AYM'ye göre ifade özgürlüğü 'mutlak bir hak değil'

Anayasa Mahkemesi, tutuklu Kaptan’ın kitap okuma, telefonla konuşma ve fotoğraf çekilme gibi haklarının kısıtlanmasıyla ilgili başvurusunu reddetti.

AYM'ye göre ifade özgürlüğü 'mutlak bir hak değil'

Menemen T Tipi Hapishanesinde tutuklu bulunan İbrahim Kaptan’ın kitap ve haberleşme hakkı için yaptığı Anayasa Mahkemesi başvurusu “kabul edilemez” bulundu.

AYM gerekçeli kararında, ifade özgürlüğünün, haberleşme hürriyetinin ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının “ihlal edilmediğine” karar verdi.

Bianet'ten Ayça Söylemez'in haberine göre, mahkemenin 12 Eylül 2018 tarihli kararında, “ifade özgürlüğü mutlak bir hak değildir ve Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci maddesinde öngörülen sebeplerle sınırlanabilir” ifadesine yer verildi.

Ders kitapları hariç, kitap yasak

İbrahim Kaptan, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan Menemen T Tipi Kapalı Hapishanesinde tutuklu bulunuyor. Yakınları tarafından kendisine gönderilen kitapların verilmemesinden şikayetçi olmuştu.

Hapishane İdare ve Gözlem Kurulu, kitapların neden kendisine verilmediğini 27 Aralık 2016 tarihli şu kararıyla açıkladı:

“Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 16 Kasım 2016 tarihli yazısına dayanarak, kurumda terör suçundan tutuklu ve hükümlü olarak bulunanlara, öğretimine devam edenlere gelen ders kitapları hariç kargo yoluyla ya da yakınları aracılığıyla gelen hiçbir dokümanın teslim edilmemesine karar verildi.”

Hapishane: Kütüphanedeki kitaplar okunabilir

Hapishane idaresi bu kararını, “örgütsel faaliyetlerinin engellenebilmesi, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirilmesi ile bunlara emir ve talimat verilmesinin önüne geçilebilmesi ve kurumda herhangi bir güvenlik zafiyeti yaşanmaması” gerekçesiyle verdi.

İdare ayrıca, “kitap ihtiyacının, hapishanedeki kütüphaneden giderilebileceğini” belirtti.

İbrahim Kaptan bu karara itiraz etti ancak Karşıyaka İnfaz Hakimliği hapishane idaresini haklı bularak itirazını reddetti. Bu ret kararına itirazı da Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesince reddedildi.

Telefon hakkı yarıya indirildi

İbrahim Kaptan’ın telefonla haberleşme hakkı da 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (OHAL KHK) 6. maddesi uyarınca, haftada birden 15 günde bire indirilmişti.

Kaptan buna da itiraz etti.

Bu itirazları da aynı şekilde reddedildi.

Fotoğraf çekilmelerine “propaganda” yasağı

Hapishane idaresi, “terör örgütü üyeliği suçundan tutuklu ya da hükümlü olanların fotoğraf çekimlerinin kısıtlanmasına, yanlarındaki fotoğrafların ise dışarıya gönderilmemesine” de karar vermişti.

İdarenin kararında, “terör örgütü suçundan hükümlü ve tutuklu olarak bulunanların, dışarıda bulunan örgüt mensuplarına güven, moral ve örgütü ayakta tutma çabası izlenimi vermeye çalışabilecekleri, dolayısıyla hapishaneden gönderilen bu fotoğrafların dışarıda örgüt sempatizanlarına propaganda aracı olarak kullanabileceği” ifadesi yer aldı.

Bu karara itirazları da hakimlik ve mahkemece reddedildi.

İbrahim Kaptan da 10 Temmuz 2017’de Anayasa Mahkemesine başvurdu.

AYM: “Ücretini öderse kitap alabilir”

AYM’nin gerekçeli kararı bugün Resmi Gazete’de açıklandı.

Kararda, “İfade özgürlüğü mutlak bir hak değildir ve Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci maddesinde öngörülen sebeplerle sınırlanabilir. Güvenliğin ve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda mahpusların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebilecektir” dendi.

AYM, hapishane idaresinin kararlarının, “disiplinin sağlanması amacını taşıdığına” karar verdi.

Mahkeme ayrıca, Kaptan’ın “ücretini ödediği sürece istediği yayını alabileceğini” ifade etti:

“Başvurucunun emanet hesabına ücretinin yatırılması halinde İnfaz Kurumu idaresi aracılığıyla süreli ve süresiz yayın talep etme hakkı olduğu gibi İnfaz Kurumu kütüphanesinden yararlanma hakkı da bulunmaktadır.”

“Katlanılması mümkün ve muhtemel tedbir”

Telefonla haberleşme hakkının da “hapishanenin disiplin ve güvenliği” için kısıtlandığı ifade edilerek bu bakımdan da hak ihlali olmadığına hükmedildi.

Aynı şekilde mahpusların fotoğraf çekilmesinin yasaklanması da “ceza infaz kurumunda bulunmanın bir sonucu olarak hürriyeti bağlayıcı tedbir gereğince katlanılması mümkün ve muhtemel bir tedbir” olarak değerlendirildi.

Bu kısıtlamanın “çekilmez bir durum oluşturmaktan uzak olduğunu” ifade eden AYM, Kaptan’ın tüm iddialarını kabul edilemez bularak başvurusunu reddetti.

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler