Ankara'da üniversiteliler: 'Müşteri değil, öğrenciyiz'

Ankara'da polis saldırısıyla eylem yapmaları engellenen üniversite öğrencileri, bugün Mülkiyeliler Birliği'nde yaptıkları bir basın toplantısıyla okumaları engellenen basın açıklamasının metnini paylaştı.

Ankara'da üniversiteliler: 'Müşteri değil, öğrenciyiz'

 

Ankara’da üniversite öğrencilerinin geçtiğimiz gün KYK borçlarının silinmesine ve KYK’nın burs kesme tehditlerine ilişkin gerçekleştirecekleri eyleme polis saldırmış ve 30 öğrenci gözaltına alınmıştı. Üniversite öğrencileri, polis saldırısı nedeniyle gerçekleştiremedikleri basın açıklamasının metnini, bugün Mülkiyeliler Birliği’nde yaptıkları bir basın toplantısıyla paylaştı.

 

Açıklama şöyle:

 

‘Üniversite öğrencileri olarak yaşamak istiyoruz’

 “Bugün burada, Kredi ve Yurtlar Kurumu önünde “İnsanca Yaşama” talebimizi dile getirmek için toplanmış bulunuyoruz. “İnsanca yaşamak” diyoruz, çünkü içinde bulunduğumuz ekonomik krizle birlikte iktidarın bizleri içine sürüklediği sefalet daha da derinleşti, üniversite öğrencileri olarak bizler artık geleceğimizi düşünmek bir yana, ertesi gün karnımızı nasıl doyuracağımızı bile kestiremez hale geldik. Kriz yüzünden gerçek enflasyon oranları yüzde 30’lara, yüzde 40’lara varmış durumda. Fakat çoğumuzun tek geçim kaynağı olan KYK’dan aldığımız öğrenim kredi ve burslarına TÜİK’in çarpıttığı enflasyon rakamları kadar bile zam yapılmadı. Bu da yetmezmiş gibi arkadaşlarımız, hiçbir gerçek gerekçe gösterilmeksizin yurtlarından atıldılar, bursları kesildi. Kredi Yurtlar Kurumu yurttan atma ve kredi/burs kesme cezalarıyla üniversite öğrencilerinin hayatına kast etmektedir. Biz, üniversite öğrencileri olarak, yaşamak istiyoruz."

 

 'Müşteri değil, öğrenciyiz'

“Müşteri değil, öğrenciyiz. Ders materyallerimiz, barınma, beslenme ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlarımız üzerinden kar amacı güdülüyor. Bir yandan da bizlere aktarılan kaynaklar kısılıyor; barınma-beslenme ihtiyacımızı karşılamaya yetecek kadar bir gelirden bile mahrum bırakılıyor, yurtlarımız kapatılıyor ve yarı-özel adı altında cemaat-tarikat yurtlarına muhtaç bırakılıyoruz, okullarımızdaki yemekhaneler özel işletmelere verilerek şirketlere kar alanı olarak peşkeş çekiliyor, yemek fiyatları her dönem artıyor. Biz üniversite öğrencileri olarak geçinemiyoruz. Vaktimizin büyük çoğunluğunu okuldan çok işyerinde geçirmek zorunda kalıyoruz. Bütün bunlar eğitim hakkımızın gaspına neden oluyor.”

 

‘1 milyona yakın üniversiteli işsiz var’

“Buraya kadar bahsettiklerimiz üniversiteyi bitirinceye kadar karşılaştıklarımızla sınırlı. Peki üniversiteyi bitirdikten sonra neyle karşılaşıyoruz? Maalesef işsizlikle. Yaşadığımız coğrafyada 1 milyona yakın üniversiteli işsiz var. Yoksulluktan, işsizlikten bir çıkış kapısı olarak bizlere gösterdikleri üniversite hiçbir işe yaramadığı gibi, Milli Eğitim Bakanı “Sen ağa ben ağa, bu inekleri kim sağa” diyerek adeta biz öğrencilere bu iktidarın gerçek yüzünü göstermektedir.”

 

'Geçinemiyoruz'

“İşsiz kalan bizler, haliyle geri ödemeli olarak aldığımız KYK kredilerini ödeyemiyoruz. Hayata borç batağında giriyoruz. “KYK borçlarının silinmesi”, sık sık sosyal medyada gençliğin talebi olarak gündem haline geliyor. KYK borcu olan 5 milyon kişiden 280 bini hakkında yasal işlem başlatıldı. Sadece 2017 yılında 17 tane şirketin 3 milyar 106 milyon TL’lik vergi borcu silinmiştir. Bu miktar, hakkında yasal işlem başlatılan öğrencilerin kredi borcunun tamamını karşılamaktadır. Fakat iktidar, şirketlerin arkasında, öğrencilerin karşısındadır.

Bizler geçinemiyoruz, geleceksiz bırakılıyoruz. Yetmezmiş gibi iktidar toplumda geniş baskı aygıtları kurarak her türden muhalefeti susturmaya veya etkisizleştirmeye çalışıyor. Bu duruma ve yaşadığımız coğrafyada içine sürüklendiğimiz baskı atmosferine karşı sessiz kalmayan, mücadele eden, örgütlenen arkadaşlarımız ise okullarımızda soruşturmalara, uzaklaştırmalara maruz kalıyor, KYK’dan aldıkları öğrenim kredisi kesilerek açlığa mahkum ediliyor. İktidar, misliyle geri alınan KYK kredisini ve burslarımızı keserek; bizleri bu kredilerle aylık harcını zar zor ödediğimiz yurtlardan atarak yaşamlarımıza kast ediyor. Hiç kimse unutmasın, herkes bilsin, bu topraklarda üniversite öğrencileri, iş bulamadığı ve borçlarını ödeyemediği için intihar etmektedir. Yaşananlar intihar değil birer cinayettir. Bu cinayetleri de öğrencileri açlığa mahkum edenler işlemektedir. Bizler bu cinayetlere karşı mücadele ediyoruz ve tüm sıra arkadaşlarımızı dayanışmaya çağırıyoruz!
Bizler, üniversite öğrencileri olarak buradan açıkça belirtiyoruz: “insanca yaşamak istiyoruz!”. Ne bizlere dayatılan bu yoksulluk ve sefaleti, ne de işsizliği ve güvencesizliği kabul edeceğiz. Özgürlüğümüzden ve geleceğimizden asla vazgeçmeyeceğiz!

Büyük tekellerin, holdinglerin, şirketlerin, patronların vergi borçları affedilebiliyorsa KYK borçları da haliyle silinebilir.

Saraya günde 4.5 milyon lira harcayan, Belediyeler üzerinden vakıf adı altındaki cemaatlere-tarikatlere yüz milyonlarca para aktaran, Diyanet’e 12 milyar TL’lik bir bütçe ayıran, iktidarın kendisidir. Biz üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlarını karşılamayan ve gün geçtikçe daha fazla açlığa ve yoksulluğa mahkum eden yine iktidarın ta kendisidir."

 

Öğrencilerden dört talep

“Biz öğrencilerin “yaşamak istiyoruz” talebini imkansız bulan, yapılan zamlara gösterilen tepkinin “anlamsız” olduğunu iddia edenlere karşı burada bir aradayız. Dayanışmayı ve mücadeleyi büyütüyoruz.

 

Ve taleplerimizi tekrar haykırıyoruz:

1) İktidar, rektörlükler, Yüksek Öğrenim Kurumu, Kredi Yurtlar Kurumu tarafından, öğrencilerin yaşamlarına dönük saldırılar sonlanmalıdır.
2) Tüm KYK borçları silinmeli ve tüm öğrencilere karşılıksız burs sağlanmalıdır.
3) Tüm öğrencilerin barınma, beslenme, ulaşım ve sağlık ihtiyaçları ücretsiz sağlanmalıdır.
4) Yaşadığımız coğrafyada ve üniversitelerimizde düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki her türlü engel kaldırılmalıdır.”

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler