Gezi ve Büyükada: Çocuklarımıza hesabını verebilecek miyiz?

SEÇTİKLERİMİZ – Mehveş EVİN Artı Gerçek için yazdı: Osman Kavala’nın tutuklu yargılandığı Gezi davası, CB Erdoğan’ın intikam davası olmanın ötesinde, topluma yönelik bir korkutma, sindirme davası.

Gezi ve Büyükada: Çocuklarımıza hesabını verebilecek miyiz?

 

Türkiye’de herkesin hayatını etkileyecek iki duruşma, bugün ve yarın (19 Şubat) görülecek.

Hoş, darbe girişimi sonrasında basın ve ifade özgürlüğü, siyaset yapma, toplantı ve toplanma hakkını yok etmeye yönelik her dava için aynısını söyleyebiliriz.

Ancak Gezi ve Büyükada davalarını farklı kılan özellik, doğrudan sivil topluma yönelmesi, her tür sivil toplum faaliyetini cezalandırmayı amaçlaması.

Defalarca yazdık, ama yetmez, yetmiyor, yetmeyecek de... 

Osman Kavala’nın tutuklu yargılandığı Gezi davası, CB Erdoğan’ın intikam davası olmanın ötesinde, topluma yönelik bir korkutma, sindirme davası.

Kimsenin itirazını barışçıl yollardan dillendirmeye, göstermeye cesaret edememesi; sokağına, parkına, yahut oyuna sahip çıkmaması için tezgahlandı bu dava.

Neresinden tutsanız dökülen, hukuk açısından bir utanç manzumesinden ibaret bir yargılama.

Gezi davasında bugün kritik gün... Zira savcı, Kavala’nın tutukluluğunun devamını, Mücella Yapıcı, Yiğit Aksakoğlu gibi bu toplumun yüz akı sivil toplumcularına ağırlaştırılmış müebbet istedi…

Mehveş EVİN’in Artı Gerçek’teki yazısının tamamını okumak için TIKLAYIN

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler