• Korkut Akın

      SiyasiHaber Bugün nasıl ki herkes pandemi ile zorlu sıkıntı yaşıyorsa, bundan 40 yıl önce de sadece siyasetle ilgilenenler değil yaşlı genç, kadın erkek ayırmaksızın bütün insanlar, kentte köyde, evde, işte, okulda devletin karanlık ve ceberut yüzünü gördü. 12 Eylül’ün darbeyle başlayan baskı ve korku rejimi zaman zaman rahatlasa da genel anlamıyla 40 yıldır aralıksız sürüyor. O sabah evinden ap...

    Devamını oku
  • Yaşama yakışan en güçlü ses: Özgürlüğün Sesi

    “Kalkın kardeşler ışıklar görünmeye başladı Eski duvarlar değil bu duvarlar Bir ak kuş gelip kondu kara çatıya Dünyayı böylesine sardı mı kollar  Ne etsin kelepçe neylesin zincir  Kaç kez gösterdi tarih aldatmayacak bizi  (…) Ekmek de özgürlük de barışın gülleridir  Yumuk elli bebekler pencerelerde bekliyor  Dünyayı çepeçevre kuşatan barış kervanlarını  &Ccedi...

    Devamını oku
  • Pelin Özer’den ‘Latife Tekin Kitabı’ - Bizim hikâyemiz roman!

      İnsanın kendini anlatması zordur, hele birileri sorduğu zaman. Ne diyeceksiniz? İyiyim deseniz olmaz, kötüyüm demezsiniz zaten… Döner dolaşır aynı sözcüklere sığışır anlatımınız. Yani gerçekten kolay değildir. Yazarlar öyle mi ya; onlar kendilerini anlatırlarken yarattıkları kahramanlara sığınıyorlar. Kendilerine yakıştırmakta zorluk çektiklerini oluşturdukları karakter üzerinden aktarıyorlar. Kimi zaman da o karakterlere ...

    Devamını oku
  • Sığınmacı Devrimi

      SiyasiHaber Eşini, dostunu, akrabasını, malını, mülkünü, işini, kültürünü, geleneğini ardında bırakan ve umulanın ötesinde sadece küçük bir çoğunluğu Avrupa’ya sığınan 65 milyondan fazla insan var dünyada. İnsanlar ağırlıklı olarak savaştan kaçıyor, şiddet, doğal afet, eşitsizlik, takibata uğrama, çocuklarının geleceği için duydukları kaygı da belirleyici kaçış nedenlerinden. Daha ...

    Devamını oku
  • Yağmurla Gelen Adam

      12 Eylül öncesi sol örgütlenmelerde çeşitli görüş ayrılıkları vardı, birçoğu bilinen. Asıl ayrım Kürtlere bakış açısındaydı, kimi birlikte örgütlenme yanlısı kimi ayrı örgütlenmeyi savunan kimi ayrı devlet olmaları gerektiğini söyleyen… ama hemen hepsinin ortak noktası “bağımsızlık”tı. Kürt ve Kürdistan sorunu turnusol kağıdı kadar belirleyici bir özellik taşıyordu. Kü...

    Devamını oku
  • Büyük düşünen hareketlerin çoğu yenilgiye uğrar

    Norveç ilginç bir ülke… Yazarın aktardığına göre 700 yıldır hiçbir soykırım yaşanmamış. 1200’lü yıllardaki iç savaştan bu yana düşman işgaline bile uğramamış… Asıl önemlisi de bugüne değin tek bir siyasi tutuklu bile kendisine hapishanede işkence yapıldığını iddia etmemiş. Dolayısıyla Norveç tarihini barışçıl gelişmelerin tayin ettiğini kabul edebiliriz. Güneş Dünyanın etrafında binlerce kez d&o...

    Devamını oku
  • Birinci Dünya Savaşı’nda Türkiye

    1914-1918 yılları arasında yaşanan Birinci Dünya Savaşı, sadece Osmanlı İmparatorluğu için değil, tüm dünya için inanılmaz büyük değişimlerin dönüm noktasıdır. Sanayileşme ile birlikte pazar paylarını arttırmak isteyen emperyal güçlerin savaş dışında başka bir seçenekleri kalmamıştı ve bahane bulmak da kolaydı. Peki, Osmanlı İmparatorluğu bu dönüşüme nasıl yakalandı? Hemen hiçbirimiz doğru dürü...

    Devamını oku
  • 1915 Ermeni Soykırımı... Bir Tanığın Anıları

      SiyasiHaber Sürgünde yaşayan usta gazeteci Doğan Özgüden, 2 Temmuz günü “artıgerçek”te “Soykırım İnkârcılığına Karşı Sınır Tanımaz Kavga” (https://artigercek.com/yazarlar/doganozguden/soykirim-inkarciligina-karsi-sinir-tanimaz-kavga) yazısında, Asuri-Arami-Süryani-Keldani soykırımından hiç söz edilmediğinden yola çıkarak, partili yaşamında Ermeni Soykırımı ile ilgili bir söz de duyma...

    Devamını oku
  • Edebiyat zamansızlıksa… Ben Bir Uçurum İncisiyim

      Ya edebiyat! Edebiyat zamansız ve zeminsizdir, yani bütün zamanlara ve zeminlere yöneliktir anlattığı... Zamandan ve zeminden ayrıştırarak konunun/olayın özünü işler. Buna da bağlı olarak unutturmaz. Hem zaten şurada ya da burada, onun veya ötekinin başından geçmiş olması önemli mi? Yazarlar kendilerince anlatırlarken konunun özünü güçlendirir, haklılığını ya da yanlışlığını vurgulayarak öne çıkarır, ...

    Devamını oku
  • İnsanlar umutsuzluğu yener! Sonsuza Dek Hemingway

      Ernest Hemingway, hemen herkesin bildiği bir romancı, gerçekçi bir yazar. Kazandığı ödüller ki, Pulitzer ve Nobel kanıtlıyor gücünü… Gezip gördüklerini, yaşadıklarını yazmış. Öyle bir dönem ki kapitalizmin yükselmesiyle insan emeğinin bu yükselişe bir yanıyla destek bir yanıyla da karşı olduğu 20. yüzyıl. Değişimleri yaşandığı, birbiri ardına savaşlarla coğrafyaların değilse de sınırların değiştiği &oum...

    Devamını oku
  • Bir başka açıdan, bir başka bakışla… Tanrı Kent

    “Dörtnala gelip Uzak Asya’dan…” diye tanımladığımız Anadolu’nun kültürler kavşağı, medeniyetler beşiği, herkesin gözbebeği, kimsenin kopmak istemediği ama her gün de kurtulma düşleri kurduğu bu kadim kent üzerine yazılacak ne kaldı diye sormayın, çünkü Jale Sancak, bambaşka betimlemelerle bambaşka ayrıntıları öne çıkararak, insanlarının da yer aldığı öyküler yazmış. Sancak, “yedi tepeli...

    Devamını oku
  • Iskalanmış imparator yol gösteriyor... Ayrılık Çeşmesi Sokağı

      Hayat romanlardan daha tuhaf gerçekten… Filmde görsek, amma abartmışlar deyip geçeceğimiz olaylar yaşanıyor birbiri ardına… Bir bakın isterseniz son günlere… Bir yanda salgın ve yarattığı sıkıntı, bir yanda Anayasaya uygun mu değil mi tartışmasıyla milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, birinin salınıp diğerlerinin tutuklanması, bir yanda ABD’de bir siyahinin göz göre göre katledilmesi ama bizim ül...

    Devamını oku
  • Toroslardan Konstantin’e… Sagalassos Sergisi uzatıldı

    Covid-19 salgını ile birlikte ülkelerin ve tabii, insanların da programları, yaşamları değişti. Birçok önemli etkinlik/toplantı/çalışma yapılamadı. Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, 27 Kasım 2019 – 28 Mayıs 2020 tarihleri arasında açık tutacağını açıkladığı Sagalassos Sergisi’ni 23 Ağustos’a kadar uzattı. 8 Haziran’da yeniden açılacak bu, insanlık tarihini öğrenmek için önemli, önemli olduğu ...

    Devamını oku
  • Çeşitlilik dünyanın yeni gerçekliği… Müstakil Eylem

      Yerel boyutlu olanları saymazsak hiçbirimiz böylesi geneli etkileyen bir salgınla karşılaşmamıştık. Tam “devrim” süreci… Yönetenler nasıl yönetebileceğini, yönetilenler de ne yapabileceğini biliyor. Bundan bir “devrim” çıkar. Çıkıyor da… “Devrim” sözcüğünden korktuğumuz için yeni düzenin adına “yeni normal” diyoruz ve değişimin ilk adımları olduğuna ina...

    Devamını oku
  • Hepimiz tutsağız bir resimde - Eylül’le Büyümek

      Büyümek, insanın elinde midir? Fizik olarak doğar büyür, yaşarsınız ve ölüm sizi alır götürür. Ancak “büyümek” sadece fiziki değildir ki! Dev-Genç deyince “dev gibi genç”ler mi gelir aklınıza? Ancak yaptıklarıyla, yaşadıklarıyla, yapılanlara verdikleri yanıtlarla büyürler insanlar. Hüseyin Yavuz da yaşadıkça büyüyenlerden. İlk gençlik günlerinde de...

    Devamını oku
  • Derve: “Umut, dayanışma, hasretlik”

    Her gün bir şey oluyor, kiminin ne kadar gerçek olduğunu bilemediğimiz gibi medya öyle verdiği için “doğru” sanıyoruz. Oysa biliyoruz ki, doğru, bir halkın doğrusuysa doğrudur. Yaşam da öyle… Tarih, coğrafya da… Umut da, ihanet de, korku da, direnç de öyle… Gazeteci Jînda Zekioğlu, tarihin ve coğrafyanın, umudun ve ihanetin, korkunun ve direnmenin içerisinden dışarıya anlatıları taşıyor: “Uzun zamandı...

    Devamını oku
  • Erguvan renkli bir dünya düşü...

      Ne büyük keyiftir Tarihi Yarımada’ya karşı incecik esen yelin uçurduğu saçlarla, süzülerek geçen gemilere bakmak… Ne büyük keyiftir Topkapı kulelerinin, Sultanahmet ve Ayasofya minarelerinin arkasında oynaşan bulutlarla turuncuya dönüşen Güneşi seyretmek… Ne büyük keyiftir sevgiliye sarılır gibi sözcüklere sarılıp içini dökmek birbiri ardına akan dalgalara. Bel...

    Devamını oku
  • Sonsuzun Ötesine Dek… DİSK Tarihi

      DİSK Tarihi’nin ilk cildi “Kuruluş, Direniş, Varoluş” alt başlığıyla DİSK-AR tarafından yayına hazırlandı. İkinci cildinin bu yıl içinde yayımlanması bekleniyor.   Tarih sınıflar mücadelesidir Kolektif bir çalışmanın sonucunda çok değerli kişi ve kuruluşun emekleriyle hazırlanan kapsamlı çalışma, sadece DİSK tarihini kapsamıyor, beraberinde Türkiye’de yükselen işçi/sendika/emek mücadelesini de ...

    Devamını oku
  • Yükselen milliyetçilik karşısında kader birliği yapan… Reji’nin Kadınları

      Okullardaki derslerde öğretilen 1900’lü yıllar tarihi, tamamıyla resmi olduğu için, insanların sosyal ve ekonomik durumları hiç anlatılmaz, sadece siyasal başarılar vardır; tabii, başarısızlıklar da gizlenmiştir ustaca. Ancak tarihle ilgilenenler, onlar üzerine çalışma yapanlar bazı gerçekleri gördükten, öğrendikten sonra onları sanatın bütün dallarıyla yaygınlaştırmayı görev biliyorlar.   Anadolu...

    Devamını oku
  • Bitmedi daha… “Sürüyor O Kavga”

    Selim Açan adı, bir dönemin en çok dile getirilen, en çok bilinen adlarındandı. Sol bir örgütün merkez komitesini oluşturan üç kişiden biriydi. Yaşanmışlıkların “belge” olduğu bilinciyle kendi geçmişini anlatan iki kitap yazdı. Birincisi “Bitmedi Daha”, ikincisi “Sürüyor O Kavga”. “Bitmedi Daha” 1968 ile 1980 arasında yaşananlara tanıklığını anlatırken, “Sürüyor O...

    Devamını oku
  • Savaşa karşı omuz omuza!

    İnsanlık daha iyi, rahat, ezilmeksizin, sömürülmeden, gönlünce yaşamak isterken son yıllarda savaşlar alabildiğine arttı. Sadece bir ülkeyi ve halkını değil, bütün halkları içine alan, zorlayan savaş çığırtkanlıkları sürdürülüyor. 1990’larda başlayan Körfez Krizi, 2000’lerde Saddam karşıtlığı ile sürülerek savaşa dönüştü ve binlerce insan katledildi, sürüldü… ...

    Devamını oku
  • Umutları ve yürekleriyle… Mahpus Kaça Kaça Biter

    Korkut AKIN   Toplumların da bir dönüm noktası vardır, bayram sayılan önemli günlerinin dışında. Bizim ülkemizde çok var o günlerden… Belli bir yaşın üzerindekiler 1960’la birlikte düzenli ve sürekli yaşadı o dönüm noktalarını… Muhakkak ki öncesinde de vardı, sonrasında da var(dı) ve görünen o ki, hiç bitmeyecek. 27 Mayıs 1960’la açılan bu kapı, 1971’de ü&...

    Devamını oku
  • Kadınlar direnince patlayan ‘Skandal’

    Las Tesis, son günlerde gündemde… Bizim ülkemizin dışında dünyanın hemen her yerinde kadınların kendi yaşamlarının karar vericisi olmayı istedikleri ve direttikleri bir eylemlilik. Bizim ülkemizde, her ne kadar Meclis’te de kadın milletvekilleri tarafından İçişleri Bakanı’nın gözünün içine baka baka söylense de hayata etkisi pek görülemedi. Kadın cinayetleri giderek artıyor. Cinayetler artınca taciz pek s&...

    Devamını oku
  • Umudu üzmeyelim…Şafakta Buluşuruz

    Belli bir düzeni yok sosyal yaşamın, hele bizimki gibi ülkelerde… Hemen her gün bir şeyler oluyor, bir şeylerle manipüle ediliyor ve herkes neyi ne zaman ve nasıl yapacağını bilememenin sıkıntısını yaşıyor. Çağımız diyemesek de, bu dönem göçler dönemi… Sadece ekonomik göçler değil sosyal ve siyasal göçler de belirliyor toplumsal yaşamı.  Ender İmrek, son beş yılın nirengi noktalarını ele alarak ilgi...

    Devamını oku
  • Sanatçı çağının tanığıdır

    Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesiyken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yaptığı gezi sonrası, Körfez Savaşı ve Balkanlar’da başlayan iç savaşın da etkisiyle, yıkım, katliam, soykırım gibi büyük ve geri dönüşsüz travmalar Kadri Özayten’i belirliyor. Artık slogancı tavra düşmemeye özen göstererek barışı işliyor tuvallerinde… Milli Reasürans Sanat Galerisinde 3Ekim’de açı...

    Devamını oku
  • Tanrıların oyunu yeniden kurgulanıyor

    Bir şair, bir programcı, bir masal anlatıcısı, bir felsefeci, bir kaotik çizgi oluşturmak amacıyla bir araya gelirler. Her birinin birbirini tanımadığını, ama aslında birbirlerine bir şekilde sıkı sıkıya bağlı olduğunu, bu kopmaz bağlar nedeniyle de birbirlerine kin, nefret, belki de düşmanlık beslediklerini öğreniriz. Aaa, dikkat ettiniz mi, bu tam da yaşadığımız hayat değil mi? Bugün, her nerede yaşıyorsak orada da aynı şeylerin hayatın gündelik akışı içerisin...

    Devamını oku
  • Sanat yangınları da söndürür

    Öyle bir dönemdeyiz ki, yanıyoruz! Yangınlar sadece ormanları değil, yaşamımızı da alevler içinde bıraktı. Ekonomik olarak da böyle, siyaset olarak da… Toplumsal olarak da yanıyoruz. Belki bütün dünya yanıyor. İklimsel yanıyoruz. Kutuplar da ormanlar gibi alev alev…   Bir şey yapmalı!   Karınca, yanan ormana su taşıyormuş ağzında. Gülmüş birileri, “bir damla bile değil, boşuna yoruluyorsun” demişler. &...

    Devamını oku
  • Bahçe diye bir kadın

    KORKUT AKIN   Şiir, bir boyutuyla, bambaşka dünyaların kapılarını açmamıza yarayan anahtardır. Bir boyutuyla düşler dünyasına sokar bizi sakınmaksızın, bir diğer boyutuyla da çeker çıkarır o bozuk düzenin içinden. Peki, niye “boyut”? Çünkü şiir çok boyutlu dünyanın bilinen boyutlarına eklenen bir yenisidir de onun için. Her şiirde her dizede her sözcükte hatta, yenilenir yeni b...

    Devamını oku
  • Komşuyla da komşusuz da olmuyor

    İnsanlığın, başından beri değilse de yerleşik yaşama geçişinden bu yana var olan bir olgu komşuluk… Kimi zaman, çoğunlukla demek gerekir sanırım, bir gereksinim amaçlı kapısını çaldığımız, bir şeyler istediğimiz kişi(ler) komşularımız. Günümüzde kapıda, asansörde yüz yüze gelince yalancı bir gülümseyişle, zoraki selamlaşılan… Hélène L'Heuillet, insanların birlikte varoluşu üzerine düş...

    Devamını oku
  • İnce Tren

    KORKUT AKIN   Bir zamanlar komünist icadı olduğu, ülkeye komünizm getireceği söylenen tren -ki, o zaman kara trendi- hızlanınca kapitalizmin simgesi oldu… Yer bulunmuyor artık. Bilge Olgaç, -çiçekler çelenk örsün başucunda- senaryosunu, rahatsız edilme olasılığı en düşük olduğu için trende yazdığını anlatırdı. Raylardan gelen o ritmik sesle daktilo tuşlarının düşle dolu tıkırtısı besbelli coşturu...

    Devamını oku
Popüler Haberler