Demokrasi yürüyüşçüsü Gümüştaş: “Binlerce kadının sözü, ahı, ağıdı irademize emanet”

HDP’nin Edirne ve Hakkari’den Ankara’ya başlattığı “Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü” 6. Gününde. SiyasiHaber vasıtasıyla Ağrı Milletvekili Dirayet DilanTaşdemir, ESP Eş Başkanı Özlem Gümüştaş ve SYKP Eş Başkanı Canan Yüce şu mesajları verdiler.

Demokrasi yürüyüşçüsü Gümüştaş: “Binlerce kadının sözü, ahı, ağıdı irademize emanet”

SiyasiHaber

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) hafta başında Edirne ve Hakkari’den başlattığı ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’ 6. gününde. Yürüyüşün Edirne kolu İstanbul ve Kocaeli’nden, Hakkari kolu ise Diyarbakır ve Adana’dan yoluna devam ediyor. Demokrasi Yürüyüşçüleri yarın Ankara’ya ulaşacak ve yürüyüşün finali Meclis Parkı’nda gerçekleştirilecek.

SiyasiHaber olarak bugün de Demokrasi Yürüyüşçülerinin görüşlerine başvurduk. Demokrasi Yürüyüşçüleri yurttaşlara şu mesajları verdiler:

dilan

Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir

“Nefessiz bırakılmak istenen topluma nefes olduk”

“Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşümüzün hem Hakkâri hem de Edirne yürüyüş kolları, güzergâhlarını tamamlamaya başlayıp Ankara’ya doğru yürüyüşe geçti. Bu bir haftalık yürüyüşümüz Kürt halkının, Türkiye demokrasi güçlerinin yıllardır irade gaspı, emek sömürüsü, kadın düşmanlığı, halklara dayatılan savaş ve darbelere karşı verdiği mücadelenin yani uzun soluklu yürüyüşün bir haftalık durağı olmuştur.

Elbette demokrasi yürüyüşümüze yönelik her türlü yönelim, saldırı ve engelleme girişimlerinin olacağını biliyorduk. Çünkü iktidar bizi engelleyerek, bize saldırarak biz yokmuşuz gibi davranacağını düşünüyor. Fakat tüm engelleme ve saldırı girişimlerine rağmen Kürt halkının, Türkiye halklarının ve toplumsal muhalefetin yürüyüşe büyük bir destek vermesi, tek adam rejiminin toplumu kuşatmaya dönük faşizan politikalarını bir kez daha mahkûm etmiştir. 

Korku, baskı ve şiddetle sindirebileceklerini düşündükleri halkın bu yürüyüşü çok güçlü bir biçimde sahiplenmesi, saldırılar artıkça kararlılığın artması bu dönem politikalarına en güçlü cevap olmuştur. Yürüyüşümüz nefessiz bırakılmak istenen topluma nefes olmuş, umudu yükseltmiştir. Demokrasi yürüyüşümüz, aynı zamanda, önümüzdeki dönem mücadele hattı için de hem bir yol haritası hem de daha güçlü bir mücadele zemini açığa çıkarmıştır.”

özlem

ESP Eşbaşkanı Özlem Gümüştaş

“Binlerce kadının sözü, ahı, ağıdı irademize emanet”

“Bugün Barolar, Baroların seçim sisteminde değişiklik yapacak yasa tasarısına karşı Ankara’ya yürüyor. “Bu yürüyüş hiç bitmeyecek” diyorlar çünkü adalet, özgürlük uzun yol. Uzunca bir yolu adım adım yürümek ise mücadele gereği.

Edirne’den başlayan yürüyüşümüzün Kandıra durağından geçiyoruz bugün. Böyle zorlu mücadele yollarının inançlı yolcuları olan kadın seçilmişlerimize, Figen’e, Sebahat’e, Gültan’a... kararlılığımızı, coşkumuzu götürüyoruz. Siyasetin en önünde cins bilinci ve kimlikleri ile yürüyen; kadın özgürlük mücadelemizi en ön siperden yükselten kadın tutsaklarımıza büyük kavga andı borçluyuz. Böyle güçlü bir kadın iradesi ile güçlenen bu yürüyüşümüz; Gülistan’ı mutlaka bulacak! Aleyna’nın katlinin karartılmasına izin vermeyecek! Kadın cinayetlerine karşı yaşamak istiyoruz çığlığının kararlı eylemcisi; Meclis’e gelen kadın düşmanı yasa tasarılarının, erkek egemen devlet politikalarının karşısında yılmaz bir kadın kürsüsü olacak. Heteroseksizme karşı onur yürüyüşünde bir gövde, nefret cinayetleri karşısında dayanışma gücü olacak!

Bu yüzden kadın seçilmişlerimizi, eşbaşkanlık çizgimizi ve kadın örgütlerimizi en önden savunuyoruz. Binlerce kadının sözü, ahı, ağıdı bu irademize emanet çünkü.”

canan

SYKP Eşbaşkanı Canan Yüce

“Kimsenin kuşkusu olmasın, dalga gittikçe büyüyecektir”

“6 gündür devam eden Demokrasi Yürüyüşümüz bildiğimiz gerçeği bir kez daha açığa çıkardı. Milyonlar AKP-MHP İktidar Bloku’nun sultası altında yaşamaya devam etmek istemiyor. Engelleme, provoke etme, elde tuttukları medya vasıtasıyla kriminalize etme çabalarına rağmen, her iki yürüyüş güzergahında tanık olduğumuz destek bunu gösteriyor.

AKP-MHP İktidar Bloku kendinden olmayan herkesi ötekileştirmeyi, toplumu saflaştırarak birbirine düşman etmeyi iktidar katında tutunabilmenin yegane yolu olarak görüyor. Ötekileştirme, halkı saflaştırarak birbirine düşman etme siyaseti, baskı, şiddet siyasetiyle ele ele yürüyor. Biri bir diğerini besliyor.

Partizanlık seviyeleri arttıkça, dar parti oligarşilerinin çıkarlarının ötesini görme kabiliyetlerini yitirdikçe ülkenin sorunlarına çözüm üretme yeteneklerini kaybettiler, halkın sorunlarını anlama kapasiteleri ortadan kalktı. Halkın hakikatlerinden kopan, onun gündelik sorunlarına kulaklarını tıkayan bütün iktidarların başına gelen şimdi AKP İktidarı’nın başına geliyor.

Halka yabancılaşan siyasi güçler daha fazla şiddete başvurdukça halkı da daha fazla birbirine düşman etmeye soyunurlar. Çıkışı olmayan fasit bir daire bu. Bu konuma sürüklenen bir siyasi iktidar toplumsal dokuyu da çürütmeye başlar. Sonunda toplumun sırtından geçinen habis bir ur haline gelir. AKP İktidarı şimdi böyledir. Halka yabancılaşmış habis bir urdur. Böyle bir iktidarı toplum sırtında taşımak zorunda değildir. Aydınlık bir geleceğe doğru ilerleyebilmek için Türkiye’nin AKP İktidarı’ndan kurtulması zorunludur.

Ankara’ya yürüyoruz. Barolar Ankara’ya yürümeye başladı. İktidar karşıtı bütün güçler, kendi yol ve yöntemleriyle mücadeleye girişirlerse, ortaya çıkacak toplumsal sinerji karşısında AKP İktidarı bir gün bile ayakta kalamaz. Demokrasi Yürüyüşümüz bu hakikati bir nebze de olsa göstermişse eğer başarılı olmuş demektir. Demokrasi yürüyüşümüz denize atılan bir taştı. Baroların Ankara yürüyüşünden taşın güçlü bir dalga yaratmaya başladığını görüyoruz. Kimsenin kuşkusu olmasın, dalga gittikçe büyüyecektir…”

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler