Fahrettin Koca yine yurttaşın alması gereken tedbirleri sıraladı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı’nın ardından yaptığı yazılı açıklamada alışılageldiği gibi vatandaşın uyması gereken bireysel önlemler setini tekrarladı. Bakan’ın açıklamasında kamu adına yapılacaklar, yapılanların muhasebesi ne yazık ki yine yok.

Fahrettin Koca yine yurttaşın alması gereken tedbirleri sıraladı

SiyasiHaber

Ata Soyer Sağlık Politika Okulu 23 Temmuz 2020 tarihli “Korona Günlükleri”ni yayımladı. Günlüklerde dünya ve Türkiye’de koronavirüs salgınına ilişkin ayrıntılı veriler yer almaya devam ediyor.

 

Günlükler’den pandemi sürecine yönelik içerikler;

Dünya Sağlık Örgütü’nden, “2021’den önce Coronavirus aşısını beklemeyin” açıklaması geldi. Açıklamayı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Acil Durumlar Programı Başkanı Mike Ryan yaptı. Coronaviruse karşı aşı geliştirme çalışmalarında “iyi ilerlemeler” sağlandığını, ancak 2021 yılı başlarına kadar aşının kullanılmaya başlamasının beklenmemesi gerektiğini söyledi.

Küresel vaka sayısı 15.3 milyonu geçti. ABD 4.1 milyonun, Brezilya 2.2 milyonun, Hindistan 1.2 milyonun üzerinde vaka sayısı ile pandemiden en ciddi etkilenen ülkeler konumunda. Covid-19’a bağlı ölümlerde de durum farklılaşıyor. ABD 146 bin, Brezilya 83 bin can kaybı ile ilk iki sırayı paylaşırken bu ülkeleri İngiltere (45 bin), Meksika (40 bin), İtalya (35 bin) ve Fransa (30 bin) izliyor.

Dünya genelinde yeni vaka sayısı 279 bin 857 kişi ile sıçrama yaparak yine rekor kırdı. ABD (yaklaşık 72 bin), Brezilya (65 binin üzeri), Hindistan (45 binin üzeri), Güney Afrika 1(3 binin üzeri), Kolombiya (7 binin üzeri), Meksika (7 bin civarı) Arjantin (5 binin üzeri)  yeni vaka sayısında ciddi artışın olduğu ülkeler… ABD, Latin Amerika, Güneydoğu Asya, Ortadoğu, Rusya ve Güney Afrika pandeminin yerleştiği ve yayılımını arttırdığı coğrafyalar olarak dikkat çekiyor.

Latin Amerika’da Ekvador, Dominik Cumhuriyeti; Güney Asya’da Filipinler; Avrupa’da Romanya yeni vaka sayısının artış gösterdiği ülkeler arasında.

Türkiye’de son 24 saatte 902 kişi hastalığa yakalandı, 19 kişi hayatını kaybetti. Toplam vaka sayısı 222 bini geçti. Test sayısındaki sınırlamanın etkisi devam ediyor, dün test sayısı 43 binde kaldı.

Bakan Koca 21 Temmuz’da yaptığı paylaşımda 71 ilde pnömoni vaka sayısı azaldı, 21 ilde ise yoğun bakım hastası yok diyor. Bu açıklamalar, azalma trendine girse de salgının devam ettiğini gösteriyor. Dahası 10 ilde ise vaka sayısında azalma yok anlamı taşıyor. Bu illerde vaka sayısı artmış bile olabilir. Salgının pikini geç yaptığı bu iller için ne yazık ki erken dönem alınan önlemler gündemde değil…

Bilim Kurulu toplantıları 29 Temmuz Çarşamba gününden itibaren yüz yüze yapılacak. Bakalım yüz yüze toplantı ile kamusal önlemler akla gelecek mi?

s1

Vatandaşa yüklenen bireysel önlemler seti

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından yaptığı yazılı açıklamada çok sayıda konuya değindi: “Şu an, hemen her gün, iyileşen hasta sayımız kadar yeni hastamız olmaktadır. Bu durumda, pozitif olup, hastalığın etkilerini hissetmeyenlere tanı konma şansı olmamaktadır. Türkiye’de filyasyon uygulamasıyla, tespit edilmiş vakaların yanı sıra bunların temaslıları da taranmakta ve bunlardan bulgusu olanlara test yapılmaktadır. Bunun yanında, risk grubunda bulunanlara da test uygulanmaktadır. Bilim Kurulu, ligin son haftalarındaki gösterileri endişe verici bulmuştur. Maçların, açık havada kurulan büyük ekranlardan tribün kalabalığına benzer kalabalıklarca izlenmesi, bulaşmayı kolaylaştırıp, hastalığın yayılma hızını artırabilir. Bayramda memleketine gidecek olanlar, trafik yoğunluğuna kalmadan yola çıkmalı. Taşıtlarda kalabalık olmamalı, tedbirlere uyulabilmelidir. Bayram namazı açık alanda, mesafe kuralına uyularak kılınmalıdır. Kurban kesiminde ve et dağıtımında hijyene normalden daha fazla dikkat edilmelidir. Toplu bayramlaşma yapılmamalı, kalabalık bayram yemekleri düzenlenmemelidir. Ziyaretler sınırlı tutulmalıdır. Bayramlaşmalar mümkün olduğunca telefonla yapılmalıdır. Özellikle 65 yaş üstündekiler, kronik hastalığı olanlar, tebrikleri telefonla kabul etmelidir. Hiçbir şekilde el sıkma, kucaklaşma olmamalıdır. El temizliğine dikkat edilmelidir. Bir araya gelinecekse açık hava tercih edilmelidir. Bayramda, maske ve mesafe kuralına bugüne kadar olduğundan daha fazla ihtiyacımız var.’’ Alışılageldiği gibi vatandaşa yüklenen bireysel önlemler seti. Kamu adına yapılacaklar, yapılanların muhasebesi ne yazık ki yine yok.

 

İşçiler salgına karşı korumasız

Bilindik öykü bu kez de Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) karşımıza çıkıyor. Diyarbakır’da normalleşme sonrası Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir tekstil fabrikasında işlerine geri dönen 800 işçiden 200’ünün korona virüsüne yakalandığı iddia edildi. İşçiler, ilk vakanın ortaya çıkmasıyla hiçbir önlem alınmadığını, pozitif vakalarla temaslı olanların, karantinaya alınmadığını, ancak belirti göstermesi durumunda test yapmaya gönderildiğini, teste gönderilen her 10 işçiden 8’inin testinin pozitif çıktığını, bu pozitif vakalarla temaslı kişilerin izin talebinin karşılanmadığını, koronalılarla temaslı olup da belirti göstermeyen işçilerin test taleplerinin karşılanmadığını, şu anda temaslı olup da belirtti göstermeyen 400 işçinin çalışmaya devam ettiklerini paylaşıyor. İşçilerin şu tespiti oldukça önemli: ‘’Evet belli önlemler var. Dezenfekte yapılıyor, maske dağıtılıyor, yemekhanede fiziki mesafe uygulanıyor. Ama bunlar yeterli olmuyor. Etkili önlemlerin alınması lazım.”

Manisa’nın Kula ilçesinde yeniden yükselişe geçen Covid-19 vakaları fabrikalarla ilgili. İlçede bir tekstil fabrikasında çıkan ve gün geçtikçe artan vaka sayılarının ardından salgının yayılımı önlemek amacıyla kararlar alındı. Alınan kararlar gereğince vaka sayısının arttığı fabrikanın çalışmasına 14 günlük süre ile ara verilirken, filyasyon ekiplerinin çalışmaları ile fabrikada çalışan işçilerin de 14 gün karantinaya alınacağı bildirildi.

s2

Sağlık Müdürlükleri salgında sorumluluğu yurttaşa yüklüyor

Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin Covid-19 vaka kayıtları mekan bazlı tutulmadığı için bu konuda bilgilerinin olmadığını söylemeleri de inanılır değil. Salgın yönetiminde yer, kişi ve zaman bilgileri olmaz ise olmazdır. Filyasyon çalışması yaşam ve çalışma ortamının incelenmesini, buralarda olası vaka aranmasını ve önlemlerin alınmasını zorunlu kılar. Birey bazlı kayıtlardan elde edilen bilgilerle kümeleşmelerin olup olmadığının araştırılması filyasyon çalışmasının olmazsa olmazları arasındadır. Mekan bilgisi kayıtlarda yok açıklaması yapan sağlık müdürlüğü yetkilileri ile salgın kontrol edilemez. Bu açıklama aynı zamanda liyakatsiz atamaların makamları doldurmasına da örnek teşkil eder nitelikte…

Şanlıurfa İl Sağlık Müdürü Emre Erkuş da Covid-19 vakaların artmasını insanların normalleşme ile birlikte rehavete kapılmalarına bağladı. Erkuş Şanlıurfa genelinde 3 bin civarında evde karantina tedbiri uygulandığını, şu anda bin 500’e yakın evin karantinada olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu virüs bize en çok sevdiklerimizden, korunaksız beraber olduğumuz insanlardan bulaşıyor. Maskemizi çıkardığımız iş ortamında, arkadaş ortamında, ev ortamında kalabalık ortamlarda, taziyelerde, pikniklerde, mesire alanlarında, bağ evlerinde, cenazelerde, düğünlerde ve nişan gibi kalabalık ortamlarda kurallara riayet etmezsek virüs çok çabuk bulaşıyor ve daha çabuk yayılıyor. Virüsün Güneydoğu’da en yaygın olduğu dönem, sıcakların arttığı dönem oldu. Hastanelerimizde yatan vakalarımız var, tedavi ediliyorlar. Virüs sıcakta da çabuk yayılıyor, bulaşıyor, hasta ediyor ve öldürüyor. Bu konuda vatandaşlarımız bilinçli olması, kendilerini, sevdiklerini ve ailelerini korumaları gerekiyor. Maske, sosyal mesafe ve dezenfekte kurallarına uymaları gerekiyor.”

Erkuş özetle vatandaşlara sorumluluğu yükleme geleneğini sürdürüyor. Karantina dışında kamusal denetim adına alınacak nüfus hareketliliğinin ve nüfus yoğunlaşmasını engellenmesi, seyahat kısıtlanması, temel geçim araçlarının üretimi dışında üretiminin durdurulması, vatandaşlara ekonomik ve barınma desteği sunulması, maske ve hijyen malzemelere erişimin kolaylaştırılması vb. gibi kamusal sorumluluklar adına tek bir söz edilmiyor. Salgın bireysel önlemlerle kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Oysa kamusal önlemler alınmadan salgının kontrolünün çok zor olduğu biliniyor.

Rize İl Sağlık Müdürlüğü de sorumluluğu vatandaşa yükleme geleneğini sürdürdü. Yazılı açıklamasında tüm uyarılara rağmen hala yaş günü kutlamaları, düğün ve cenazeler gibi organizasyonlar ve mekânlarda maske ve mesafe gibi kuralların hiçe sayıldığı kaydedildi. “Elbette ki bu sorumsuz davranışlar virüs için bir fırsata dönüşmüş ve virüs farkında olmadan hızla yayılmıştır” denen açıklamada, ‘olayın ciddiyetinden uzak gençlerin evdeki büyüklerine virüs bulaştırdığı’ aktarıldı. ‘Tehlike büyüyor, tedbirini al Rizem’ başlıklı yazılı açıklamada, bir ay içerisinde kentte vaka sayılarında artış gözlenmeye başlandığı belirtildi: “Bu artış özellikle de son bir hafta içerisinde tırmanışa geçmiştir. Şu an için ne yazık ki aktif pozitif vaka sayımız 100’ün üzerindedir.”

 

Eğitim sistemi için 4 senaryo

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk aktardığına göre pandemi sürecinde eğitim sisteminin nasıl işleyeceğine yönelik 4 senaryo üzerinde çalışılıyor. Birinci senaryo okulların kısıtlamasız şekilde tamamen açık olması halinde neler yapılacağının ele alınıyor. İkinci senaryoda okulların tamamen kapalı olduğunu, derslerin online olarak verilmeye devam ediliyor. Üçüncü senaryo “seyreltilmiş” olarak tanımlanıyor, bu senaryoda okulun belirli günlerde açık olması, sınıf mevcudunun farklı günlerde sınıfa gelmesi, ders saatinin azaltılması, müfredatın seyreltilmesi, derslerin bir kısmının okulda, bir kısmının evde online olarak izlenebilmesi gibi alternatiflerin yer alıyor. Dördüncü senaryo ise sadece riskli illerde önlemlerin alınıp, kalanında kısıtlamasız sistemin uygulanması konusunun ele alınıyor.

 

Trump maske konusunda çark etti

Güney Afrika’nın Port Elizabeth kentinde, Covid-19 hastalarından alınan örnekleri taşıyan bir kamyon çalındı. Bir kliniğin önünde park halindeyken çalınan kamyon kısa süre sonra bulundu; ancak içinde örnekler yoktu.

Cezayir’de toplam korona virüsü vaka sayısı 24 bin 278’e yükseldi. Cezayir Sağlık Bakanı Abdel Rahman Ben Bouzid yaptığı açıklamada, enfekte olanların arasında 2 bin 300 sağlık çalışanının da olduğunu söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump ülkedeki vaka sayılarının artmasının ardından danışmanlarının kendisine baskı yapması sonucu maske konusunda tavrını değiştirdi. Trump koronavirüs salgınına ilişkin yaptığı açıklamada, durumun düzelmeden önce muhtemelen daha da kötüleşeceğini söyledi. Trump “Böyle konuşmayı sevmem ama durum böyle” diye konuştu. Daha önceleri “hijyenik değil” diyerek maske takmaya karşı çıkan Trump, bu kez tüm yurttaşlardan maske takmalarını istedi. Trump, “Sosyal mesafeye uyamayacak herkesten maske takmasını istiyoruz. Maskeleri sevin ya da sevmeyin, bir etkileri var ve bizim de her türlü etkiye ihtiyacımız var” dedi.

TTB “Pandemi önlemlerinde yaş ayrımcılığına son verilmelidir!” başlıklı bir açıklama yayımnlayarak 65 yaş üstü vatandaşların her gün yalnızca 10.00 ile 20.00 saatleri arasında sokağa çıkabilme izni verilmesinin tıbben doğru olmadığını, bunun bilimsel bir temeli olmadığını ifade etti.

corona resim

Resim: Sloka Ganne

“Pandemi ile büyüsü bozulan dünya” - Hasan Kılıç

“Salgının sağladığı “kararname” kullanma zemini ile yürütme erki, kontrol ve denetim araçlarını elde ettiğinde kullanmaya meyletti; sağ olmayı ve sağlıklı olma halini gerekçe yaparak denetimlerini teknik ve teknolojiyi devreye koyarak yaymak, yoğunlaştırmak istedi. Egemenler açısından artık her “şey” bir güvenlik tertibatının nesnesi haline geldi.

Her kapatma hamlesine bir metalaştırma süreci eşlik eder. Bu eşlik etme doğumdan ölüme kadar hatta ölümden sonra dahi varlığını sürdürür. Dolayısıyla yaşamda ya da ardında kalanlardaki her türlü pratik metalaşma tehdidi altındadır. Doğuma dair ritüellerin metalarla ilişkilendirilmesinden tutalım da ölüm ve ölme biçimlerine kadar, hatta tekil anlamda mezarlıklarda inşa edilen yapılar, kolektif anlamda mezarlıkların düzenlenmesine kadar bio-iktidarın önemli bileşeni olarak metalaşma baş gösterir. Buna karşı ise yaşamın her alanı potansiyel olarak kapatmadan kaçabilmeye, tahakküme karşı direnişe imkânlar açar. Eğer bio-iktidar bir anlamda ölüme ve ölme biçimlerine dair ise direniş ölüme, ölme biçimine yüklenen anlamlar üzerinden kaçış çizgileri yaratmaya tekabül eder.”

https://gazetekarinca.com/2020/07/pandemi-ve-buyusu-bozulan-dunya/

Ata Soyer Sağlık ve Politika Okulu'nun 23 Temmuz 2020 tarihli "Korona Günlükleri"nin tamamına ulaşmak için TIKLAYIN

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler