"Devletin IŞİD ile yakın ilişkisi var"

Feminist aktivist Hatice Erbay, kadınların katliamcı bir devlet ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, "Bunun IŞİD zihniyetiyle de çok yakın ilişkisi var. AKP'nin IŞİD ile olan bağını kadınlara karşı yaptığı katliam ve infazlarda görebiliyoruz. Yapılanlar direk bir IŞİD tarzı olarak karşımıza çıkıyor" dedi.

Feminist aktivisti Hatice Erbay, kadınların bilinçli bir şekilde hedef alındığını vurguladı. Sokağa çıkma yasaklarının sürdüğü Diyarbakır ile Şırnak'ın Cizre ve Silopi ilçelerini ziyaret eden Erbay, Kürt kadınlarının süren teröre karşı çıkıp mücadele ettiği için hedef alındığını söyledi. 

'Devlet öfkesini kadınların ölü bedenlerinden alıyor'

Başta Kürt halkına açılan savaşın, artık tüm Türkiye'yi sardığını dile getiren Erbay, İstanbul'da yaşanan kadın infazlarını hatırlattı. Erbay, "AKP ve devlete karşı kadınlar katlediyor. Mesela Yeliz Erbay çok yakın mesafeden 5 tane kurşunun hedefi olmuş. Yine Şirin'e 10 tane kurşun yakın mesafede bedenine isabet etmiş. Direkt bir katliam, ama asıl acı olan devletin bu ölü bedenlerden intikam ve kin alma duygusudur. Şirin'in vajinasına 2 el ateş edilmiş. Bu da bir kez daha devletin kadın bedenine olan öfkesini gösteriyor" dedi. 

'AKP'nin kadın politikası IŞİD ile özdeş hale geldi'

AKP ile DAİŞ arasındaki bağlantıya ve benzerliğe dikkat çeken Erbay, "Bunun IŞİD zihniyetiyle de çok yakın ilişkisi olduğunu düşünüyorum. AKP'nin IŞİD ile olan bağını kadınlara karşı yaptığı katliam ve infazlarda görebiliyoruz. Yapılanlar direkt bir IŞİD tarzı olarak da karşımıza çıkıyor. Bunun da maalesef en büyük mağduru yine kadınlar oluyor. Savaşın şiddetlenmesiyle AKP'nin politikaları ve uygulamaları IŞİD ile özdeş hale geldi. Bu da kadınlar için çok büyük bir tehdit" diye konuştu. 

'Süreç gittikçe kötüleşiyor' 

Türkiye'de artık bir insanlık yitiminin yaşandığına söyleyen Erbay, "Bunu en çok da kadın bedenine yapılan IŞİD'çi kinden görüyoruz. Bu insanlık yitiminin altından devletin kalkması çok zor olacak. İnsaniyetin bittiği bir yerde devlet hiçbir aygıtını işletemez. Ve gittikçe kötüleşen bir sürece giriyoruz" ifadesinde bulundu. Devlet güçlerince katledildikten sonra cenazesi 7 gün boyunca sokak ortasında cenazesi bekletilen Taybet İnan'ı hatırlatan Erbay, "Anneler ağlamasın diyenler bir anneyi katlederek bir hafta boyunca cenazesini sokak ortasında bekletti. Bu nasıl 'analar ağlamasın' söylemine denk düşüyor? Devlet önce bunun izahatını yapsın. Bunun adı savaş değil, direkt kadınlara karşı yapılan bir katliamdır" dedi.

'Kadınları katleden bir devlet kimsenin devleti olamaz'

Savaşa karşı en çok kadınların ses çıkardığını, barıştan yana ısrarcı olduğunu belirten Erbay, "Kadınlar bu talebi dillendirmek konusunda da çok kararlılar. Bu nedenle AKP ve onun tüm sistemi bundan çok rahatsız. Yapılan bu katliamlar bunun açık göstergesidir. Ölü bir bedene eziyet eden, kadınları katleden bir devlet, devlet olamayacağı gibi hiç kimsenin de devleti olamaz. Bu devlet kadınların da devleti değildir artık" diye konuştu. 

'Şiddet de mücadele de bir bütündür' 

Kürdistan'da direnişin ön saflarında kadınların yer aldığını anımsatan Erbay, "Kadınlar bunun farkında ve bu şiddet büyüdükçe kadınların direngenliği ve barış talebi artmaktadır. Savaşta kadına yansıyan şiddet ölümdür. Şimdiye kadar Kürtleri katleden devletin hedefinde artık kadınlar da var" dedi. Kürdistan'da direnen kadınlarla, İstanbul'da infaz edilen kadınların mücadelesinin ortak olduğuna işaret eden Erbay, "Şiddet nasıl bir bütünse kadınların da mücadelesi bir bütündür" dedi. 

'Kadınlar bu mücadeleyi bırakmayacak' 

Sokağa çıkma yasaklarının olduğu illere birçok kadınla görüştüğünü anlatan Erbay, "Şundan çok emin olmak gerekir ki kadınlar bu mücadeleyi bırakmayacak. Orada çoluğu çocuğuyla, kendi yöntemleriyle ses çıkararak bir direniş kültürü oluşturmuşlar. Kadınlar direnişin ön cephesindeler. Geri adım atmayacaklarını kendi gözlerimizle gördük. Kürt kadınlarının direnişi çok umut verici ve büyük bir mücadele alanı yaratıyor" diye konuştu. (diha)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler