Hanife Yılmaz oğlunun mezar yerini sorarken fenalaştı

Cumartesi Anneleri/İnsanları, 778’inci haftasına ulaşan eylemlerinde 25 yıl önce ailesiyle birlikte gittiği karakolda kaybedilen Murat Yıldız’ın akıbetini sordu. Anne Hanife Yıldız, ‘Mezarı nerede?’ derken fenalaştı.

Hanife Yılmaz oğlunun mezar yerini sorarken fenalaştı

Yıllardır kaybedilen yakınlarının akıbetini sorup, faillerin bulunup cezalandırılmasını isteyen Cumartesi Anneleri’nin eylemi, 778’inci haftasına ulaştı. Galatasaray Meydanı’nda yapılmak istenen eylem polis tarafından yine engellendi. Bunun üzerine aileler, 78 haftadır olduğu gibi İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin bulunduğu sokakta polis ablukası altında eylemlerini gerçekleştirdi.

 

‘Davalı değil davacıyız’

Kayıpların fotoğraflarının bulunduğu tişörtler giyen aileler, ellerinde karanfiller taşıdı. Bu haftaki eyleme insan hakları aktivistlerinin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Oya Ersoy ve Musa Piroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrukulu da katıldı.

Açıklama öncesinde bu hafta kayıp hikayesi paylaşılıp, akıbeti sorulan Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız’ın polislerce zorla üst araması yapıldı.

Açıklamayı Cumartesi Anneleri ve İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına okuyan Sebla Arcan, 23 Şubat 1995 tarihinde gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın yaşam hikayesini paylaştı.

19 yaşındaki Murat Yıldız’ın İzmir’de annesiyle birlikte yaşadığını belirten Arcan, Yıldız’ın bir kafede çıkan tartışmada silahla havaya ateş ederek olay yerinden uzaklaştığı için polis tarafından aranmaya başladığını ifade etti.

Ertesi gün Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız’ın polisler tarafından karakola götürüldüğünü söyleyen Arcan, polisin anne Hanife’ye “Murat hemen gelip teslim olursa ifade vererek serbest kalacak” dediğini ve bunun üzerine Murat’ın 23 Şubat 1995 tarihinde avukatı, kuzeni ve annesi ile birlikte İzmir Bornova Özkanlar Asayiş Şubesi’ne gittiğini anlattı. Yıldız’ın Komiser Ramazan Kaya ile polis memuru Tahir Şerbetçi’ye teslim olduğunu belirten Arcan, o tarihten bu yana kendisinden haber alınamadığını kaydetti.

 

‘Yargılama yapılmadı’

Arcan, kaybedilen Yıldız’a dair yürütülen hukuki sürece ilişkin ise şu bilgileri verdi: “İHD avukatı Gülseren Yoleri, 2015 yılında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak Murat Yıldız için yeniden soruşturma açılmasını talep etti. Açılan soruşturma iki yıl sonra takipsizlikle sonuçlandı. Takipsizlik kararına yapılan başvuru da reddedildi. Dava Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Hanife Yıldız tüm yasal yolları kullandı ancak oğlunun akıbetini açıklayacak, faillerini yargılayacak etkinlikte bir soruşturma ve ceza adaletini sağlayacak bir yargılama yapılmadı.”

 

Anne Hanife Yıldız fenalaştı

Ardından söz alan Hanife Yıldız, oğlunun kaybedildiği güne dair yaşananları anlattı.

Cumartesi Anneleri eylemine gelirken polisin kendisini zorla aramaya çalıştığını belirten Yıldız, “Ben 19 yaşında sevmeye kıyamadığım çocuğumu siz istediniz diye sizlere getirdim. Şimdi benim ‘güvenliğimi’ sağlamak için arasan ne olur aramasan ne olur? Ölü müyüm, diri miyim; ben neler yaşıyorum sen biliyor musun? Güvenlik güçlerinin bizlerin güvenliğini sağlamadığı çok belli. Adınız büyük, devletiniz büyük ancak benim önümde siz küçüksünüz, siz insan değilsiniz. Bunu iyi bilin. 19 yaşında bin bir emekle büyüttüğüm evladımı ne yaptınız? Mezarı nerede? Akıbetini bana söylemek gibi bir derdiniz yok mu? Ben içimdeki ateşi gözyaşlarımla söndürüyorum. Yetmiyor mu zalimler? Eli kanlılar. Sizlere lanet bile okumayacağım çünkü siz lanet edilmeye dahi layık olamazsınız” ifadelerini kullandı.

Bu sözleri sarf ettikten sonra fenalaşan anne Yıldız, yanındakiler tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı.

 

‘Tartışılmasını sağlayacağız’

Sonrasında İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri konuştu. Yoleri, Murat Yıldız’a dair sürdürdükleri hukuki sürece ilişkin “Bugüne kadar Anayasa Mahkemesi de dahil taleplerin kabul edilmemesi dayatılan tutumun değişmediğini gösteriyor. Murat Yıldız’ın dosyası daha ilk günlerde cezasız bırakılmaya karar verilmiş dosyalardan biridir. Hukuk mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz. AİHM önünde bu dosyanın tartışılmasını sağlayacağız” dedi.

Açıklama, anne Hanife Yıldız’ın oğlunun dilinden kendine yazdığı “Anama” adlı şiiri okumasıyla son buldu.

(Yeni Yaşam)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler