Dink davasında ek celsede tanık Necmettin Emre dinlendi

Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine dair açılan ve 76 kamu görevlisinin yargılandığı davanın görülen ek celsesinde Sabri Uzun’un Daire Başkanlığı döneminde Emniyet İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yapan tanık Necmettin Emre dinlendi.

Dink davasında ek celsede tanık Necmettin Emre dinlendi

Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine dair açılan ve 76 kamu görevlisinin yargılandığı davada ek celse görüldü. İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Sabri Uzun’un Daire Başkanlığı döneminde Emniyet İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yapan tanık Necmettin Emre dinlendi. Emre, SEGBİS ile Ankara'dan duruşmaya katıldı. 

Önceki ifadelerinin geçerli olduğunu belirten Emre, "17 Şubat 2006’da Trabzon’dan gönderilen Hrant Dink ile ilgili haberi ben sunmadım. Vedat Yavuz ve Sabri Uzun’a da iletilmemiş. Sorumluluk Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer’e aittir. Daire Başkanlığından ayrıldıktan sonra bu konuda bilgim olmadı. Daire başkan yardımcılığına atanmadan önce şube müdürlüğü yaptım. Ramazan beyin atanmasına kadar başkan yardımcılığı yaptım. 2004 yılında haber almadan sorumluydum. İstihbarat Daire Başkanları, şube müdürlerinin doğrudan amiridir. Sürekli bilgi verirler. Başkan yardımcıları her hafta görüşme yapar. İhtiyaç olduğunda görüşür. Planlı istihbarat operasyonu teknik ve ajan bilgileriyle, açık kaynaklardan gelen verilerden bir dosya hazırlanır ve emniyet genel müdürünün onayıyla yapılır. İller arası da olabilir" dedi. 

Dink ailesinin avukatı Hakan Bakırcıoğlu'nun Yasin Hayal'in McDonald’s eylemini sorması üzerine Emre, "Bu yazışmaları hatırlamıyorum. Merkez şube müdürleri yürütürler. Eylemi hatırlıyorum, detayları hatırlamıyorum" diye yanıt verdi. Bakırcıoğlu'nun Trabzon Emniyetinden İstihbarat Daire Başkanlığına Hrant Dink cinayeti öncesi Yasin Hayal ve Erhan Tuncel ile ilgili haber ve bilgi yazılarını sorması üzerine Emre, "Hayır, bu bilgileri hatırlamıyorum. Bu detay bir konu, daire başkan yardımcısına gelmez. Hrant Dink’in beyanlarıyla ilgili radikal kesimlerce hedef olarak seçilebileceği mahkeme sürecinde değerlendirilmişti ve tedbir alınmıştı ama tehdit atmosferinin boyutu ve öldürüleceği bilgisi bana intikal etmemiştir. Trabzon'dan 17 Şubat 2006 tarihli Hrant Dink’e yönelik eyleme ilişkin evrak gelince merkez şube müdürü çalışma yapmalıydı. Trabzon istihbarat şube müdürü ile çalışmalıydı. Diğer illerle konuşulmalı ve bunlar yazıya dökülmeliydi. Bu önemli bir  bilgiydi" ifadelerini kullandı.

Bakırcıoğlu, Emre'ye, Dink’e yönelik eylem hazırlığına rağmen neden önleyici sürecin işletilemediğini sordu. Emre, "Trabzon'dan gelen bilgilerin diğer dairlerle mutlaka paylaşılması gerekirdi ve İstanbul’da koruma sürecine ilişkin prosedür de işletilmeliydi. Tuncel elemanlıktan çıkarılınca oluşan kontrolsüzlüğe seyirci kalınmış. Yardımcı istihbarat elemanı bilgi verilerek çıkarılması teklif edilir. Daire başkanlığından ilgili şubeden onay gelince işlem yapılır ama bu olayda büyük bir risk varken yapılmış" dedi. 

Bakırcıoğlu, Ermenilere karşı muhtemel eylemler için İstihbarat Daire Başkanlığınca hazırlanan "Hassasiyet Tamimi"ni sordu. Bakırcıoğlu, "Hrant Dink’e yönelik hazırlıklar bilinmesine rağmen neden bir adım atılmadı? Tamimler niçin düzenlenir?" diye sordu. Emre, "Tamim belli konularda gelen istihbarata dayalı olarak alınması gereken tedbirler için yapılan bilgilendirmedir. Ermenilere yönelik eylemlere karşı tamimi yapan da Dink’in öldürüleceğine yönelik bilgiyi alan da aynı şubenin aynı masasıdır. Söz konusu tamimi C şubesindeki azınlıklar bürosu hazırlamıştır. Tamimle birlikte ilgili belgeler de daire başkanlığına sunulur. Ermenilere yönelik tehdit tamimi varsa demek ki bu konuda bilgi vardı. Ermenilerle ilgili tamimi hazırlayan azınlıklar masasının, 'Biz bu tamimi yapıyoruz ama bu konuda elimizde ateş topu gibi bir konu var bu konuda ne yapıyorsunuz' deyip ilgili il istihbarat birimlerine öncelikle sorması gerekirdi. Ses getirici eylemden direkt öldürme kastı anlaşılmadıysa bile, ilgili şahsın önceki eylemi ve niyetlerine ilişkin bilgiler göz önüne alınarak vahim bir eyleme hazırlık olarak değerlendirilmeliydi" dedi. 

Ardından tutuklu sanık Ali Fuat Yılmazer, tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS ile duruşmaya katıldı. Yılmazer, tanık Emre'nin yalan beyanda bulunduğunu ileri sürdü. SEGBİS'teki arızadan kaynaklı duruşmaya öğle arası verildi. 

(Mezopotamya Ajansı)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler