AK Parti zemininde beliren üç fay hattı

Murat Yetkin, gündemdeki tartışmalar üzerinden AK Parti'de 3 fay hattı ortaya çıktığını ifade etti ve hatları inceledi. Ekonomik durum, korona virüsü ve okulların açılması, İstanbul Sözleşmesi konusunda çatlaklar oluştuğunu belirten Yetkin, ağustos ve eylül ayı sonundaki anketlere bakmanın faydalı olacağını aktardı.

AK Parti zemininde beliren üç fay hattı

 

Gazeteci-yazar Murat Yetkin, YetkinReport’ta yayınladığı son yazısında AK Parti içindeki sorunları inceledi. Parti zemininde üç fay hattı olduğunu ifade eden Yetkin, bu çatlakları “okulların açılışı yaklaştıkça büyüyen korona virüsü endişesi”, “İstanbul Sözleşmesi tartışmasıyla başlayan sessiz kadın isyanı”, ve “ekonomik ve mali tabloda beklenen iyileşmenin sağlanamaması” olarak sıraladı.

Haziran ortasında günde 100 yeni vaka beklendiğini fakat 1000’li rakamların zorlandığını belirten Yetkin, bakanlık verilerine güvenin azaldığını kaydetti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un turist beklentisiyle gittikleri Almanya’dan eli boş döndüklerini hatırlatan Yetkin, asıl sorunun 31 Ağustos’ta açılma ihtimali olan okullar olduğunu vurguladı. “Özel okul ve şehir içi ulaştırma lobileri ‘ne olursa olsun’ açılmasından yana” diyen Yetkin, okullar konusunda hâlâ 4 farklı senaryo olduğunu aktardı.

Yetkin, parti içindeki diğer çatlağın İstanbul Sözleşmesi olduğunu, Erdoğan, özellikle 2019 yerel seçimlerinden sonra yaşadığı zemin kaybını tersine çevirmek isterken tarikat ve cemaatlerin oy şantajı tuzağına düştüğünü vurguladı. Erdoğan’ın Abdurrahman Dilipak ve “Cübbeli” olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün talepleriyle muhatap olduğunu belirten Yetkin, “AK Parti hâlâ kadın üyelerine ağır hakaret eden Dilipak’a dava açıp açmamayı düşünedursun Dilipak açıktan ‘Size oy vermeyiz’ şantajına başladı bile. Erdoğan şimdiye kadar daha çok kadınlardan oy almıştı oysa” ifadesini kullandı.

 

Yetkin’in yazısından bir bölüm şöyle:

AK Parti’nin önceki Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya üzgün. Çünkü, “Ayasofya’nın zincirlerinin kırıldığı, tüm dünyanın Türkiye’yi konuştuğu tarihi bir atmosferde” kadına şiddete karşı İstanbul Sözleşmesinin gündeme getirilmesini “manidar” buluyormuş. Bir partidaşı Kaya’ya İstanbul Sözleşmesini gündeme getirenin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olduğunu söylese iyi olur. Ve Türkiye’nin şu sıralar dünyada konuşulduğunda tek konunun Ayasofya olmadığını. Anlaşılan AK Parti istiyor ki sadece Ayasofya konuşalım ama hayatın akışı öyle değil. Siyaset mühendisliği ve algı yönetimi taktikleri bir yere kadar işliyor. Yine de Kaya şu sıralar AK Parti zemininde beliren üç fay hattından birine ister istemez dokunmuş oluyor.
AK Parti zemininde beliren üç fay hattını şöyle sayabiliriz:
1- Okulların açılışı yaklaştıkça büyüyen koronavirüs endişesi,
2- İstanbul Sözleşmesi tartışmasıyla başlayan sessiz kadın isyanı,
3- Ekonomik ve mali tabloda beklenen iyileşmenin sağlanamaması.
Bunlara tek tek bakalım. Sonra da bu durumun AK Parti’nin oy potansiyelini nasıl etkileyebileceğine.

 

Koronavirüs önlemleri çatlağı

Nisan sonu, Mayıs başında koronavirüs Covid-19 salgınıyla mücadelede başarı örnekleri arasında gösterilen Türkiye, şimdi “kaygı verici” bir konumda. Bu tanımı kullanan da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca. Haziran ortasında günde 100 hastanın altına düşülebileceğini ilan eden yetkililer, Ağustos başında resmî rakamları 1000’in altında tutma gayreti içinde. Bu konuda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Haziran’da hafta sonu sokağa çıkma yasağının hiç olmazsa bir hafta daha uzatılması talebinin Erdoğan tarafından reddedildiği akıllarda.
Rakamlara güvensizlik had safhada. Bakanlığın Bilim Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, artık yoğun bakımdaki hasta sayısının söylenmediği, söylenmeme nedeninin kendilerine de açıklanmadığını duyurdu. Türk Tabipler Birliği Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, hasta sayısının az gösterildiğini, bu durumun halkın işin ciddiyetini algılamasını engellediğini, uluslararası standartlara uyulmadığını söylüyor. Verilerin yeterince şeffaf olmaması nedeniyle Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, turist gönderme beklentisiyle gittikleri Almanya’dan eli boş döndüler.
Ayasofya açılışında Türkiye’nin her yerinden İstanbul’a koşup sonra memleketlerine dönen 350 bin kişi ve Kurban Bayramı’nda sahil beldelerinde dip dibe tatile koşan milyonlarca kişinin ortaya çıkaracağı tablo zaten Sağlık Bakanını kaygılandıran. Asıl sorun 31 Ağustos’ta açılma ihtimali olan okullar. Daha önce okulları değil, camiler ve AVM’leri açan Erdoğan hükümeti, okulları açacak mı? Özel okul ve şehir içi ulaştırma lobileri “ne olursa olsun” açılmasından yana. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk 31 Ağustos’ta kararlı ama hâlâ 4 ayrı senaryodan söz ediyor...

Yazının tamamı için TIKLAYIN

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler