın, hiçbir LGBTİ+ asla yalnız yürümeyecek."

 

Temel'in kendi sosyal medyasında paylaşmış olduğu görüntüler:

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler