Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Özkan’dan salgında ‘ikinci dalga’ uyarısı

Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Seçil Özkan, salgın döneminde toplumda obsesif kompulsif bozukluk göstermeye başlayan ve önlemlerden yorulduğu için umursamaz davranan iki uç noktanın oluştuğunu, bu iki uç noktada kalındığı takdirde ikinci bir dalganın kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Özkan’dan salgında ‘ikinci dalga’ uyarısı

 

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı öğretim üyesi ve Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Seçil Özkan, koronavirüs salgınının başlamasından 1 ay sonra, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hülya Şirin ile el hijyeni konusunda bir araştırma yaptı. Özken, internet üzerinden bir çalışma yaptı.

Özkan, internet üzerinden yaptıkları ve 8 bin 500 kişiye ulaştıkları çalışmada, toplum davranışları konusunda iki uç noktanın ortaya çıktığını açıkladı. Salgın sürçende toplum davranışlarının çok önemli olduğunu vurgulayan Özkan, "Bizim '2E-2M' dediğimiz formülle 'mümkünse evde kal', 'el hijyenine dikkat et', 'sosyal ya da fiziki mesafeye uy', 'yüz burun ve ağız için koruyucu maske kullan'ı ifade ediyoruz. Bu davranışları 'şöyle yapın, böyle yapın' diye habire öneriyoruz ama toplumda bu süreçte değişik bir yapı oluştu. Ben buna 2 uç nokta diyorum. Bunlardan bir tanesi 'Masayı sildim mi', 'Kapı kolunu sildim mi' gibi obsesif kompulsif davranışlar göstermeye başlama, bir tanesi de bu önlemlerden yorulduğu için bu pandemide komplo teorileri üretip 'Yalan bir şey, bunlara inanmıyorum' diyen diğer uç nokta. Bu iki uç nokta çok tehlikeli" değerlendirmesini yaptı.

 

“İki uç noktadan uzaklaşmamız gerekiyor”

"Yeni normale geçtiğimizde bu 2 uç noktada kalırsak tekrar ikinci bir dalga yaşayabiliriz" diyen Prof. Dr. Özkan, uç noktalardan ortaya gelinmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi: "Ne saat başı kapı kollarını temizleyelim ne de çok umursamaz olalım. Bu 2 uç noktadan uzaklaşmamız gerekiyor. Öbür uç noktada yorulacağız. Biz buna 'önlem yorgunluğu' diyoruz. O yönden dezavantaja düşeceğiz ya da psikolojik sorunlarımız çıkacak. Bu noktada ise 'bana bir şey olmaz' psikolojisi ile de yine ikinci bir dalgaya neden olabileceğiz. Marketten yoğurt aldın, kabını sabunlu bir bezle silip dolabına yerleştirirsin, tekrar alırken silmezsin ya da poşetleri tek tek temizlemezsin. Evinizde riskli grup varsa biraz daha dikkatli olabilirsiniz ama asla bu kadar çok obsesif davranmamak gerekiyor. 'Bana bir şey olmaz' davranışı ise bizim bulaşıcı hastalıklarda da diğer hastalıklarda hep başımızı yemiştir. Maskeyle nefes almak, elimizi yıkamak zor gelebilir, antiseptik taşımak zor gelebilir ama bunu normal ve uygun düzeyde yaparsak sağlığımızı korumuş olacağız. Sonradan 'of, ah' dememek için gereken kurallara uymalıyız."

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler