AKP topluma karşı sistematik olarak darbe yapıyor

Bugün sabaha karşı Antep ve Diyarbakır’da gerçekleştirilen toplu gözaltı operasyonlarına ilişkin olarak Halkların Demokratik Partisi Merkez Yürütme Kurulu “gerçekleştirilen, toplumun belli kesimlerine yönelik sistematik ‘siyasi soykırım’ saldırısıdır” değerlendirmesinde bulundu.

AKP topluma karşı sistematik olarak darbe yapıyor

SiyasiHaber

Diyarbakır ve Antep’de gerçekleştirilen toplu gözaltı operasyonlarına ilişkin olarak bir açıklama yayımlayan HDP Merkez Yürütme Kurulu gerçekleştirilenin “siyasi soykırım” olduğunu ileri sürdü.

“Daha dün Diyadin Belediyesi’nin kapısını kırarak korsanvari bir şekilde halk iradesine el koyan, Belediye Eşbaşkanımız Betül Yaşar’ı gözaltına alan iktidar bugün de Diyarbakır’da kadın aktivistlerden onlarca kişiyi aynı şekilde kapılarını kırarak gözaltına almıştır.” denilen açıklamada, siyasal iktidarın kadının iradesinden, özgürlük arayışından ve değişim gücünden korktuğu vurgulandı.

Siyasal iktidarın 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin yıldönümü nedeniyle meydanlarda  atacağı “Demokrasi, halk iradesi, tanklara karşı direniş” nutuklarının hiçbir karşılığının olmayacağının belirtildiği açıklamada, siyasal iktidarın son iki gündür yaptıklarıyla 15 Temmuz’un bizzat sürdürücüsü, 15 Temmuz’dan nemalanan bir siyasi yapı olduğunun ortaya çıktığı ifade edildi.

HDP Merkez Yürütme Kurulu’nun açıklamasının tam metni şöyle:

“Bu sabah Diyarbakır ve Antep’te yapılan gözaltı saldırılarında aralarında Antep İl Eşbaşkanımız Musa Aydın, yönetici ve üyelerimiz, TJA Sözcüsü Ayşe Gökkan, gazeteciler, kadın mücadelesi aktivistlerinin de bulunduğu 50’den fazla kişi gözaltına alınmıştır.

İktidar hemen her gün partimize, üye ve yöneticilerimize, hak ve özgürlük talebinde bulunanlara karşı sistematik saldırılar gerçekleştirmektedir. Toplumun iradesine karşı her türlü saldırı yöntemini devreye koyan iktidarın uygulamalarını, hukukla, gözaltı işlemleriyle tanımlamak mümkün değildir. Bu uygulamalar, Nazi rejiminin Yahudilere, sosyalistlere, muhalif kesimlere yönelik gerçekleştirdiği saldırıları da geride bırakmıştır. Gerçekleştirilen, toplumun belli kesimlerine yönelik sistematik “siyasi soykırım” saldırısıdır.

Daha dün Diyadin Belediyesi’nin kapısını kırarak korsanvari bir şekilde halk iradesine el koyan, Belediye Eşbaşkanımız Betül Yaşar’ı gözaltına alan iktidar bugün de Diyarbakır’da kadın aktivistlerden onlarca kişiyi aynı şekilde kapılarını kırarak gözaltına almıştır. Darbeci ve işkenceci Esat Oktay’ın mirasını köpekli işkencelerle sürdüren bu iktidar, kadının iradesinden, özgürlük arayışından ve değişim gücünden korktuğunu her fırsatta göstermektedir.

AKP-MHP iktidarının bugün partimize, kadın mücadelesi yürütenlere, demokrasi ve özgürlük isteyenlere karşı başvurduğu yöntemlerin tamamı 12 Eylül faşist darbeci uygulamalardır. Dolayısıyla yarın 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümü nedeniyle iktidarın meydanlarda atacağı “demokrasi, halk iradesi, tanklara karşı direniş” gibi nutukların hiçbirinin bir karşılığı yoktur, tamamı kandırmacadır. İktidar sadece son iki gün içinde yaptıklarıyla 15 Temmuz’un bizzat sürdürücüsü, “Allah’ın lütfu” olarak gördüğü 15 Temmuz’dan nemalanan bir siyasi yapı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu iktidar 15 Temmuz’un sorumlusu olarak gördüğü cemaatin sadece geçmişteki ortağı değil aynı zamanda onun Kürt halkına karşı düşüncesinin, eyleminin de sürdürücüsüdür.

Belediyelere kayyım atayarak halk iradesini gasp eden, milletvekilliklerini düşürerek meclis iradesini anlamsızlaştıran, özgürlük, demokrasi ve hak talep eden herkesin kapılarını kırarak evlerine giren, işkence uygulayan, kadınlara karşı sistematik saldırılar düzenleyen bu iktidar; halk düşmanıdır, kadın düşmanıdır, hak, hukuk, adalet, demokrasi, özgürlük düşmanıdır. Topluma yönelik saldırılarını meşrulaştırmak için “Alman modeli üzerinde çalışıyorum” diyen iktidarın referansı “Alman Modeli” değil, “Nazi Modeli”dir. Bu saldırıların artmasının nedeni AKP’nin kaybetme korkusunun büyümüş olmasıdır. Bu iktidar miadını doldurmuş, meşruiyetini yitirmiştir, o yüzden toplumsal değerlere karşı gittikçe bir suç iktidarına dönüşmüştür.

Ne yaparsa yapsın iktidar için korkunun ecele faydası olmayacaktır. Bu yaptıklarının tamamı onun için sonun başlangıcıdır. Toplumumuzun dile getirdiği “zulmün artsın ki tez zeval bulasın” mekaniği iktidar için işlemeye başlamıştır.

Bizler de saldırılara karşı haklılığımızdan, meşruluğumuzdan aldığımız güçle asla ikileme düşmeden, asla geri adım atmadan, toplumsal yaşamı yeniden inşa etmeye, siyasi faaliyetlerimizi ve mücadelemizi her zamankinden daha da büyütmeye devam edeceğiz.”

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler