Evrensel aşı geliştirme çabaları salgınları erken engellemeyi sağlayabilir

Fabrikalar Covid-19 bulaşı için tehlike bölgeleri haline geldi. Vaka sayılarının arttığı Gaziantep’te düğünlerde resmi/sivil polis/jandarma görevlendirilecek… Mor Dayanışma Kadın Derneği Pandemi süresince artan kadın cinayetleri, istismar ve şiddet vakalarındaki artış üzerine ‘Harekete Geçiyoruz’ kampanyası başlattı.

Evrensel aşı geliştirme çabaları salgınları erken engellemeyi sağlayabilir

SiyasiHaber

Ata Soyer Sağlık Politika Okulu 6 Temmuz 2020 tarihli “Korona Günlükleri”ni yayınladı. Politik gündemden konu başlıklarının da yer aldığı “Günlükler”in, Türkiye ve dünyadaki pandemi sürecine ilişkin içeriklerin yanı sıra Covid-19 pandemisi ile birlikte hayvandan insana geçen hastalıklar olarak bilinen zoonozlar üzerine Tıp Dergisi Lancet’te yayınlanan editör yazısına da yer veriliyor.

 

“Korona Günlükleri”nde yer alan pandemi sürecine ilişkin içerikler;

Türkiye’de son 24 saatte 1,148 yeni vaka tespit edildi, 19 kişi hayatını kaybetti. Son 3 günde, ortalama vaka sayısının en çok arttığı iller: İstanbul, Ankara, Gaziantep, Mardin, Konya, Bursa, Diyarbakır. Yoğun bakım hasta sayısı artış eğiliminde. Test sayısı 46 bine düştü.

Bilim insanlarından DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü)’ne hitaben bir açık mektup kaleme alındı, DSÖ uyarıldı: yeni tip korona virüsünün sıkı önlemlere rağmen dünya çapında yayılmasını durdurmakta zorluk yaşanırken, şu ana dek virüsün sadece büyük damlacıklarla yayıldığı yönünde uyarıda bulunan DSÖ’nün tavsiyelerini güncelleyerek havadan küçük damlacıklar yoluyla da bulaştığını kabul etmesini, böylelikle hükümetlerin özellikle havalandırmalı kapalı alanlarda daha fazla önlem almasını istiyor.

zen1

Pandemide dünya genelinde vaka sayısı 11.5 milyonun, can kaybı ise 536 binin üzerine çıktı. 3 Temmuz tarihinde 212 bin ile rekor yapan vaka sayısı iki gündür düşme eğilimine girerek 175 bin 500’e kadar geriledi.

ABD’de toplam vaka sayısı 3 milyona ulaşırken can kaybı 132 bini geçti. Günlük vaka 45 bin civarında bir seyir izliyor. Avrupa genelinde yeni vaka sayısı 10 binin üzerinde. Bu vakaların 8 bini üç ülkeden: Rusya, Ukrayna ve İngiltere.

Afrika’da vaka sayısı 500 bine dayandı. Güney Afrika, Mısır, Nijerya ve Gana vakaların yoğun olduğu ülkeler.

zen2

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında yeni bir kararname yayımladı. Kararnamede, tedbirler kapsamında tüm sınır geçişlerinin kapatılacağı duyuruldu. Kararnamede, şu maddeler yer alıyor: Tüm kapılar 13.07.2020 Pazartesi gününden itibaren tamamen kapalı olacak. 13 Temmuz’dan itibaren bölgeye girenler 14 güne kadar karantinaya alınacak. Corona virüsü salgını nedeniyle, hiçbir cenazenin Özerk Yönetim Bölgesi’ne girmesine izin verilmeyecek. Dini mekanlarda, taziye çadırlarında, kutlamalarda ve büyük toplantılarda gereken tedbir alınması sağlanacak. Sadece öğrenciler sınavlarını tamamlayana kadar bu kararın dışında tutulacak. Ancak bu kararda sağlık denetimi altında tutulacak.

zen3

Su kesintisi halkı salgına karşı savunmasız bırakıyor

Covid-19 vakalarının artış gösterdiği Batman’da yaşanan su kesintileri, halkı salgına karşı savunmasız bırakmış durumda. Batman Tabip Odası Başkanı Selahattin Oğuz, suya doğrudan erişimi engelleyen tüm nedenlerin acilen ortadan kaldırılması gerektiği söyledi.

Cizre’de ‘normalleşme’ adı altında önlemlerin gevşetilmesi sonucunda artan vakalar salgının diğer ilçelere de yayılmasına sebep oldu. İdil ve Silopi ilçeleri ile Şırnak kent merkezinde salgın yayılmaya başladı. Ramazan Bayramı sonrasına kadar Şırnak genelinde yaklaşık 20 hasta varken bu günlerde hasta sayısının gün geçtikçe arttığı belirtiliyor. Ancak resmi verilere ilişkin milletvekillerine dahi bilgi verilmiyor. Cizre Devlet Hastanesi’nde yer kalmayınca virüse yakalananlar komşu ilçelerdeki hastanelere sevk edilmişti. Ancak şu an komşu ilçelerdeki hastanelerde de yer kalmadığı belirtiliyor. Komşu illere hasta gönderilirken, bazı hastalar da yurtlara yerleştirildi. Yurtlar da yetersiz kalınca hastalığı hafif geçiren hastalar evlerine gönderildi. Salgının bu denli yaygınlaşmasına rağmen hala bazı hastaların evlerinde karantina uygulaması yapılmaması ve filyasyon uygulanmaması tepki çekiyor. Batman’da olduğu gibi Cizre’nin birçok mahallesinde de bir haftadır sular kesik. Şırnak’ta hastanelerde yer olmadığı için yurtlarda tutulan vatandaşlar ise katlarda 30-35 kişi tek banyoyu kullanmak zorunda.

Yeni vaka artışında suçlamalardan biri de düğünler. Çare kolluk kuvvetlerinde! Vaka sayılarının arttığı Gaziantep’te düğünlerde resmi/sivil polis/jandarma görevlendirilecek…

Adana’da Covid-19 tedbirlerini ihlal ettiği gerekçesiyle polisin para cezası verdiği yurttaş mahkemeye başvurdu. Başvuruyu değerlendiren Adana 5. Sulh Ceza Hakimliği, 789 liralık para cezasının geçersiz olduğuna karar verdi.

zen4

Fabrikalar Covid-19 bulaşı için tehlike bölgeleri haline geldi

Bakanlık tarafından hazırlanan ‘Türkiye Covid-19 Durum Raporu’nda ölüm hızlarına ait verilere yer verilmiş. Türkiye genelinde mortalilite (ölüm) hızı milyon nüfusta 61 iken İstanbul’da 173, Doğu Marmara’da 66, Ege Bölgesinde 46 Güneydoğu Anadolu Bölgesinde 34’dür. Dünya genelinde mortalite ise 68.4’dür. Türkiye mortalite açısından dünyada 43.sırada yer alıyor. İstanbul ölümleri ülke çapında yaşansaydı Türkiye 23. sıraya yerleşecekti.

Sağlık Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu tarafından hazırlanan “Covid-19 Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi”nde, 31 Ağustos’ta açılacak okullarda alınacak önlemler yer aldı. Hazırlanan rehbere göre; okullarda temassız ateş ölçer, maske, sıvı sabun ve el antiseptiği veya en az yüzde 70 alkol içeren kolonya bulundurulacak. Kullanılmış maskeler için kapaklı çöp kutuları temin edilecek. Okullarda en az 4 metrekareye bir kişi düşecek şekilde personel ve öğrenci planlaması yapılacak, içeriye alınması gereken kişi sayısı buna göre düzenlenecek.

Fabrikalar Covid-19 bulaşı için tehlike bölgeleri haline geldi. Antep’te 550 fabrikanın bulunduğu Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 50’den fazla fabrikada vaka tespit edildi. Karantina önlemlerinin alınmadığı, önlemlerin yetersizliği dile getiriliyor.

İngiliz toplumsal yaşamında büyük önem taşıyan publar (barlar) aylar süren korona virüsü tedbirlerinin ardından dün gece yeniden açılırken, polisten sosyal mesafe uyarısı gecikmedi. İngiltere Polis Federasyonu’nun Başkanı John Apter, ‘sarhoş insanların sosyal mesafeyi koruyamadığı’ uyarısında bulundu.

Kanalizasyon atıklarındaki koronavirüs miktarının incelenmesi bölgesel salgınların, sağlık kuruluşlarının yaptıkları testlere kıyasla 10 gün daha erken tespit edilmesini sağlayabilir. Birleşik Krallık’taki Ekoloji ve Hidroloji Merkezi’nden bilim insanları, lağımdaki koronavirüs oranını tespit edebilecek standart bir test üzerinde çalışıyor.

Katalonya’nın ardından Galiçya’da da karantina uygulaması İspanya’nın kuzeybatısındaki Galiçya bölgesinde Corona virüsü vakalarında artış nedeniyle 70 bin kişiyi kapsayan kısıtlamalar getirildi. Katalonya bölgesinde de 210 bin nüfuslu Segria ilçesi Covid-19 vakalarının artması nedeniyle karantinaya alınmış, giriş ve çıkışlar yasaklanmıştı.

Rus viroloji uzmanı Prof. Dr. Anatoliy Altşteyn, yeni tip Koronavirüs’ün (SARS-CoV-2) saldırganlığının en erken bir yıl sonra düşüşe geçeceğini söyledi. Virüsün insandan insana geçtikçe adapte olduğunu ve taşıyıcısını öldürmemeyi öğrendiğini, bu sayede yayılmaya devam edebildiğini vurgulayan Altşteyn, ağır hastalandırmanın Koronavirüs’e yarar sağlamadığını, zira öyle bir durumda hastanın diğer kişilerle teması kestiğini ve enfeksiyonu o kadar aktif yaymadığını ifade etti.

zen5

Pandemi döneminde erkek şiddeti arttı

Eril zihniyetin maskeye yaklaşımı. Dünyanın birçok ülkesinde salgının ikinci bir dalga olarak geri dönmesini engellemekte maske kullanımının önemi vurgulanırken, erkeklerin maske kullanımı konusunda kadınlardan daha isteksiz olduğuna dair veriler ve göstergeler var. Guardian gazetesi Moda editör yardımcısı Priya Elan, maskeyi de pembe giymek, kedi beslemek ya da prezervatif kullanmada olduğu gibi imajlarına yakıştırmayan, ‘cool’ bulmayan geniş erkek kesimleri olduğunu, daha da kötüsü maske takmamayı eril bir şova dönüştüren erkekler olduğunu söylüyor.

Mor Dayanışma Derneği, kadına yönelik şiddete karşı ‘Harekete Geçiyoruz’ kampanyası başlatarak, tüm kadınları birlikte mücadele etmeye davet etti.  “Cinayeti şiddeti meşrulaştıran erkek egemenliğine, işsizliğe ve yoksulluğa karşı Harekete geçiyoruz” pankartı açıp, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Acil önlem paketini uygula” dövizleri taşıyan kadınlar açıklama yaptılar. Pandemi süresince kadın cinayetleri, istismar ve şiddet vakalarındaki artışın erkek egemen sistemin ve iktidar politikalarının sonucu olduğunu söyleyen Mor Dayanışma’dan Cemile Baklacı, “Bu süreçte şiddet vakalarına dönüş yapmayan 183 hattı, kadınları doğru yönlendirmeyen ve hatta geri gönderen kolluk kuvvetleri, yetersiz sayıdaki ŞÖNİM ve kadın sığınma evleri, 6284 sayılı kanunun eksiksiz uygulanmaması kadınların yaşamlarına kastediyor ve her gün kadınların, çocukların öldürülmesine açık kapı bırakıyor” dedi.

 

Doğanın tahakküm altına alınması, sömürgeleştirilmesi apolitik olarak analiz ediliyor

“Korona Günlükleri”nin bugünkü yayınının “Görüşler” bölümünde, 6 Temmuz’un Dünya Zoonozlar Günü olması nedeniyle tıp dergisi Lancet’in editöryal yazısına yer veriliyor.

6 Temmuz Dünya Zoonoz Günü. Covid-19 pandemisi ile birlikte hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar olarak bilinen zoonozlar gündemde. Bu hastalıklar neden artıyor sorusuna yanıt aranıyor. Akademi dünyası genellikle apolitik bir yaklaşım izliyor. Kök nedenlerle uğraşmıyor. Endüstriyel hayvancılık, endüstriyel tarım, ormansızlaştırma, yer altı ve yer üstü varlıkların yok edilmesi, yabani hayatın işgali gibi doğanın tahakküm altına alınması, sömürgeleştirilmesi apolitik olarak analiz ediliyor. Bunların altında yatan kapitalist, kalkınmacı, insan merkezli anlayış masaya yatırılmıyor. Çare olarak önerilenler de hakikatten oldukça uzak oluyor. Zoonozlar için çare ‘tek sağlık’ konsepti olarak ele alınıyor ve bunun yaşama geçirilmesinin ne kadar güç olduğu makalelerin zeminini oluşturuyor. Hesaplaşmadan kaçınılıyor. Covid-19 ile birlikte akademik çevrenin bu sınırlarını aşması için toplumun baskısının daha da artmasına tanık olacağız. Lancet dergisi de son sayısında Zoonozlar gündem yapmış ve editor yazısını buna ayırmış. Bu editor yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

zen6

Zoonozlar: İnsan-Hayvan-Çevre ara yüzünün ötesi

“6 Temmuz Dünya Zoonoz Günü, 1885’te genç bir erkek çocuğun kuduza karşı ilk aşıyı (hayvanlardan insanlara bulaşan bir patojenin neden olduğu bir zoonoz) aldığı günü işaret eder. Dünya Zoonoz Günü bu hastalıkların ve toplumda yarattıkları yıkımların gözden geçirilmesi adına degerlendirilebilecek bir gündür. Yeni zoonotik hastalıklar yeniden ve yeniden katlanarak artarak ortaya çıkmakta. Kongo Demokratik Cumhuriyeti 1970’lerden beri 11 kez Ebola virus salgını geçirdi, bunların 6’sı ise son 10 yılda. Koronavirus enfeksiyonları da daha sık ortaya çıkmakta; SARS, MERS ve şimdi de Covid-19. Her zoonotik hastalık pandemi yaratmamakla beraber, pandemilerin çoğunluğu zoonozlar kaynaklıdır ve Antroposen dönemin karakteristiği haline gelmiştir. Yoğun hayvancılık ve tarım, egzotik hayvanların uluslararası ticareti ve uluslararası seyahat ağları ve şehirleşmenin yanı sıra yaban hayatı yaşam alanlarına artan insan saldırısı, insan-hayvan-çevre ara yüzünü bozmuştur. Patojenler her zaman hayvanlardan insanlara sıçrar, ancak nüfusun eksponansiyel artışı ve çevrenin sömürülmesi bu yayılmayı daha olası hale getirir. 2012 yılında, pandemik zoonozların önlenmesine yönelik hazırlanan Lancet Serisi, pandemik potansiyele sahip zoonoz patojenlerin keşfi, takibi ve tahmininin önemini tartışmıştı. Günümüzde patojen yayılımını ve yoğun olduğu bölgeleri analiz etmek için tüm genom sekanslama ve diğer teşhis yöntemleri kullanılmaktadır. Halk sağlığı için gözetim şimdi cep telefonu uygulama verilerine dayanmaktadır ve erken uyarı sistemleri sosyal medya, taşınabilen cihazlar ve coğrafi verilerden derlenen büyük verileri analiz etmektedir. Hangi virüslerin insanları enfekte edebileceğini ve bu virüslerden hangilerinin pandemik potansiyele sahip olduğunu tahmin etmek için stratejiler test edilmektedir. Evrensel aşı geliştirme çabaları, salgınları erken engellememizi sağlayabilir. Uzmanlar zoonozlara ‘Tek Sağlık’ kavramıyla çevresel sürdürülebilirlik, hayvan sağlığı ve insan sağlığına bütünsel, çok sektörlü bir yaklaşımın halk sağlığını iyileştirmenin en iyi yolu olduğunu uzun zamandır dile getirmekteler. Geçen hafta, uluslararası bir yaban hayatı ve veterinerlik uzmanı ekibi, hayvanlarla ilişkimizi değiştirmenin ve COVID-19 gibi başka bir pandemi riskini azaltmanın yollarını gösteren kapsamlı bir liste yayınladı. Farklı hayvan türlerinin çiftleştirilmesini önleme, çiftliklerde hayvan yoğunluklarını sınırlandırarak hayvan sağlığını iyileştirme, yüksek veterinerlik bakımı standartları sağlama ve bitki bazlı gıdalara geçme yasaları uygulanması gayet makul seceneklerden bazıları. Zoonozları tüm karmaşıklıklarıyla ele almak için geleneksel ‘Tek Sağlık’ yaklaşımı dahi yeterli olmayabilir. Örnek olarak zoonotik hastalıklarının oluşmasını önlemek için hayvan pazarlarının kapatılmasını değerlendirelim. Global sağlık güvenliği açısından mantıklı görünmesine rağmen, acaba bu önlem ekonomiyi, kültürü ve toplumu gözetmekte mi? Toplum gıda, sosyal uyum ve de gelir açısından hayvan pazarlarına bağımlıdır. Bu piyasanın kapatılması ticareti kara borsaya dönüştürebilir ki bu da tüm düzenlemelerin, hijyen kurallarının rafa kaldırılması ve hayvanlara işkencenin artırılmasının önünün açılması anlamına gelir. Tüm bunlar ise zoonotikler için riski azaltmakla değil aksine artırmakla sonuçlanır. Güvenli, pratik ve sürdürülebilir çözümler, sadece sağlık ve çevre sektörlerinden değil, farklı uzmanlıklardan disiplinlerarası ve uluslararası işbirliğinden gelecektir. DSÖ, Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü ve BM Gıda ve Tarım Örgütü arasında ülkelerin Tek Sağlık yaklaşımını uygulamalarına yardımcı olmak için üçlü bir işbirliği kuruldu. BM Çevre Programının da onlara eklenmesi bu yönetim mekanizmasını daha da güçlendirecektir. Ancak, zoonotiklerin ortaya çıkmasını, yayılmasını ve halkın zarar görmesini önlemek için gerçek bir Tek Sağlık yaklaşımını işletebilmek, sağlık ve çevreciliğin çok ötesine geçer. Sosyal ve politik bilim adamları, antropologlar, ekonomistler ve diğerleri, surveyans, kapasite geliştirme ve risk azaltma konularına mutlaka katılmalıdır. Sanayi, seyahat ve turizm temsilcileri bu gidişatı değiştirmekle meşgul olmalıdır. Zoonotik pandemi riski hakkında alarm vermek büyük ölçüde bir avuç bilim insanının ve sağlık uzmanının emrinde olagelmiştir. Ta ki bugüne kadar. COVID-19, araştırma topluluğunu geniş yapısal değişimler yapma gerekliliği çağrılarıyla birleştirdi. Bu salgın, doğal dünyayı duraklamadan sömürmeye karşı açık bir uyarıdır; zoonozlar sadece sağlığı değil, toplumun dokusunu da etkiler. COVID-19 ne sonuncusu ne de en kötüsüdür. İklim değişikliği, insan uygarlığına yönelik varoluşsal bir tehdidin, multisektoriyel bir aciliyet hissini oluşturabildiğini göstermektedir. Zoonozlarla mücadele etmek için de tıpkı bunun gibi bir topyekünlüge ihtiyaç vardır.”

Çeviri: Ata Soyer Sağlık ve Politika Okulu öğrencilerinden Cansu Köse

(Zoonoses: beyond the human–animal–environment interface. Editorial. Vol 396 July 4, 2020, https://www.thelancet.com/action/showPdf?pii=S0140-6736%2820%2931486-0)

http://atasoyersaglikpolitikaokulu.org/korona-gunlugu-6-temmuz-2020/

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler