Hindistan’da kadın olmak – Cansu Çeliker

Hindistan’da kadın olmak – Cansu Çeliker

Jyoti Singh Pandey anısına

hindistann

 

“Kızım yanlış bir şey yapmadı, kendini korurken öldü. Onunla gurur duyuyorum. Onun ismini açıklamak, dünyaya bunun gibi saldırılara uğrayan diğer kadınlara cesaret verecektir. Kızımdan güç alacaklardır. “ 1

(Badri Singh Pandey)

 

 

16 Aralık 2012’de Hindistan’dan gelen acı bir haber sadece ülkede değil tüm dünyada büyük yankı uyandırdı.23 yaşındaki tıp fakültesi öğrencisi “Amanat”, erkek arkadaşıyla bindiği otobüste toplu tecavüze uğradı. 6 erkeğin toplu tecavüzüne ve ağır işkencesine maruz kaldı. Bu insanlık dışı olay ortaya çıktıktan sonra, genç kadının ismi medyaya açıklanmadı. Hazine anlamına gelen Amanat takma ismi verildi. Hindistan yasalarına göre tecavüz mağdurlarının isimleri açıklanmıyor. Sanki suçlular tecavüzcüler değil de kadınlardı! Yasalara rağmen, babası genç kadının ismini cesurca tüm dünyaya açıkladı: JYOTI SINGH PANDEY

Pandey, Singapur’daki bir hastaneye transfer edildi, ancak tüm çabalara rağmen 29 Aralık’ta hayatı kaybetti.2

Jyoti Singh Pandey’in ardından toplumdaki öfke dinmedi ve kadına tecavüzü ve işkenceyi protesto etmek için binlerce kişi sokağa döküldü. Kadın haklarının güçlenmesi ve cinsel şiddetin önlenmesi için yaptırım gücü daha fazla olan kanunların çıkarılmasını ve etkili reformların yapılmasını talep ettiler. Bu yaşanılan acı olay, Hindistan’da toplumsal uyanışın simgesi haline gelerek kadınların en büyük davasına dönüştü. Öte yandan, bazı siyasetçilerin ve din adamlarının açıklamaları ise büyük şaşkınlıkla karşılandı. Hindistan Cumhurbaşkanı’nın oğlu ve milletvekili Abhijit Mukherjee, protestocularla , “ziyadesiyle göçertilmiş ve boyalı” güzel kadınlar diye alay etti ve onları ikinci el otomobile benzetti. Kadınların kıyafetlerine ve davranışlarına dikkat etmedikleri için cinsel şiddeti kışkırttıkları imasında bulundu.3 Hindistan’ın dini adamlarından Asharam ise insanlık dışı bir açıklama yaptı:” Eğer kurban Tanrı’nın adını ansa ve saldırganların ayaklarına kapanıp şefkat dilenseydi bu trajedi olmazdı. Hata tek taraflı değil.”4

Toplumdaki bazı kişilerin kadını bir cinsel obje olarak algılaması ve cinsel şiddetin tek sorumlusu olarak görmesi ne kadar acı. Yapılan kötülüklere ve haksızlıklara tepki göstermek yerine sadece izleyen kişilerin olması ise bu durumu daha vahim hale getiriyor.

Jyoti Singh Pandey, Hindistan’da toplu tecavüze uğrayan ilk kişi değildi, ne yazık ki insanların düşünce tarzı değişmedikçe son kişi de olmayacaktı. Nitekim Ocak 2014’te Hindistan’da genç bir kadın daha toplu tecavüze uğradı. Hem de bu tecavüz kararı köy meclisinin başkanı tarafından verilmişti. Peki, gerekçesi neydi? Genç kadının, başka aşiretten bir erkekle ilişkisinin olmasıydı.5

Hindistan’da kadınlara yönelik şiddetin nedenleri aslında çok daha derine dayanıyor. Bu noktada sorulması gereken iki önemli soru var:

1.Hindistan’da cinsel şiddettin arkasında yatan asıl nedenler nelerdir?

2.Hindistan’ın çelişkili yapısı nasıl açıklanabilir?

-Kast Sistemi

Günümüzde bile kast ve sınıf ayrımı Hindistan toplumunda etkili olmaya devam ediyor. Bir suç işlendiği zaman, toplum öncelikle mağdurun kast ve sosyal statüsüyle ilişki kuruyor, sonrasında bu ilişkiye paralel olarak, olaya tepki gösterenlerin kimlikleri ve davranışları şekilleniyor. Dalitler, Adivasiler ve diğer azınlıklar ötekileştirilerek haklarından mahrum bırakılıyorlar. Zengin ve elit kesim, devlet mekanizmalarını kontrol altında tuttukları için bir suç işleseler bile olayları kendi lehlerine çevirmeyi pek çok seferinde başarıyorlar. Yoksullara karşı tecavüz ya da cinayet gibi en ağır suçları işlediklerinde, bir şekilde yolunu bulup cezalardan kurtuldukları bilinen bir gerçek.6

Sivil toplum kuruluşları bu adaletsiz sistemin ortadan kalkması için çeşitli çalışmalar yürütüyorlar. Örneğin, 17 milyon kişilik küresel bir kampanya ağı olan Avaaz, Hindistan’da cinsel suçlamalarla karşı karşıya kalan 260 politikacıyı medya yoluyla ifşa etmeye çalışacak.7

-Silahlı kuvvetlerin ve polis gücünün yozlaşması

Devlet tarafından beslenen elit kesime tanınan dokunulmazlık, silahlı kuvvetler için tecavüzü ötekileştirilmiş toplumlar üzerinde kullanılan “ devlet destekli” bir işkence aracına dönüştürdü. Silahlı kuvvetlerin ve polis gücünün karıştığı tecavüzlerin pek çoğu ise cezasız kaldı.

Manorama Devi, 2004’te Hindistan Silahlı Kuvvetleri tarafından yönetilen Assam Rifles mensupları tarafından toplu tecavüze uğradı. 2009’da, Merkezi Destek Polis Kuvveti mensupları tarafından Neelofar Jan ve Asiya Jan’a tecavüz edildi. Olayın ardından iki kadın da öldü. 2011’de gözaltına alınan insan hakları aktivisti Soni Sori, Komünist Parti için bilgi toplamakla suçlanarak gözaltına alındı. Çırılçıplak soyulduktan sonra vücuduna elektrik verilerek işkence ile öldürüldü.  Eğer devlet bu yaşananlara göz yummaya devam ederse, birçok kadın daha işkence sonucunda yaşamını kaybetmeye devam edecek.8

-Eski gelenekler

Sati ( Dul kadınların yakılması), johar ( tecavüze uğrayan kadının intihar etmesi),  kurimar (kız çocuklarının gömülmesi), doodh-peeti ( kız çocuklarının sütle boğulması) , çok eşlilik, başlık sistemi ve çocuk yaşta evlilik gibi kadınlar için tecrübe edilmesi en zor geleneklerin ülkesidir, Hindistan. Amartya Sen, 1986’da nüfus hesaplarına göre 37 milyon kadının kayıp olduğunu söyledi.9 UNICEF dişi cenine yönelik kürtaj ve kız bebeklerinin öldürülmesi (kurimar, doodh-peeti) nedeniyle Hindistan nüfusunda 50 milyon kadın nüfusu açığının olduğunu belirtti. UNICEF, kız bebeklerin öldürülmesinin soykırım olarak nitelendirilebilecek kadar ciddi boyutlara ulaştığını açıkladı. Kadın nüfusundaki dengesizlik kız çocuklarının ticareti ile kapatılmaya çalışılmaktadır. 2011’de yetkililere 35 bin çocuk kaçırma vakası bildirildi ve bunların 11 bini Batı Bengal eyaletindendi. BBC ekibi Kalküta’da kız çocuklarını satan bir adam ile görüştü. Adam sattığı kız çocuğu başına 1000 dolar civarında para kazandığını söyledi. Asıl yüz kızartıcı olan ise polisin ve politikacıların bu duruma göz yummasıydı. İsmini açıklamayan adam, kız çocuklarını sattığı kişilere ulaştırmak için her bir eyalet polisine ayrı rüşvet verdiğini açıkladı. 10

Hindistan’ın Çelişkili Yapısı

Hindistan’ın insan gelişme endeksi ve cinsiyet eşitsizliği endeksi, ekonomik kalkınmasına paralel olarak gelişmemektedir. 2013’te Hindistan dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yerini aldı. BRIC ülkelerinden birisi olan Hindistan,  “dünyanın en cazibeli yatırım merkezi” unvanını Çin’den devraldı. 11’ Political approach’ açısından Hindistan’ı değerlendirdiğimizde sistemdeki eşitsizliği anlamak mümkün değil. Fakat ‘ developmental approach’ ile Hindistan’ı incelediğimizde karşımıza şu sorular çıkmaktadır:

-Hindistan’da demokrasi sadece seçimlerden mi ibarettir yoksa seçimlerin ötesinde midir?

-Sivil toplum gelişmiş midir?

-Ataerkil toplumun sınırları aşılabildi mi ve kadınlar siyasette ne kadar etkilidir?

-Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının toplum içinde güçlenmesi sağlanmış mıdır?

-İnsan hakları ihlallerini önleyici ve cezalandırıcı gelişmiş bir mekanizma var mıdır?

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın hazırlamış olduğu rapor her şeyi açıklamaktadır.

Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksi’nde Hindistan 136 ülke içinde 101.sırada yer aldı.12 Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nde ise 0.617 ile listenin 18.sırasında bulunmaktadır. En çok dikkat çeken veriler ise 2 doların altında çalışan kadınların sayısının 85.352.400 ve 15-19 yaş arasındaki genç kadınlarda doğum oranının 79,3 olmasıdır. 13

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın verilerine göre, Hindistan’da İnsan Gelişme Endeksi 0.33’tür. Hindistan’daki bazı yasalar cinsiyet eşitsizliğinin daha fazla artmasına yol açmaktadır. Örneğin, Goa polygamy yasası ilk evliliğinden erkek çocuğu olmayan adama ikinci evlilik hakkını tanımaktadır. Bazı eyaletlerde ise kız çocuklarının ve dulların mirastan pay almasını engelleyen yasalar uygulanmaktadır. Kız çocuklarının istenmemesi nedeniyle son 30 yılda 12 milyon Hintli kadın kürtaj olmaya zorlandı. Altı yaşın altındaki kız çocuklarının sayısı yıldan yıla düştü. Toplumda erkek çocuklarına daha fazla değer verildiği için, kız çocuklarını hastalandıklarında hastaneye götürmeyen ve yemek vermeyen ailelerin oranı azımsanamayacak boyutlardadır. Kız çocukları, bir yük olarak görüldüğü için erken yaşlarda evlendirilmektedir. Avukat ve yazar Kirti Singh’in anlattıkları da yaşananları kanıtlar niteliktedir. Singh, ailelerin kız ve erkek çocuklarına eşit bir şekilde davranmadıklarını belirtti. Erkek çocuklara, okumaları için destek verilirken, kız çocuklarının ise birisinin eşi olması için yetiştirildiğini söyledi.14 Hintli gençlerin yarısı 18 yaşın altında kendisinden yaşça büyük birisiyle evlenmeye zorlanıyorlar. Politikacıların isteksizliği ise yeni yasaların yapılmasına ve kadın haklarının güçlendirilmesine engel oluyor.

Washington merkezli Uluslararası Kadın Araştırmaları’nın 2011’de yaptığı araştırmalara göre:

-Hindistan’da her 4 erkekten 1’si yaşamlarının bir noktasında cinsel şiddete başvuruyor.

-Her 5 erkekten 1’si partnerini kendisiyle seks yapmaya zorluyor.

– Hintli erkeklerin yüzde 65’ten fazlası, kadınların bazen dayak yemeyi hak ettiğine ve kadınların şiddeti hoş görmesi gerektiğine inanıyor.15

Hindistan, kadınlar için en tehlikeli beş ülke arasında yer almaktadır. Hindistan gibi güçlü bir ekonominin, Afganistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Pakistan ile listenin başlarında yer alması ironiktir. 16

2011’de polis kayıtlarına geçen 256.329 suçtan 228.650’sinin kadına yönelik işlenen suçlar olduğu kaydedildi. Daha da korkunç olanı ise Hindistan’da her 18 saatte 1 kadın tecavüze uğruyor. 17 Tecavüze uğrayan kadınlar ise ailesinin namusuna leke sürdüğü gerekçesiyle intihara zorlanıyor.

Ben Namusumun Vajinamda Olduğunu Reddediyorum!

33 yıl önce tecavüze uğrayan Sohaila Abdulali,” Bedenim Yara Aldı, Ama Onurum Değil” yazısında hem kendi yaşadıklarını anlattı hem de cinsel şiddete maruz kalmış kadınlara hayat hikâyesiyle ve çalışmalarıyla destek olmaya çalıştı.

Sohaila Abdulali’nin yazısından bir alıntı yaparak devam etmek istiyorum.

 “ Tecavüz korkunçtur çünkü şiddete maruz kalırsınız, korkutulursunuz, sizin dışınızdaki biri bedeninize hükmeder, çoğunlukla çok derinden incitilirsiniz. Yani “ahlakınızı” kaybetmiş olduğunuz için korkunç değildir tecavüz, babanız ve kardeşinizin namusuna leke geldiği için de korkunç değildir. BEN, NAMUSUMUN VAJİNAMDA OLDUĞUNU REDDEDİYORUM! Tıpkı erkeklerin beyinlerinin cinsel organlarında olduğu gerçeğini reddettiğim gibi.”18

Tecavüze uğrayan kadınlar, sanki kendi suçlarıymış gibi intihara sürükleniyorlar. Bu masum genç kadınların intihara sürüklenmesinin, planlı işlenen bir cinayetten farkı yoktur!

Genç kadınlar, toplumun önyargıları ile zincirlenerek bu adaletsiz döngü içinde kaybolup gidiyorlar. Kendi kaderimiz hiçbir zaman başkasının değer yargılarına değil, kendimize bağlı olmalıdır. Bu yaşadıklarımızı belki sihirli bir değnekle kısa süre içinde değiştiremeyebiliriz, ama en azından toplumdaki cinsiyet ayrımını ortadan kaldırmak için güçlü bir adım atmış oluruz. Bu çıkılan yolda, toplumdaki Sohaila gibi cesur ve güçlü kadınların sayısının git gide artmasını sağlarız. Devlet üzerine düşen görevi yerine getirmese bile, hatta kadına şiddeti yasalarla teşvik etse ve sistemdeki yozlaşmaya göz yumsa bile kadın hareketi, bizlerin ve sivil toplum örgütlerinin birlikte hareket etmesi ile toplumda bir şeyleri değiştirebilir. Bu bağlamda, Myra Roberts’in Jyoti Singh Pandey anısına yapmış olduğu resim çok anlamlıdır. (yazıda en üstte) Einstein’ın sözleri ile tablosunu tamamlamıştır: “ Dünya kötülük yapanlar yüzünden değil, buna seyirci kalanlar yüzünden kötü bir yerdir.” Eğer toplum, kadınların maruz kaldığı cinsel şiddete seyirci kalmaya devam ederse, Jyoti Singh Pandey’in yaşadıkları ne ilk ne de son olacaktır…

 

DİPNOT: Political approach-Developmental Approach: Political approach da demokrasi dar anlamda düşünülür. Bir ülkede seçimlerin yapılması, farklı siyasi partilerin olması yeterli göstergelerdir. Oysaki developmental approach da demokrasi bir süreç olarak görülür ve seçimlerin çok ötesindedir. Sivil toplum, özgür medya, insan hakları gibi unsurlar demokrasinin temel taşlarını oluşturur. Demokrasi daha geniş anlamda düşünülerek, eşitlik, adalet, demokratikleşme, siyasi ve sosyo-ekonomik gelişmeleri de içine dâhil eder. (radikalblog)

[1]REFERANSLAR

 

[1] BİA Haber Merkezi, “ Tüm Dünya Duysun, Onun Adı Jyoti Singh Pandey, ( 7 Ocak 2013),http://www.bianet.org/biamag/dunya/143354-tum-dunya-duysun-onun-adi-jyoti-singh-pandey , (Erişim Tarihi: 6 Mart 2014)

2 Abhinav Bhatt,” After raping ‘Amanat’, men on bus allegedly tried to run her over: sources “, ( 2 Ocak 2013),

http://www.ndtv.com/article/india/after-raping-amanat-men-on-bus-allegedly-tried-to-run-her-over-sources-312021  (Erişim Tarihi: 7 Mart 2013)

3 Rashmee Roshan Lall, “Hindistan’da tecavüzün ardındaki kadın sorunu”, (5 Ocak 2013),http://www.radikal.com.tr/yorum/hindistanda_tecavuzun_ardindaki_kadin_sorunu-1115438  (Erişim Tarihi: 3 Mart 2014)

4Hürriyet Planet, “Ayaklarına kapansa tecavüze uğramazdı”, (9 Ocak 2013),http://www.hurriyet.com.tr/planet/22314472.asp  (Erişim Tarihi: 2 Mart 2014)

5 BBC TÜRKÇE, “Hindistan’da bir toplu tecavüz daha”, (23 Ocak 2014),http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/01/140123_hindistan_tecavuz.shtml  (Erişim Tarihi: 8 Mart 2014)

6Ershad Abubacker, Çeviren: Cankız Çevik,  “ Bir Tahakküm Silahı Olarak Tecavüz: Hindistan’da Sosyal Sınıfların Gücü”, ( 2 Ocak 2013), http://baskaldiraninsan.com/2013/01/02/bir-tahakkum-silahi-olarak-tecavuz-hindistanda-sosyal-siniflarin-gucu/  (Erişim Tarihi: 4 Mart 2014)

7 BİA HABER MERKEZİ, “Hak Savunucuları Tacizci Politikacıları İfşa Edecek”, (14 Şubat 2013),http://www.bianet.org/bianet/dunya/144353-hak-savunuculari-tacizci-politikacilari-ifsa-edecek  (Erişim Tarihi: 4 Mart 2014)

8 Ershad Abubacker, a.g.e

9Banu Servetoğlu, “Hindistan’ın ölü doğan kız çocukları”, (6 Şubat 2013),http://www.sendika.org/2013/02/hindistanin-olu-dogan-kiz-cocuklari/  (Erişim Tarihi: 8 Mart 2014)

10Natalia Antaleva, “ Hindistan’ın kayıp kızları”,(9 Ocak 2013),http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2013/01/130109_indiangirls.shtml  (Erişim Tarihi: 8 Mart 2014)

11 CNBCE.com, “ Dünyanın en cazip ülkesi Hindistan”, (26 Kasım 2013), http://www.ntvmsnbc.com/id/25481997/

(Erişim Tarihi: 8 Mart 2014)

12The Guardian, “ World Gender gap index 2013:see how Countries compare”,http://www.theguardian.com/news/datablog/2013/oct/25/world-gender-gap-index-2013-countries-compare-iceland-uk#data  (Erişim Tarihi: 1 Mart 2014)

13J. Zimmerman, N. Tosh ve N. McClellan,” Map: What Countries Have the Worst Gender Gaps?”,http://www.slate.com/articles/news_and_politics/map_of_the_week/2012/10/international_day_of_the_girl_map_shows_the_u_n_development_program_s_gender.html  (Erişim Tarihi: 8 Mart 2014)

14Sumnima Udas, “Challanges of being a woman in India”,(12 Ocak 2013),http://edition.cnn.com/2013/01/12/world/asia/india-women-challenge/  (Erişim Tarihi: 9 Mart 2014)

15 Rashmee Roshan Lall, a.g.e

16 Seema Sinha,”It’s tough being a woman in India”, (19 Ekim 2011), http://timesofindia.indiatimes.com/life-style/relationships/man-woman/Its-tough-being-a-woman-in-India/articleshow/9430363.cms  (Erişim Tarihi: 9 Mart 2014)

17BİA HABER MERKEZİ, “Hindistan’da Neler Oluyor?”, (24 Aralık 2012), http://www.bianet.org/biamag/dunya/13047-hindistan-da-neler-oluyor , (Erişim Tarihi: 9 Mart 2014)

18 Sohaila Abdulali, Çeviren: Gülnur Elçik,” Bedenim Yara Aldı Ama Onurum Değil”,( 12 Ocak 2013),http://www.bianet.org/bianet/biamag/143466-bedenim-yara-aldi-ama-onurum-degil  (Erişim Tarihi: 6 Mart 2014)

Resim

1 Myra Roberts, (2013), http://www.projecttolerance.com/

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler