ABD ile Rojava arasındaki petrol anlaşmasına Türkiye olumsuz tepki vermedi

Rojavalı yetkililer, ABD’li şirketi ile DSG Komutanı Mazlum Abdi arasında imzalanan petrol anlaşmasını " Özerk Yönetimi siyasi olarak tanıma ve ABD ordusunun kalmaya devam etmesinin garantisi" olarak değerlendirdi.

ABD ile Rojava arasındaki petrol anlaşmasına Türkiye olumsuz tepki vermedi

 

Anlaşmanın ‘Beyaz Saray’ın bilgisi ve teşviki ile imzalandığı’ ifade edilirken, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’nin Türkiye’ye petrol anlaşması hakkında bilgi verdiği ve ‘Ankara’nın olumsuz tepki vermediği’ bilgisi medyaya yansıdı.

Suriye'de faaliyet gösterebilmesi için ABD Hazine Departmanı’na bağlı Dış Varlıklar Kontrol Ofisi’nden (OFAC) lisans alan bu şirketin SDG ile petrol anlaşması ne anlama geliyor?

Rudaw'ın haberine göre, Rojavalı yetkililer, ABD’li Delta Crescent Energy şirketi ile SDG Genel Komutanı Mazlum Kobane arasında imzalanan petrol anlaşmasını " Özerk Yönetimi siyasi olarak tanıma ve ABD ordusunun kalmaya devam etmesinin garantisi" olarak yorumladı.

Anlaşmayı, Türkiye'ye Kuzey Suriye operasyonu nedeniyle ekonomik yaptırım uygulanması için büyük çaba gösteren Senatör Lindsey Graham duyururken, perşembe akşamı Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nun oturumunda Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun da katıldığı Kongre toplantısında, "Görünüşe göre, bir Amerikan petrol şirketi ile Suriye'nin kuzeyindeki petrol sahalarını modernize etmek için bir anlaşma imzaladılar. Bunu destekliyor musunuz" sorusunu sordu.

Habere göre, Pompeo, ABD yönetiminin bu yönelimi desteklediği yanıtını verirken, geçen ay Suriye rejiminin kontrolündeki petrol sektörü ve birçok kuruluş geçen ay yürürlüğe konulan Ceaser Yasası kapsamında yaptırım listesine alınmıştı.

Anlaşmaya göre, Fırat'ın doğusunda iki mobil petrol rafinerisi kurulması öngörülüyor.

Ancak en büyük sorun petrol altyapısındaki modernizasyon eksikliği. Bölgedeki petrol yataklarındaki sızıntılar doğaya ve insan sağlığına zarar verirken hava ile suyu da kirletiyor. Ayrıca rafinerilerin olmaması kaçakçılık riskini de arttırıyor.   

ABD'nin amaçlarından biri ise, petrolün İran destekli Esad'dan uzak tutulması.

Şarkul Avsat’a göre ise, bu bölgedeki petrol üretimi günlük yaklaşık 20 bin varil. İki taraf arasında imzalanan anlaşmanın Özerk Yönetimin savaş zenginlerine bağımlılığını azaltmaya katkı sağlayacak.

Suriye’deki petrol zenginlerinin başında, SDG denetimindeki bölgelerden Suriye hükümeti kontrolündeki bölgelere belli bir ücret karşılığında petrol transferi yapan Katırcı Group geliyor. Katırcı Group’un sahibi Husam Katırcı, ABD’nin yaptırım listesinde bulunuyor.

 

 

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler