Bahçeli'den Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'a: Yazar müsveddesi!

Devlet Bahçeli, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’u hedef aldı: “Bir yazar müsveddesinin, ‘Ayasofya’yı yeniden camiye çevirmek dünyanın geri kalanına artık seküler değiliz demektir’ ifadesi kafasının her zerresi dikenle sarılmış Pamuk soy isimli bir şahsın mesnetsiz sızlanmasıdır” dedi.

Bahçeli'den Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'a: Yazar müsveddesi!

SiyasiHaber

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın müze statüsü kazandıran 24 Kasım 1934 tarihli bakanlar kurulu kararını dün oy birliğiyle iptal etmiş, bunun üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da yapının cami olarak kullanılmasına karar vermişti.

Orhan Pamuk, BBC’ye, “Ayasofya’yı yeniden camiye çevirmek dünyanın geri kalanına artık seküler değiliz demektir” demişti.

Danıştay’ın Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılması kararını “567 yıldır devam edegelen fetih sürecimiz yeni bir safhaya geçmiş, bütün Türk ve İslam beldeleri ayağa kalkmıştır” diye değerlendiren Bahçeli, ABD’den gelen ‘hayal kırıklığı’ açıklamasını da “Cibilliyetsiz ve ciddiyetsiz bir itham” diye eleştiri.

 

Bahçeli’nin açıklamaları özetle şöyle:

“Ayasofya’nın, vakfiyesine muvafık şekilde cami olarak kullanılması milletimizin uzun yıllardır hasreti ve beklentisidir. Ayasofya’nın, vakfeden kutlu ecdadımızın emaneti doğrultusunda kesintisiz cami olarak kullanılması bağlılık ve vefayla yerine getirilmesi şart olan tarihi bir sorumluluktur. Vakıf senedi hukuk gücündedir. Nitekim vakfedilen Ayasofya’nın niteliği ve kullanım amacı değiştirilemeyecektir. Bu durum aynı zamanda herkes için bağlayıcıdır. 86 yıldır kutuplaşmalara konu olan bir tartışma hukuki ve siyasi mutabakatla çözüme kavuşturulmuştur.”

 

‘ABD’nin ithamı cibilliyetsiz’

“ABD yönetiminin ‘Hayal kırıklığı‘ yorumu cibilliyetsiz ve ciddiyetsiz bir ithamdır. 1987’den 2019’a kadar silah ambargosu uyguladığı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne, birden bire askeri eğitim desteği vereceğini ve kaynak sağlayarak güvenlik ilişkilerini geliştireceğini duyuran ABD, Türkiye’yi sıkıştırmak maksadıyla hamle üstüne hamle yapmaktadır.“

 

‘Yazar müsveddesi’

“Bir yazar müsveddesinin, ‘Ayasofya’yı yeniden camiye çevirmek dünyanın geri kalanına artık seküler değiliz demektir’ ifadesi kafasının her zerresi dikenle sarılmış Pamuk soyisimli bir şahsın mesnetsiz sızlanmasıdır.

Böylesi köksüzler düştükleri aidiyet krizinde hamiyet ve haysiyet imhası yaşamışlardır. ‘Osmanlı hukuku Cumhuriyet hukukunun yerine geçti’ diyen sözde akademisyenler de aslında cehaletlerinin ve ideolojik taassuplarının kurbanı olmuşlardır. İnanç hakkı insan hakkıdır. Bunu tasdik ve tasvip etmeyen insanlık değerlerine düşmandır. Bunun hilafına her söz, her tavır, her eylem boşluktadır, hukuken de ağır kusurludur.

Egemen sınırlarımız içinde nerede ibadet edeceğimiz, nereyi ibadete açacağımız sadece bizim tayin ve tespit edeceğimiz bir konudur.“

 

‘Yunanistan başpiskoposu mahcubiyet travmasına gömülecek’

“Son zamanlarda Yunanistan Başpiskoposunun kontrol dışı hezeyanları elbette hiçbir şeyi değiştirememiştir. Ayasofya Camisi Türk milletinin emanetindedir. Bu emanetin üzerinde şaibe oluşturmak ve şüphe uyandırmak hiç kimsenin haddi ve harcı değildir. Küstah bir dille, ‘Türkler Ayasofya’yı ibadete açmaya cesaret edemezler‘ diyen Yunanistan Başpiskoposu, bundan sonra ağır bir mahcubiyet ve mağlubiyet travmasına gömülecek, nifak saçan ağzını bıçak bile açamayacaktır.

Atina’da tek bir cami bulunmazken, Türkiye’nin dört bir tarafında 400’e yakın Kilise, Sinegog veya Havra’nın bulunması aziz milletimizin din ve vicdan hürriyetine duyduğu hürmetin muteber bir sonucudur. Batı dünyası hala ehl-i salip mantığıyla hareket etmektedir.“

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler