HDP Kongresi’nin en aktüel konusu ‘demokratik ittifak’

HDP KONGRESİ’NE GİDERKEN – Özlem GÜMÜŞTAŞ yazdı: “HDP ve onun kıymetli bileşenleri için öncülük etme ve değiştirme iddiası olmadan ele alınacak yan yana gelişler, siyasi çözümü ‘faşizmi geriletme’ temelli ele alışlar, ittifaklarda kendine özgüvensiz yaklaşımlar ilerletici değildir.”

HDP Kongresi’nin en aktüel konusu ‘demokratik ittifak’

 

Özlem Gümüştaş - Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı

HDP il-ilçe kongrelerini, 2. Gençlik Konferansını, 3. Büyük Kadın Konferansı ve 3. Büyük Olağan Konferansını yaparak 4. Olağan Kongre’ye gidiyor. Bu kolektif platformların her biri HDP gerçeğine, HDP’nin yarattığı imkâna, HDP’de biriken potansiyele işaret eden zeminler oldu. 4. Kongre’nin de aynı metanet ve enerjiyle, aynı sahiplenme ve yürüme kararlılığı ile büyük bir güç açığa çıkaracağını söyleyebiliriz. Bu Kongre’nin en temel başarı ölçütü olacaktır.

Konferanslarda öne çıkan beklenti ve eleştiriler, ortaya konulan politik karar ve yönelimlerin söylediği ve Kongre için bir buyruk haline gelmiş olan şey; daha fazla iddia ve cürettir. HDP; örgüt yapısı ve kadro gücüyle halklaşmış, bileşen düzeyi/gerçeği ile programatik-politik duruşunu bütünlemiş, HDK yapısı ile siyasal ve toplumsal sahayı içermiş bir kimlik, bir varlık ve somut siyaset odağıdır. Bugün Türkiye halkları için ihtiyaç olunan kudret, özgürlük ve demokrasi mücadelesi için gerekli siyaset tarzı ve dili HDP’nin programında ve örgüt gerçeğinde mevcuttur. Kongre bu gücü söylem sahasından eylem sahasına geçirmenin, politik özgürlüğü kazanmanın birleşik bir çağrısına, bütünleşik siyaset yapısına dönüştürmenin adımı olduğu oranda HDP misyonu vuku bulmuş olacaktır.

HDP siyasi iktidar tarafından Başkanlık rejiminin inşasının güvencesi/gerekçesi olarak ele alınan, stratejik düzlemde, düzeyde uygulanan saldırganlığa, ideolojik ve örgütsel tasfiyeye direne direne yürüyor 5 yıldır. Bu tablonun yol açtığı kayıplar ve boşluklar HDP’nin siyaset sahasında daralma yaratırken, örgüt yapısında da bozulmalara yol açtı. Bu somut durum protestocu bir tarz, müdahil olan bir siyaset dili yarattı. Seçimlere endekslenmiş merkezi siyaset tarzı ve temsiliyete dönük siyaset üretimi HDP’deki daralmayı daha da belirgin hale getirdi. Fakat HDP her dönem umut olmayı, adres olmayı sürdürdü. Geride kalan zamanın siyasal gelişmeleri ve dönemeçleri bunun örnekleri ile dolu. İşte bu sebepten, HDP daha fazla politika, daha fazla eylem üretmeli. Kapitalist krizin yoksulları vuran ve AKP’nin yığınlarla kurduğu politik bağı eriten gerçeğine; siyasi iktidarın yayılmacı, işgalci dış politikasına; en çok kadınların yaşam alanlarını daraltarak geliştirilen İslami restorasyon ve muhafazakarlığa, doğanın talanı ve ekolojik yıkıma karşı öncü bir politik duruş ve kapsayıcı-birleştirici bir siyaset üretilmeli.

Bu Kongre’nin en aktüel ve beklentinin en çok yöneldiği gündemi demokratik ittifak konusu. Bu çağrı öncelikle Türkiye halkları için inisiyatif almak, misyon edinmek ve siyasal demokrasiyi kazanmanın, toplumsal kurtuluşu örgütlemenin üçüncü cephesini yaratma iddiasına girişmektir. Bugün Türkiye’de emek hareketi, Kürt özgürlük hareketi, kadın özgürlük hareketi, ekoloji hareketi, inanç ve kimlik mücadeleleri birleşik bir odağı ve siyaset tarzını gerektiriyor. Aynı zamanda böyle bir hareketin yaratılmasının güçlü zeminini yaratıyor. HDP böyle bir değişim-dönüşüm arayışının programı olarak şekillendi ve örgüt yapısında bir araya getirdiği Kürt özgürlük hareketi ile sosyalist güçlerle stratejik bir odağa dönüştü. Bu nedenle Türkiye’de özgürlük ve demokrasi sorununun çözümünde HDP’ye düşen rol, bu misyonun gereğini yerine getirecek siyaseti üretmektir. Toplumsal dinamiklerle sayısız eylem, sayısız gündem etrafında buluşmak, bütünleşmektir.

HDP demokrasi ittifakı çağrısını uzunca bir süredir yapıyor. Bu konuda sayısız görüşme yapıldığı gibi, değişik platformlarda çağrılar da dillendirildi. Fakat ortaklaşma zemini somutlaşmış değil. Türkiye’de demokrasi mücadelesinin, sol/sosyalist yapıların ve antifaşist direniş odaklarının parçalı yapısı sürüyor. HDP için demokrasi kanallarını çoğaltmanın engeli değildir, olmamalıdır bu durum. Türkiye demokrasisi için yapılacak şey; Kürt sorununda eşit, adil ve kolektif haklar temelinde bir çözüm için inisiyatif almakta somutlaşır ilkin. HDP bu inisiyatifi alacak birleşik zemine ve programa sahiptir. Öte yandan Kanal İstanbul gibi, krizin yarattığı ve halkımızı giderek intihar-yok olma girdabına sokan yoksulluk gibi toplumsal yıkım karşısında tüm direniş odakları ile yan yana gelmek, alanlar-konular etrafında sayısız dayanışma, direniş, eylem ortaklığı geliştirmek, yerel inisiyatifler açığa çıkarmak demokratik siyasetin diğer gereğidir. Bu tarz bir siyaset üretiminin toplumda da, mücadele dinamiklerinde de karşılığı vardır.

HDP şu anki verili durumu/gerçeği ile üçüncü cephenin genişletilmesi, ittifakın büyütülmesi konusunu örgütsel gelişim hedefi, stratejisi ile iç içe ele almalıdır. Örgütsel genişleme politik eylem sahasının artırılması kadar, toplumsal mücadele dinamikleri ile daha fazla buluşma biçiminde de ele alınarak başarılabilinir.

Kongre’ye giderken, HDP içinde süren, “Kürt sorunu konusunda yeterince politika üretemediği”, tersinden de “Kimlik siyasetine sıkıştığı, Türkiye partisi olamadığı” tartışmaları-eleştirileri ve bu tartışmaların açtığı yol arayışlarını aşabilmek, programatik temeldeki bütünleşmeyi güncellemek kritik bir yerde duruyor. HDP’yi özgürlük, demokrasi mücadelesinin odağı yapan Kürt özgürlük güçleri ve Türkiye emekçi sol ve sosyalist hareketinin bir program etrafındaki stratejik birliğidir. Bu birlik Türkiye demokrasisinin başat sorunu olan Kürt sorununun çözümüne aday olduğu kadar, toplumsal kurtuluşu somutlamaya da adaydır. Ayrıca vurgulamak isterim ki; HDP birleşik siyaseti, çözüm yaratacak en geniş ittifak biçimlerini ve mücadele yöntemlerini geliştirmenin engeli de değildir. Konu düpedüz politika üretimi ve eylemde somutluk ve girişkenlik konusudur.

Politika üretimi ve eylemde somutluk her politik özneyi bağlıyor. HDP’nin ortaya koyduğu ittifak-iktidar, 3.cephe-genişleme söylemleri de aynı somutluğu bekliyor. Mesele öngörü ve analizler değil, çözüm gücü olabilmek.  AKP-MHP bloğunun Türkiye ve Kürdistan halkları için siyasi çözüm üretme yeteneğini yitirdiği; bölgesel savaş ve saldırganlık politikası, içte derinleşen ekonomik krizin siyasi iktidarın yığınlar üzerindeki etkisini de, istikrar-beka üretimini de daralttığı bir politik atmosferde biriken mücadele damarlarını tutmak, alternatifi dosdoğru göstermek gerekiyor. Temsili demokrasi ve mevcut siyaset yapısı gerçek bir seçeneksizlik üretiyor. Siyasal ve toplumsal gelişmeler geleceksizlik, çıkışsızlık üreterek yığınlarda politik gerilim biriktiriyor. Bu atmosferde yeni bir yolu işaret edemeyen, yürüyemeyen hiçbir gücün çözümün adresi olma imkanı yok. HDP tüm yan yana gelişleri bu seçeneksizlik zemininde ele alarak, ileri taşımalı, ileri bir mücadele programı ile buluşturmalı. HDP ve onun kıymetli bileşenleri için öncülük etme ve değiştirme iddiası olmadan ele alınacak yan yana gelişler, siyasi çözümü ‘faşizmi geriletme’ temelli ele alışlar, ittifaklarda kendine özgüvensiz yaklaşımlar ilerletici değildir.

Kongre yapısı ile birlikte HDP; Türkiye’deki halklar, inanç toplulukları, kadınlar, gençler, LGBTİ+’lar için kimlik edinme, güç edinme sahasıdır. HDP çok kimliklidir. Türkiye halklarının Gezi isyanı ile deneyimlediği ortak yaşam ve direniş pratiğini örgüt ve politika formunda var etmiş, 7 Haziran seçimlerindeki somut kazanım ile bunu organik hale getirmiştir. HDP bu yüzden toplumsal olana içkindir. Bu nedenle HDP merkezi siyaset yapısında beklentinin adresi olmayı her dönem başarabilmiş, siyasi-hukuki saldırganlığın her türüne bir gövde halinde direnebilmiştir. Kongre tam bu nedenle güçlü bir duruş ve güçlü bir çağrı olacaktır. HDP 4. Olağan Kongre’de bir araya getireceği örgütleri, alacağı kararlar ve kuracağı yeni yönetim mekanizması ile siyasette ve toplumsal yaşamda enerji üretmeli, mücadele isteği yaratmalıdır. Kongre güçlü bir örgütlenme ve yerelleşme seferberliği ile bütünlenmelidir. 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler